AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Saya Miyobi / Rp

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Saya Miyobi
Kararsız
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 16
Yaş : 24
Lakap : 'oyuncu'
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 30/07/12

Karakter
Zanpakutou: Akahana Ai & Asa Yuki
Puan:
74/100  (74/100)

MesajKonu: Saya Miyobi / Rp   Paz Ağus. 12, 2012 5:49 pm

14 yaşında ailemi,klanımı terk ettim.Sebebi ise; daha hareketli bir yaşam istemekti.Ve daha fazla ilgi çekmek.Klanımı terk ettim ve yanıma herhangi bir eşya almadan Rukongai'de ilk gördüğüm sirke doğru gittim.Akrobasi ya da sirk hakkında hiçbir şey bilmiyordum.İlk gördüğüm sirke dışarıdan hayranlıkla bakarken birden bir adam kolumdan tuttu ve beni kendine çevirdi.'Sanırım sen bize katılmak istiyorsun küçükhanım'Bu cümleyi duyduğumda kalbim yerinden çıkacak diye öyle korkmuştum ki..Adam kolumdan tuttu ve beraber sirke doğru giderkenki konuşmamız kısa olmasına rağmen eğlenceliydi.Sanırım Sirk hayatı hep böyleydi.Adamın söyledikleri eğlenceli olduğu kadar garipti de; 'Bak küçükhanım.Sirk içinde veya dışında bizim isimlerimiz olmaz.Lakaplarımıza göre yaşarız' Bu cümle bana garip geldi çünkü hayatımda hiç takma adım ya da ona benzer bir şeyim olmadı.
Ve adam devam etti;
'Mesela benimki 'yalancı'.Çok geçmeden sen de kendine bir lakap bulsan iyi edersin çünkü yakında sahneye çıkıcaksın'
Aman tanrım bu kadar hızlı mıydı ? Hiç bir şey öğrenmedim.Ama olan olmuştu ve artık bir çaresine bakmak zorundaydım.Yalancı, beni sirkin büyük ve gösterişli kapısından içeri soktuğunda gözlerim kamaşmıştı.Hayatımda hiç bu kadar fazla ışık gördüğümü hatırlamıyordum.Ahh.Ve sahne..Ne diyeceğimi bilmiyorum.O kadar güzeldi ki..Sanki oraya çıkınca başka bir insan olucakmışım gibi.Sanki sahneye çıkınca farklı bir dünyada olucaktım ve bu,benim hayatımı değiştiricekti..Yalancıyla birlikte bir odaya girdik. Odada palyaço gibi makyaj yapmış insanlar oturuyordu.2'si erkek 1'i kız 3 kişi vardı.Benimle birlikte sayı eşitleniyordu.Tabii Yalancı'yı saymıyorum.Yalancı ile birlikte 3 erkek 2 kız oluyorduk.Ama anladığım kadarıyla Yalancı, palyaço değildi.Buranın sahibiydi.Herkesin Lakaplarını teker teker öğrendim.Erkekler;'Üzüntü' ve 'Mutluluk' idi.Kızın lakapı ise 'İstenmeyen'Kızın gözleri yeşil, saçları kırmızının cart tonlarındaydı.Saçları çok uzun ve tamamen düzdü.Yani benimkilerden çok daha güzel.Gerçekten.. Ne zaman böyle saçlara sahip olacağım ? Tüm ailemin lakaplarını öğrendikten sonra Yalancı'ya döndüm ve lakabımı seçtiğimi söyledim.Yalancı alaycı bir tavırla; 'Neymiş küçükhanım?' diye sordu.Cevabım kısa ve netti;'Bundan sonra hayatımdan ciddiyeti çıkarıyorum.Lakabım 'Oyuncu.''
Lakabım kabul gördü ve seyirciye 'oyuncu' olarak tanıtıldım.Ve sirkte hep böyle anıldım.
3 Yıl boyunca sirktekilerle iyi kötü anılarımız oldu.Sirkimizi çok yukarılara taşıdık..
ama hayatımın en kötü olayı olduğunda daha 17 yaşındaydım;

Ben genelde sirkte uyurdum ama bu sefer dışarıya çıkmıştım ve gece sirke gelmemiştim.Pek hatırlamıyorum ama saat sabah 3 ya da 4 civarı sirke giderken evlerin ardındaki sirkimden,evimden dumanların yükseldiğini gördüm.Gördüğümle eş zamanlı olarak bardaktan boşalırcasına ağlamaya başlamıştım. Ve koştum.Koşarken göz yaşlarım sayesinde rüzgarın soğuğunu gerçekten hissedebiliyordum.Buza benzer bir hali vardı.Rüzgarın bu kadar soğuk olmasına rağmen ben,yanıyordum.Sirkimle..Evimle beraber yanıyordum..Evimin yanına vardığımda ortada ne sirkne de başka bir şey vardı.Sadece kalıntılar.Bir de..Bir de Ailemin cesetleri.Mutluluk,Üzüntü ve Yalancı yan yana yatıyorlardı.Yere çökmüş ve dizlerimi göğsüme çekmiş bir halde kara kara düşünürken İstenmeyen'in cesetler arasında olmadığını fark ettim.İstenmeyen..Ailemden bir kişinin kurtulması bile beni mutlu ediyordu..Evim yanmıştı.Ailemin acısı bir yana, artık kalacak bir yerim de yoktu.Kısa bir süre için Rukongai'de hırsızlık yapmak zorunda kaldım.Uyuyacak ya da barınacak yerim yoktu.Bu yüzden her gece farklı yerlerde yatıyordum.Hayatım gerçekten kötüydü..

Bir akşam üstü, hırsızlık yapacağım herhangi bir dükkanı huzursuzca ararken etraftaki insanların sakin konuşmalarını duydum.Konuşmalarındaki bir bölüm dikkatimi çekmişti;'Miyobi klanı, Tsushima klanı tarafından katledilmiş duydun mu?'Bu cümleyle birlikte dizlerimin üzerine çöktüm.Sanki tüm insanların konuşmaları altında eziliyordum.Klanım ile bağlarımı koparmıştım.Ama gene de klanımın katledildiğini öğrendiğim de içimde bir şeylerin koptuğunu hissettim.Koptu veyeri doldurulamayacaktı..Nefret..Ve onu takip eden intikam isteği..İntikamımı alabilmek için tek bir şey yapabilirdim..O da shinigami olmak.Shinigami olmak ve güçlenmek.Sonunda ayağa kalktım.Bir kaç saniye durakladıktan sonra zemine bakarak 13 koruyucu takıma katılmak üzere yola koyuldum..

Her ne kadar bu yola intikam için çıkmış olsam da.İçim de tuhaf bir mutluluk vardı.Sanki bir kuş..Dokunmaya kalksam uçup gidecek.Bu yüzden tuhaf mutluluğum ya da onun beni hayatımın aşkını bulmuşçasına bir sevince boğması hakkında düşünmemeye çalıştım.Bir yerlerde duymuştum;'Özgürlüğü hissetmedikçe..Onun resmini çizemezsin.Ve özgürlük bir güvercindir.Dokunursan uçup gidecek..'İçinde bulunduğum durum aynı bunun gibiydi..Mutluluğa dokunamazsın..Denersen uçup gider.Ben tüm bunları düşünürken sanırım başkaları beni takip etmekle meşgul idi.Düşüncelere dalmış bir haldeydim ki bu da beni savunmasız bırakmıştı.Hemen kendimi toparladım ve adımlarımı yavaş yavaş hızlandırmaya başladım.Etraf iyice karanlıklaşmıştı.Arkama baktığımda hiç kimseyi göremedim.Kafamı öne çevirdiğimde ise 3 metre ilerimde 2 kişiyle karşılaştım.Çok korkmuştum.Öyle ki karşımdakiler korktuğumu anlamışlardı bile..Önümde siyah paltolu ve kapüşonlu 2 kadın vardı.Yüzlerini göremiyordum çünkü kapüşonları kapatıyordu.Ama umurumda değildi çünkü beni bu saatte takip ediyorlarsa bela istiyorlar demektir..Kendime güvenim tamdı ve onlarla savaşabilirdim..Onların kılıçarı olmadıkça tabii.Ah evet.. Kılıçları vardı.Ve yakından bakmama gerek kalmadan çok keskin olduklarını anlayabiliyordum.Kılıçlarını eş zamanlı çektiler.Sanki bunun için çalışmış gibiydiler..Kılıçların kınlarından ayrılırkenki sesleri, beni hemen oracıkta hareketsiz bıraktı.Ayaktaydım..Ama hareket edemiyordum.Sanki uyuşturucu gibi.Sağ kolunuzun olduğunu bilirsiniz ama hissedemezsiniz..İşte bu duyguyu tüm bedenim için yaşıyordum..'Bu kadınlar, ya beni buracıkta öldürecekler ya da esir alırlar' Diye düşündüm..Esir olma ihtimalini ekledim çünkü ölmek istemiyordum.Ama beni esir almak istediklerinden emin değildim.Ellerine ne geçebilirdi ki ?Karşımdaki 2 kadın paltolarını çıkardılar ve bir kenara fırlattılar.Kapüşonları da yoktu yani artık yüzlerini görebilirdim...Yüzlerine baktığımda, yüzlerinde dövmeler vardı.Sarmaşık dövmeleri. Çok anlamsız geldi tabii.Sonrasında üstlerindeki kıyafetlere baktım ve shinigami olmadıklarını anladım.Birer pantalon ve gömlek giyiyorlardı..Beni hareketsiz bıraktılar ve öylece bekliyorlardı.Garip..Sonunda ağzımı açtım ve sordum;'Siz Kimsiniz?'
Aslında bu soruyu oldukça sert ve yüksek sesle söylemeye çalışmıştım ama tam tersine ; sesim çok titrek çıkmıştı.Korkuyordum.Deli gibi korkuyordum.
Belki de az sonra o kılıçlardan biri benim kalbime saplanıcak.Bunları düşünmek istemememe rağmen kendime hakim olamıyordum..Ve soruma hiç bir türlü cevap alamadım.Sanki beni cevap verecek kadar önemsemiyorlardı.Sanki onlar için sadece bir oyuncaktım..Karşımdaki kadınları birbirlerinden ayırt edemiyordum çünkü kıyafetlerinin aynı olmasından ziyade dövmeleri de aynıydı.Kadınlar sağ ve sol taraflarımdaki duvarlara geçti ve kılıçlarını duvarlara değdirerek bana yaklaştılar..Hiç bir şey yapamazdım.Haraktet edememek gerçekten kötü birşeydi.Kendini yönetememek.Kendini gerçekten aciz hissetmek..Gelen kılıcı izlemek.Kadınlar iyice yaklaştılar.Ve ikisi aynı anda kılıçlarını bana doğru indirirken.Gözlerimi kapatmıştım.Ama bir ses duydum.Kılıç sesi.Gözlerimi açtığımda önümde bana doğru inen 2 kılıç yoktu.1 metre önümde bir erkek vardı.Zanpaktou'sundan anladığım üzere bir shinigami idi.Yani bir shinigami tarafından kurtarılmıştım.Shinigami geldiğinde kadınlar, 3 metre geriye gittiler.Ardından ben tekrar gözlerimi kapadım ve bunun bir rüya olmasını diledim.Çünkü bunları yaşamak hiç istemedim.Tekrar gözlerimi açtığımda önümde o 2 kadın vardı. Shinigami ortalıktan kaybolmuştu.. Aman tanrım yoksa bu benim zihnimin bir oyunumuydu.Shinigami buraya hiç gelmedi ve ben de ölecek miydim ? Artık rahat hareket edebiliyordum.Kontrolün ne kadar önemli olduğunu yeni yeni anlıyorum..Kadınlara bakarken arkalarında az önceki shinigamiyi gördüm.Shinigami bir kaç hızlı hareketle kadınları buradan uzaklaştırdı.Ne yaptığını göremedim.Zanpaktou'sunu bile göremedim..Shinigami, yanıma geldi ve sakin bir tavırla;'Tehlike geçti küçükhanım.Artık elinizdeki sopayı bırakabilirsiniz' Sopa mı ? Elimde bir sopa vardı.O kadar korkmuştum ki şu ana kadar elimde sopa olduğunu fark etmemiştim.Sopa'ya baktığımda bununla bir insanı bile öldürebileceğimi anlamıştım çünkü elimdeki sopa çiviliydi..Ama sopayı elimden bıraktığımda elimin kanadığını gördüm.Kanın ağır kokusunu ya da elimin acısını hissetmemiştim bile.Shinigami, hemen bir sargı beziyle elimi sardı.Ve ben şaşkınlıkla 'Teşekkür ederim..Herşey için.Ne yaptığını anlamadım ama teşekkürler..İsmini öğrenebilir miyim ?'Shinigami ciddi bir tavırla cevap verdi 'Önemli değil..Ayrıca adım Okumura Rin.Peki ya sizin isminiz nedir ?' Okumura Rin gerçekten güzel isimdi.İsmimi sormuştu cevap vermem gerekirdi.Fakat ben Rin'in mavi saçları ve gözlerine bakmakla meguldüm.Sorusunu tekrarladı; 'Peki ya sizin isminiz nedir küçükhanım?' Bana küçükhanım demesi çok hoşuma gitmişti fakat cevap vermek zorundaydım;'Saya Miyobi' sadece ismimi söylemiştim ama ismimin onu bu kadar şaşırtacağını hiç düşünmemiştim.Rin'in dediği bu sefer beni şaşırttı; 'Saya Miyobi.Sizi Soul Society'e götürmek için emir aldım hemen yola çıksak iyi olur'Shinigami olmak için yola çıkmıştım ve bir shinigami tarafından mı Soul Society'e gidecektim? Bu harika.Soul Society'e gitmek için can atıyordum ve Rin'e istediği cevabı verdim;'Tabii ki ben de çok istiyorum.Hemen gidelim'Ve Rin ile birlikte Soul Society'e gitmek üzere yola çıktık.Soul Society'e gittikten sonra ise Shinigami olacaktım.Bu güzel bir şeydi.Mutluydum..

Soul Society yolunda Rin hiç konuşmuyordu..Bir an için kalbinin olup olmadığını düşündüm.Bu kadar ciddi bir insanın kalbinin olması biraz saçma olabilirdi.Ben bu sessizliğe daha fazla dayanamazdım tabii ve birden konuştum; 'Ben shinigami olacağım ve bu konuda bana bir tavsiyen olucaksa dinlemek isterim'Rin, bunu duyduktan sonra bana alaycı bir gülümsemeyle baktı ve ; 'Shinigami olmak o kadar kolay sanıyorsun.Tamam sana bi tavsiyem var.Hiç kimseyi kızdırma.İyi kız ol.Söylediğim gibi gerçekten 'küçükhanım' olmalısın.Bu konuşma gittikçe morelimi bozuyordu.Neden beni tersliyordu ki? Sanki 9 yaşlarında bir çocuğun hayallerini dinliyordu.Bu hiç hoşuma gitmedi;'Shinigami olduğumda seninle görüşelim' dedim neşeli bir tavırla..Rin pek konuşkan biri değildi anlaşılan..Soul Society kapısını görebilecek kadar yaklaştığımızda söylediği şey 'Benim görevim buraya kadar' dedi ve koşarak Soul Society'nin büyük kapısından içeri girdi.Ben de kapının önünde duruyordum ve kapıya bakarak tek bir şey düşündüm.'Umarım burada asıl amacımı unutmam..'
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Thunder
Idol Yönetici
Idol Yönetici
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 11
Yaş : 28
Kayıt tarihi : 08/08/12

Karakter
Zanpakutou:
Puan:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Saya Miyobi / Rp   Ptsi Ağus. 13, 2012 4:52 pm

Puanlama

*Renklendirme 3/10
*Betimleme 13/20
*Akıcılık 12/20
*İmla 19/20
*Kurgu 17/20
*Uzunluk 10/10

RP Puanı : 74 puan

KEYİFLİ RP' LER!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Saya Miyobi / Rp
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Böyle Bir Code Lazım Geri Sayaç+Havai fişek
» Toplist Sayaç Kodu
» Sayaç sorunu?????????[çözüldü]
» Yedek Admin Yapma ve sayaç hakkında

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bleach RPG :: RPG Başlangıç :: Rp Puanlatma-
Buraya geçin: