AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Auro Kuroburēka

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Auro Kurobureka
Yeni Üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 5
Yaş : 26
Nereden : Bodrum
Kayıt tarihi : 23/07/12

Karakter
Zanpakutou: Satsugai
Puan:
63/100  (63/100)

MesajKonu: Auro Kuroburēka   Salı Tem. 24, 2012 9:07 am

11 Şubat 2001

Sert esen rüzgâr incecik montunu delip geçip içine işliyordu. Üşümüştü ve yolu bu kadar uzatmanın artık yeterli olduğunu düşünüyordu. Montunun yakalarını kaldırıp koşmaya başladı.

İlk gördüğü şey sis oldu, ardından çarpan bir pencerenin sesi duyuldu. Bu rüzgârdan olamazdı, burada o kadar sert esmiyordu. Kesinlikle bir insan kapamış olmalıydı. Auro’nun eli cebindeki çakıya gitti, daha sonra vazgeçti. Artık yağmur yavaş yavaş azalmaya başlıyordu. Koşarak kaldığı dökük eve gitti. Gıcırdayan kapıyı açıp içeri girdi. Burası duvarları birçok yerden çatlamış olan kare biçimli alçak tavanlı bir odaydı.İçeride sadece bir sandalye bir kanepe ve mutfak tezgahı görevi görsün diye konulmuş derme çatma bir masa vardı . Aslında pek oda denemezdi, daha çok küçük bir depoya benziyordu. Auro'nun içinde bir şeyler kıpırdandı, kendini köşeye sıkışmış vahşi bir hayvan gibi hissetti. Bu hissin nasıl olduğunu biliyordu, en azından bildiğini sanıyordu. Hayvan avlarken onların gözlerinde değişik bir pırıltı vardı. O pırıltının kendisinde de olduğunu düşündü dehşet içinde. O duygularını belli etmemekte ustaydı, bu tür şeyler kendini zayıf görmesini sağlıyordu. Eve girdiğinde masasının üstünde bir not buldu. Üstünde şunlar yazıyordu:

"Yarım kalan işimizi bitireceğiz."

Apar topar dışarı çıktı, koşmaya başladı. Yağmur iyice yavaşlamıştı fakat hala rüzgar esiyordu. Bir an için bir şeylerin ters gittiğini düşündü. Sanki ayak sesleri onunkilere ait değilmiş gibiydi. Bir an bunları düşünüp hemen aklından uzaklaştırdı ve koşmaya devam etti. "Burayı da bulmuş olamazlar" diye düşündü. Artık nereye gittiğinin önemi yoktu, sadece kaçıyordu. İlk köşeyi döndü ve zincir sesleriyle duraksadı. Etrafına bakındı fakat etrafta kimse yoktu.
Bulunduğu sokağı hatırlayamıyordu. Birkaç barın arka kapısı ve kanalizasyondan yükselen buhar dışında bomboş bir sokaktı. Zincir şıkırtısını yeniden duydu. Korkuyla arkasını döndü ve savrulan gümüşi zinciri gördü.

Kendine geldiğinde bedenini çok hafif hissetti.Çevreye bir göz gezdirdi ve hala aynı sokakta olduğunu gördü. Yerde yatan biri vardı. Kayarcasına adamın yanına doğru gitti. Adama baktı ve boğazından derin bir çığlık salındı.Kendi kendine "B...bu imkansız...b..ben ölmüş o..olamam?!dedi kesik kesik.Bu vücudunun saydamlığını ve hafifliğini açıklıyordu.


27 Haziran 2002

Öldüğünden bu yana neredeyse bir buçuk yıl geçmişti. Hala aynı yerdeydi o boş sokakta. Başı boş ve kendini kimseye belli edemeden bir buçuk yıl geçirmişti. Buna rağmen hala kendine kızmaya devam ediyordu. Ölmeyi bile becerememiş, bir yıldan uzun süredir aynı yerde tıkılıp kalmıştı.Her zamanki gibi bu günü de kendine kızarak geçirecekti.
Güneş tam tepedeydi, "Öğle vakti olsa gerek" diye düşündü Auro. "Ahhh... bugün de her şey aynı ve...." diye hayıflanırken 2 sokak öteden bir patlama sesiyle irkildi. Tam patlamanın olduğu yere yönelmişti ki ikinci bir patlama daha duyuldu. İkinci patlamanın ardından gelen çığlığı duydu. Bir insana ait olamazdı, buz gibi soğuk, insanın içine işleyen bir sesti bu.Kaçması gerektiğini düşündü ve hızla koşmaya başladı. Öldüğü gün döndüğü dönemeci döndü ve inanamaz bakışlarla olduğu yere çakılıp kaldı. Karşısında 3 metrelik, insan goril karışımı, kemiğimsi bir maskesi olan uğursuz bir yaratık duruyordu.
Yaratığın ağzını açmasıyla birlikte o derin çığlığı kafasının içinde hissetti. Hareket edemiyordu, olduğu yere kapaklanıp kaldı. Kaçmalıydı. Hayalet olduğunu bilmesine rağmen kaçması gerektiğini düşünüyordu. Yaratık koca yumruğunu kaldırdı. AuroHuh… Demek sonunda bitiyor” dedi gülerek. Gözlerini kapattı ve olacak her şeyi kabullendi.Artık kendini tamamen bırakmıştı. Fakat beklediği sürenin biraz fazla olduğunu düşünmeye başladı. Gözlerini yavaşça açtı. Yerde kan vardı, parçalara ayrılmış yaratığın kanıydı. Gümüş saçlı, siyah elbiseli bir kadın elinde altın hançeriyle ona gülümsüyordu. “Merak etme” dedi kadın, “Her şey yolunda. Buralarda sıkışmış bir ruh olduğunu bilmiyordum. Şimdi seni daha iyi bir yere göndereceğim. “ Hançerini kaldırdı ve kabzasıyla Auro’nun alnına dokundu. Mavi bir ışık huzmesi etrafını sardı. Yavaş yavaş her şey silikleşiyordu. Dünyaya dair son anısı o kadının yüzü oldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Eyvah Admin
Genel Yönetici
Genel Yönetici
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1668
Yaş : 24
Nereden : Nereye...
Lakap : Admin
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 23/01/09

Karakter
Zanpakutou: Yönetim Paneli asddasdasd
Puan:
9999999/9999999  (9999999/9999999)

MesajKonu: Geri: Auro Kuroburēka   C.tesi Tem. 28, 2012 2:00 am

Değerlendirme
-Renklendirme & Düzen 7/10
Renkler klasikti diye kirdim. Bir de niye adı renklendirip duruyorsunuz?
Ayrıca bazı konuşmalarda “” işaretini renklendirip bazilarinda renklendirmemek görünüşü bozmuş.

-Betimleme 12/20
Zaten rp kisaydi, betimlemenin de çok olduğunu söyleyemem. Sadece olay betimlemesi vardı. Diş betimleme hiç yoktu, duygu ise çok az idi.

-Akıcılık 17/20
İmla hatalari ve anlaşilmayan cümleler akiciliği bozuyordu.

-İmla 12/20
Öncelikle noktalama işaretlerinden sonra koyulan boşluğu unutmayalim.
Ayrıca noktalama işaretlerini çok verimli kullandiğinizi düşünmüyorum.

O duygularını belli etmemekte ustaydı, bu tür şeyler kendini zayıf görmesini sağlıyordu.
Bir de bazı cümlelerde bu şekilde kelimenin yanlış yerde kullanimi söz konusu. Kendini zayıf görmek kötü bir şeydir, sağlamak kelimesi iyi şeyler için kullanilir.
fakat hala rüzgar esiyordu.
Yukarida düzeltip aşağida düzeltmemek ayip. Very Happy

Çok kelime tekrari var. Bir an bunlardan biri.

kendine "B...bu imkansız...b..ben ölmüş o..olamam?!dedi
“konuşma.” Bu şekilde olursa iyi olur.

Öldüğünden bu yana neredeyse bir buçuk yıl geçmişti. Hala aynı yerdeydi o boş sokakta. Başı boş ve kendini kimseye belli edemeden bir buçuk yıl geçirmişti.
Tekrar fazlalığı.

Başı boş ve kendini kimseye belli edemeden bir buçuk yıl geçirmişti.
Başıboş

…hayıflanırken 2 sokak öteden bir patlama sesiyle irkildi.
Yazı dili kullanın.

Artık kendini tamamen bırakmıştı. Fakat beklediği sürenin biraz fazla olduğunu düşünmeye başladı.
Burada düşüklük var.

“Merak etme” dedi kadın,
Kadın konuşurken noktalama kullanmiyor mu?

-Kurgu 8/20
Normalde bleach kurgulari severim ama pek bir şey katmamişsiniz bu rpde. Fazla klasik, bleachten alinma bir parça olmuş

-Uzunluk. 7/10
Yeterli değildi.

Puan: 63
İyi rpler dilerim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://bleachrpg.forums-rpg.com
 
Auro Kuroburēka
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bleach RPG :: RPG Başlangıç :: Rp Puanlatma-
Buraya geçin: