AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ~Kabuslarımdaki Umut~

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Hikari Suzuki
Gotei 2 Taichou
Gotei 2 Taichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 161
Yaş : 25
Nereden : Kripton desu*-*
Lakap : Aichou*-*
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 01/02/09

Karakter
Zanpakutou: Shinsei Suzaku da!*-*
Puan:
96/100  (96/100)

MesajKonu: ~Kabuslarımdaki Umut~   Paz Tem. 22, 2012 11:40 pm

Orada oturmuş öylece onları izlerken yaptığının ne kadar doğru olduğunu bilmese de, iki kişinin savaşına karışmak istemiyordu. Diğer shinigamilerin gözünde de bir itibarı ve sözde sağlam bir kişiliği vardı, ne idüğü belirsiz bir reiatsu için zaten bir fuku-taichou gerekeni yaparken olaya müdahale etmesi saçmalık olurdu. Sahi Hitsuki fuku-taichou'nun karşısındaki veledin reiatsusu daha önce hissettiklerinden farklıydı. İnsan-shinigami karışımı aurası kafasını karıştırmış olsa da, ilgisini çekmeyi başarmıştı. Nihayet nicedir sessiz ve ıstıraplı geçen Seireitei günlerinin ardından belki de uğraşabileceği bir şey karşısına çıkıvermişti. Belki böyle garip bir reiatsuya sahip olan başka yaratıklar da gelebilirdi, böylece Gizli İstihbarat Birimi için de iş çıkardı. Son zamanlarda kendi derdine o kadar düşmüştü ki, ister istemez takımıyla ilgili işleri savsaklamış ve tamamen ayrı düşmüştü. Bunun olmasından nefret ediyordu; kendini hiçbir işte iyi görmezken ardına saklanıp kendini avuttuğu tek şey taichouluğuydu. Bu yüzden kendisini bu konuma yakıştıramasa da görevini en iyi şekilde yerine getirmeye kendini adamıştı, fakat ruhunu ezen o içindeki ses ve korkunç vicdanı sayesinde zihninin derinliklerine gömdüğü tüm o duygu ve düşünceler bedenini ve daha da kötüsü, ruhunu esir almıştı. Bilinçaltı kendisine saldırıyor, Hikari'yi tamamen çıkmaza sürüklüyordu.

Sorun sensin, Hikari. Sorunun kaynağı sen ve senin beceriksizliğin.

Bütün bunları uzun bir süre önce aşmış olması gerekiyordu, yıllar önce yapabileceğinin en iyisini yaparak taichou olmuş ve Gizli İstihbarat Birimi'ni yönetmeye başlamıştı. İçinde hala küçük bir ışık, belki de avunmak için kendisinin uydurduğu bir ses hala onun iyi biri olduğunu söylerken, içindeki o arsız sez sözünü kesip bağırmaya, çığlık atmaya, nasıl kendini kandırdığını haykırmaya başlıyordu. Bazen kendini onun sözlerine kaptırıyor, gerçekten de hak etmediğini düşünüp kısa bir süreliğine vazgeçiyordu; işte o zaman o sinsi ses konuşmayı kestiğinde, zihninde arsız bir kadının zafer gülümseyişi beliriyordu. Zihnini kontrol eden düşünce bulutlarının arasından sıyrılmaya çalışan anılarına tutunup inadına son vermiş olduğu karardan vazgeçip, kendini bile bile ateşe atıyordu. İşte o zaman sesler çoğalır ve yuhalamalara dönerdi; ezik. Böyle karaktersiz birinin shinigami olması bile bir facia. Bir de kaptan mı oluyormuş? Daha zampaktousuna boyun eğdiremeyen biri, peh! Zavallı, zavallı şey...

Birden bire yanında beliren reiatsu; derin düşünceleri bir bıçak gibi ortadan ikiye ayırmış, aniden sıçramasına neden olmuştu. Zihninin derinliklerindeki bataklıktan topladığı düşünceleri su yüzüne çıkarmışken birden bire böyle bir olay ile karşılaşınca kendisini savunmasız hissetmiş, çareyi karşı saldırıya geçmekte bulup kısık bir sesle tıslamıştı. 'N-ne istiyorsun, böyle birden b-' Konuşurken yoğun bir sıvının yere düşünce çıkartığı 'pıt' sesleriyle başını reiatsu kütlesine çevirmişti. Vücudunun ani bir refleks olarak kendi kendine yaptığı bu hareketin ardından gördüğü manzara karşısında hayrete düşmüştü. Kanlar içinde biri gözlerinin önünde duruyor, korku ile Hikari'ye bakmaya devam ediyordu. Bu kanlar içinde tanınmaz bir halde bulunan kişiyi bir yerden gözü ısırıyordu; sanırım bu... "Hikari- Taicho, ben 4.Takımın Fukutaicho su Seisyu Kurora. Anlatacaklarım çok acil, tüm Soul Society i ilgilendiren bir durum!" 'acil durum'. Bu iki kelimeyi duymayı ne kadar da özlemişti! Sonunda kendini, aynı zamanda zihninin tamamını da bir süreliğine meşgul edecek bir olay vuku bulmuştu. Yanlış bir izlenim bırakmamak için dudaklarındaki o hafif gülümsemeyi bastırıp kocaman açılmış gözlerle fuku-taichou'yu süzdü. "Tehlikedesiniz! Lüten 4. takım adına beni takip edin. Şu ikisini de isterseniz çağırabilirsiniz." Tehlike? Hikari mi? Hemen havalanma, seni kim ne yapsın? Muhtemelen Seireitei'den fazlalık olanları atıyorlardır, onunla gittiğinde senin de sonun tıpkı bu şekilde olacak. Sese aldırmayıp ayağa kalktı, kesinlikle peşinden gidecekti. GİB'ni de harekete geçirebileceği bir olaydı bu belki de, hem eğer başlarından birkaç olay geçerse taichoularına zaten duydukları, fakat kendisinin farkedemediği saygıyı kazanabilirdi. Aptal olma, oturup burada bekle. Başını iki yana salladı hafifçe, ve shinigamiyi başıyla onayladı.
Yapma.
Fazla düşünmeden Seireitei sınırını aşmış iki kişiye baktı, bu ne idüğü belirsiz çocuğu içeri alamazdı. Hitsuki fuku-taichou'nun onun üstesinden gelebileceğini düşünüyordu.
Beni dinle, gitmeni istemiyorum!
İki eliyle kimonosunu düzeltti ve shinigamiye daha da yaklaştı. 'Bırakalım da Hitsuki fuku-taichou da biraz eğlensin. Bu garip reiatsulu yaratık hakkında daha sonra ondan rapor alacağım.
Salak, ikimizi de öldüreceksin. Bunu yapamazsın!
İçindeki birden bire paronayaklaşmış sesi duymamaya çabalıyordu, fakat bu sefer kendisini gerçekten korkutmuştu. İyi değildi, biliyordu. Fakat böyle bir mesele olsaydı herhalde başka bir fuku-taichou yaralı bir halde gelip kendisini bulmazdı. Zihninde dönüp duran bulmacalarla birlikte shinigamiyi takip etti, olacaklardan tamamen habersiz bir şekilde....



Sonunda, belki de bütün bunları hak edebileceğim bir şans...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ogre
Game Master
Game Master
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 271
Yaş : 26
Nereden : evimdeki bilgisayardan girdiğim gm hesabından
Lakap : Gm
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 27/04/12

Karakter
Zanpakutou: Pc klavyesi
Puan:
7777777/7777777  (7777777/7777777)

MesajKonu: Geri: ~Kabuslarımdaki Umut~   Ptsi Tem. 23, 2012 9:52 am

Kurora anın da ilerlemeye başlıyor, sen de takip ediyorsun doğal olarak. Titrek ama hızlı hızlı adım atıyor kurora, başından ve omzundan şıp şıp kan damlıyor belli aralıklarla. İrkiliyorsun haliyle, zira reiatsusu bukadar yüksek bir varlığa zarar vermek... oldukça zor bir iş olmalı, konuşmaya başlıyor: "10. Taicho zamanlarını hatırlarmısınız bilmem, çok az kişinin bildiği üzere o Taicho görev sırasında ölmemişti..." bu sırada öksürüyor ve ağzından bir miktar kan çıkıyor, ayakta bile zor duruyor resmen "O adamı Huecho mundo dan gelen bir varlık kaçırmıştı. Çok güçlüydü... O göreve gidenlerin çoğu yaratığın yüksek reiatsu' su nedeniyle kağıt gibi dümdüz oldu. Ve biliyormusun ben de o görevdeydim. O baskı tarif edilemez... hayatta hissetmeden anlayamayacağın derecedeydi... " Tekrar öksürüyor ve ağzından yine kan çıkıyor, renginin beyazladığını kısaca çok fazla kan kaybettiğini fark ediyorsun. " Ahh! S*ktir çok az vaktim kaldı. Adamın kendi reiatsusundan yaptığı bir kılıç var! Sakın o kılıç sana darbe vermesin, tüm sinirlerin beynine acı sinyalleri yollamaya başlıyor, en sonunda ise materyal formunun özünü dağıtarar tekrar reankarne olmanı engelliyor!" Bu sırada artık daha fazla yürümüyor, kimonosunun paçavraya dönmüş üst kısmını açıyor ve sırtındaki iki derin kesiği gösteriyor. " O adamla bire birde sadece 30 dakika savaşabildim. Birazdan sonsuza değin öleceğim ve takrar dünyada doğmayacağım lanet olsun!" diyor. Son bir öğürtüyle yere yıkılıyor, ve eli cebine gidiyor ama daha eli cebine ulaşamadan sarı reiatsu paarçalarına ayrılıyor. Sadece yırtık kimono kıyafeti ile baş başa kalıyorsun...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hikari Suzuki
Gotei 2 Taichou
Gotei 2 Taichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 161
Yaş : 25
Nereden : Kripton desu*-*
Lakap : Aichou*-*
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 01/02/09

Karakter
Zanpakutou: Shinsei Suzaku da!*-*
Puan:
96/100  (96/100)

MesajKonu: Geri: ~Kabuslarımdaki Umut~   Cuma Tem. 27, 2012 6:31 pm

Ölmek üzere olan shinigamiyi takip ederken bir yandan bir fuku-taichounun 'tehlikedesiniz' derken yalan söyleyemeyeceğini düşünse de, diğer taraftan da bu işin kendisi için hayırlı olup olmayacağı konusunda kararsızdı. Nereye gidiyorlardı? Dahası, takip ettiği shinigami onu gitmesi gereken yere kadar götürebilecek miydi? Aklında dönüp duran sorulardan ötürü dağılan dikkatini, önünden giden shinigaminin konuşmaya başlamasıyla yeniden toplayıp ona yöneltmeye çalıştı. "10. Taicho zamanlarını hatırlarmısınız bilmem, çok az kişinin bildiği üzere o Taicho görev sırasında ölmemişti..." Bir an duraksadı Hikari, duyduğu bütün o varsayımların doğruluğunun kanıtlanması onu şoke etmişti. Tanıdığı, bildiği bir taichounun reiatsusunun kaybolmasıyla çoğu shinigami gibi o da oldukça şaşırmıştı, ardından bu ani olay hakkındaki dedikodulardanda haberi vardı. Gizli İstihbarat Birimi'ne ulaşmayan bir haber olduğu için aldırış etmemişti, lâkin şimdi yanıldığının ortaya çıkmasıyla hem şaşırmış, hem şaşırmış, hem de pişmanlık hissetmişti. Zamanında bu konu ile ilgilenebilirdi. Belki tüm bu söylentilerin nedenini araştırır, herkesin uydurma bir hikaye olduğunu zannettiği gerçeği ortaya çıkarabilirdi.
Başkalarının yapamadığını sen mi yapacaktın? Ahah, güldürme beni.
Başını iki yana sallayıp şu kafasındaki sestn kurtulmaya çalıştı, sırası değildi, şimdi olmazdı. "O adamı Huecho mundo dan gelen bir varlık kaçırmıştı. Çok güçlüydü... O göreve gidenlerin çoğu yaratığın yüksek reiatsu' su nedeniyle kağıt gibi dümdüz oldu. Ve biliyormusun ben de o görevdeydim. O baskı tarif edilemez... hayatta hissetmeden anlayamayacağın derecedeydi... " Buraya bir hollow mu gelmişti? Diğer takımlardan fazla ek shinigami alınmadığı için çok önemli bir şey olduğunu düşünmemişti, fakat her şey düşündüğünün tam aksi yönde gerçekleşiyordu.
Bunun nedeni aptal olman, Hikari. Taichou dediğin ileri görüşlü olur, diğer shinigamiler için elinden geleni yapar. Peki ya sen? Anca kötü varsayımlarda bulun, k*çını kaldırıp bir işe yarama lütfünde bulunmadan 'ben taichouyum' diye ortalarda dolan.
Bu düşünceyle kendini iyice suçlu hissetmeye başlamıştı. Zaten kendinden çok diğer shinigamileri önemseyen bir taichou olduğunu düşünüyor, öyle umuyordu. Eksikleri vardı, fakat insanlara karşı takındığı maskeden ödün vermemek için elinden geleni yapıyordu. "Ahh! S*ktir! Çok az vaktim kaldı. Adamın kendi reiatsusundan yaptığı bir kılıç var! Sakın o kılıç sana darbe vermesin, tüm sinirlerin beynine acı sinyalleri yollamaya başlıyor, en sonunda ise materyal formunun özünü dağıtarak tekrar reenkarne olmanı engelliyor!" Duydukları karşısında Hikari'nin dili tutulmuştu, nasıl bir hollow kendi reiatsusu ile kılıç yaratıp Soul Society'i kana bulayabilirdi ki? Bunun yanında en güçlü shinigamileri bile birkaç kılıç darbesi ile tamamen yeryüzünden silebiliyordu. Bütün bunlar Hikari'nin aklını fazlasıyla karıştırmış olsa da, eninde sonunda yüzleşeceğini bildiği bir şeyden korkmanın yersiz olduğunun da bilincindeydi. Daha sonra shinigaminin dediklerini işitemedi, kafasında binlerce cevapsız soru dönüp duruyor, mantığı bir türlü el vermiyordu. Shigaminin parmak uçlarından itibaren yavaş yavaş, havaya karışan küller gibi reiatsu parçalarına ayrılışını, artık gözüne aşina gelmesine rağmen büyük bir dehşetle izlemiş, her saniyesini hafızasına kazımıştı. Bir fuku-taichounun bile yalnızca otuz dakika dayanabildiği bir mahluk...
Bunu her zaman sana hatırlatacağım, Hikari. Senin de sonun böyle olacak, bizim sonumuz.
İçi boş kalan kimono havada Hikari'nin üç-dört metre ilerisine savrulduğunda, cebinin dolu olduğunu farketmişti. Durup ne olduğunu düşünerek vakit kaybetme gafletinde bulunmadan hemen kimonoya doğru yöneldi. Az önce tamamen yok olan shinigami ona sadece neyle karşı karşıy olduğunu söylemiş, fakat ayrıntılı bilgi vermeye zamanı yetmemişti. Bunun ne zaman karşısına çıkacağını da bilmediğinden, tedbiri elden bırakmamakta fayda vardı. Sonra da bütün olanları Meiki taichou'ya anlatmalıydı...

out: evet evet iğrenç oldu, yazana kadar canım çıktı ama.


En son Hikari Suzuki tarafından Cuma Tem. 27, 2012 6:35 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ogre
Game Master
Game Master
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 271
Yaş : 26
Nereden : evimdeki bilgisayardan girdiğim gm hesabından
Lakap : Gm
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 27/04/12

Karakter
Zanpakutou: Pc klavyesi
Puan:
7777777/7777777  (7777777/7777777)

MesajKonu: Geri: ~Kabuslarımdaki Umut~   C.tesi Tem. 28, 2012 6:28 am

Adam öldükten sonra kimonosunun cebine elini daldırıyorsun. Önce hiç bir şey bulamasan da, daha sonra eline gelen kağıt parçasını fark ediyorsun. Daha önce birkez açılmış çünkü mührü kırık, ayrıca çok iyi bakılmış mektup dışı, özenli... Sende aynı nazikliği göstererek alıyorsun mektubunu...
Öncelikle mektubun içinde daha küçük ikinci bir mektup var. Kağıt olarak ikinci mektup kullanılmış, yani ilk mektubun içindeki kağıt aslında bir mektup. Her neyse yazanlara geçiyorum:

Mektubu açarsan şunlarla karşılaşaksın:
Spoiler:
 

_________________
Bir gece ansızın...


Şu sıralar dinlediğim şarkı:

Spoiler:
 


Hatalıysam (spoilerdaki numaradan) ara!


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
~Kabuslarımdaki Umut~
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bleach RPG :: Soul Society :: Rukongai-
Buraya geçin: