AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bilinmeyen bir oda...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
kiyoshi mamoru
Gotei 2 FukuTaichou
Gotei 2 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 168
Yaş : 104
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 12/08/10

Karakter
Zanpakutou: sasori
Puan:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Bilinmeyen bir oda...   Çarş. Tem. 04, 2012 1:35 pm

Ellerim ve kollarımda dosyalarla kaptanın odasının kapısını açmaya çalıştım. Ellerimde bu kadar yük varken kapıyı çalmak zor geleceği için aklıma çok kötü ve muhtamelen daha sonra pişman olacağım bir fikir geldi ‘Kapıyı kırmak! Ancak bunu yapmadan önce mantıklı düşünmeye çalışarak kaptanımın adını yüksek sesle bağırmaya karar verdim.
-Hikari Suzuki taicho
diye bağırdım var gücümle ve yanıt bekledim ancak tek duyduğum ses rüzgarın vurmasıyla yaprakların çıkardığı hışırtıydı. Bir kez daha çok yüksak sesle bağırarak seslendim ancak gene cevap alamadım. Bu sessizlik giderek canımı sıkmaya başlıyordu. Kaptanıma içimden söylenmeye başladım. Her zaman aynı şey oluyordu ben her geldiğimde etrafta kimse olmuyordu. Lanet okuyup avazım çıktığı kadar shinigamileri sövmek geldi içimden ama yapmadım. Duygularıma hakim olmasını öğrenmem gerekiyordu. Derin bir nefes aldım ve sakince düşünüp mantıklı bir yol aramaya çalıştım. Şimdi kaptanı nerde bulabilirim? Basitçe kidou kullanıp onunla iletişimine girebilirdim belki ya da reatsusundan takip edebilirdim. Ancak bilindiği üzere etrafta çok fazla reatsu vardı ve benim bu kadar reatsu içinde kaptanın reatsusunu algılayabilmem mümkün değildi.
- Evet kıracam ben bu kapıyı kıracaaaaaaam.
Diye bağırıp ilginç bir güç gösterisi yaptıktan sonra geriye doğru gidip kapıya doğtu hızla koşup kapıya omuz attım. Büyük sarı kapı ses çıkararak duvara çarptı. Bu sesi kimsenin duymamış olmasını umid ederek önce sağa sonra sola baktım. Ama etrafta kimse yoktu. Her zamanki gibi tek duyduğum yaprakların o sinir edici hışırtısıydı. Sinirim geçmeye başlıyınca panik içinde kapıya baktım . Tüm vicudum titriyordu ve tam da tahmin ettiğim gibi içimden bunu neden yaptım diye kendime kızıp duruyordum. Kapıya baktım ve ne durumda olduğunu anlamak için zaten yarısı yere düşmüş olan dosyaları elimden fırlattım. İleri geri çekerek kapının sağlam olup olmadığını kontrol ediyor bir yandan da kimsenin beni bu şekilde görmemesi için dua ediyordum. Kapıyı birkaç kez daha ileri ve geri salladıktan sonra mucizevi bir şekilde kapıda hiçbir sorun olmadığını fark ettim. Duvara baktığımda duvarın da aynı şekilde olduğunu gördüm. Gözlerimi kısıp daha dikkatli bakmaya çalıştım. Belki küçücük bir çizik gözümden kaçıyordu. Uzunca bir süre baktım duvara ama sonunda hiçbir şey göremedim. Ayayklarım benim kontrolümde olmadan iki adım geri gitti ve gözlerim şaşkınlıkla büyüdü.
- Ama bu nasıl olur? Kapıyı sertçe çarpmıştım nasıl olurda ufacık bir çizik bile olmaz.
Etrafa bakındım ve odanın fazlasıyla loş ve sisli olduğunun farkına vardım . Burasının neresi olduğunu bilmiyordum ama kaptanın odası olmadığı kesindi. Sanki hiç kullanılmayan mahsen ya da depo gibi bir yerdi burası ve çok kötü rutubet kokuyordu.
_ Burası neresi? Diye fısıldadım. Korkudan kendi kendime konuşmaya başlamıştım
_ Nerdeyim ben…

out: Kötü oldu yaaa neyse artıkkk Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ogre
Game Master
Game Master
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 271
Yaş : 25
Nereden : evimdeki bilgisayardan girdiğim gm hesabından
Lakap : Gm
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 27/04/12

Karakter
Zanpakutou: Pc klavyesi
Puan:
7777777/7777777  (7777777/7777777)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen bir oda...   Çarş. Tem. 04, 2012 6:47 pm


İçerdeki siz bir süre sonra dağılıyor. Oda nın tam ortasında iki adet en az 1 metre çaplı ve 2 metre yükseklikte gibi gözüken bir tüp var. Tüpün içindeki yeşil sıvı sana biraz iğrenç gelsede mideni bulandıracak kadar değil, asıl dikkatini çekmesi gereken şey tüpün içindeki tamamen çıplak olan insan bedeni! 13-14 yaşlarında gibi gözüküyor, ve sanki uykudaymış gibi. Çocuğun etrafında kurt şeklinde bir aura olduğunu farkediyorsun, bir silinip bir netleşmesine rağmen ortada bir enerji olduğu çok açık... İncelemekte serbestsin...


Out: Tüp ve içindeki çocuğun temsili resmi:
Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
kiyoshi mamoru
Gotei 2 FukuTaichou
Gotei 2 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 168
Yaş : 104
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 12/08/10

Karakter
Zanpakutou: sasori
Puan:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen bir oda...   Çarş. Tem. 04, 2012 8:46 pm

Içerideki sis dağılmaya başladıkça etrafı daha net görmeye başladım. Bu oda şimdiye kadar gördüğüm odaların en büyüğü ve en kirlisiydi.
-Acaba en son kim bu odayı temizlemiştir diye düşünmeden edemedim. Ben nasıl bir yere gelmiştim böyle. Ayak ucuma basa basa yürümeye başladım. Bir yandan da aağa ve sola bakıyordum.
-Kendine gel diye bağırdım odada sanki beni bir başkası duyabilecekmiş gibi. Odanın tam ortasında garip bir nesne olduğunun farkındayım ama yine de kafamı kaldırıp ona bakacak cesareti kendimde bulamıyorum.
-Korkak diye bir kez daha bağırdım odada ve sesim boş odada yankılandı. Bu ses tüylerimi ürpertti. Elimde değildi korkuyordum ve bu yüzden kendimden nefret ediyordum. Korku çok böyle bir zamanda çok gereksizdi. Babamın sesi kulaklarımda yankılandı
-Güçlü olmak zorundasınız eğer benim kızımsan güçlü ve korkusuzsundur bizim ailemizde korku ya da onun gibi basit ve insani duygulara yer yoktur.
Sonra da beni kucağıma aklım saçlarımı okşayıp şu sözleri söylerdi;
- Kızım sen sadece bir shinigmi mi olmak istersin yoksa en iyi shinigmi mi?
İşte tam olarak bu sözler yüzünden ondan nefret etmiştim ve o öldüğünde en çok sevdiği kızı olan ben hiç ağlamamıştım. Babamın öğüdünü dinleyip ağlamadım çünkü o hep bana duyguların birer engel olduğunu söylerdi diye kendime yalan söyledim ve bu yalana zamanla kendim de inandım. Ama gergin olduğum şu anda geçmişte söylediğim bu sözcükler aklımda dönüp duruyordu. Bunca yıldan sonra neden şimdi ve şu an. Bu düşünceler altında dalgınlıkla da olsa önüme baktığımı fark ettim. Odanın ortasında duran bu kocaman tüpü daha önca nasıl olmuştu da fark etmemiştim. Tüpün içinded bok rengine benzeyen yeşil bir sıvı vardı ve fazlasıyla iğrenç gözüküyordu. Yüzüm ekşidi ve ellerimi ağızıma götürdüğümü fark ettim. Refleks olarak yapmıştım bunun yoksa kusacağım falan yoktu. Yine de kendime gelmek için bir nefes aldım ve o tüpe doğru yürümeye başladım. Tüpe eliyle dokunacak mesafeye geldiğimde tüpün içindeki çocuğa merakla baktım. Aslında sanki biri bu küçücük çocuğun üzerinde korkunç bir deney yapıyormuş gibiydi. Mavi rengi olan bu çocuk yaşıtlarına göre biraz fazlaca iriydi. Gözleri kapalı ve kahverengi düz saçları havaya kalkmış gibiydi. Gözleri kapalıydı kim bilir belki de uyuyordu.
Çoğun etrafında bazen kaybolur bazen gelen sinyal gibi bir enerji vardı. Bilmediğim eşyalara dokunmamam gerektiğin tamamıyla bilincindeydin fakat yine de içimde bu karşımda duran çocuğa müthiş bir dokunma isteği vardı.BU isteği bastıracak sol elimi sağ elimin üstüne koydum,
-MErhaba dedim Usulca ve meraklı gözlerle. Ondan hemen bir yanıt bekliyordum. Olumlu ya da ]olumsuz herhangi bir ses bir kıpırtı belki. Onu korkutmamak için olduğum yerde haraketsiz duruyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ogre
Game Master
Game Master
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 271
Yaş : 25
Nereden : evimdeki bilgisayardan girdiğim gm hesabından
Lakap : Gm
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 27/04/12

Karakter
Zanpakutou: Pc klavyesi
Puan:
7777777/7777777  (7777777/7777777)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen bir oda...   Perş. Tem. 05, 2012 1:39 pm


Merhaba der demez arkandan shinigami kimonosu olmayan bir çocuk görüyorsun. Siyah batman amblemli tişört giymiş çocuğun bir elinde küçük kutu dondurmalardan diğer elinde ise bir kaşık var. Seni gördüğünde önce bir şaşalıyor, ''Hoaa! Sen kimsin yaa?''diyor. Sonraysa ''Buraya nasıl geldin kadın! Bak hemen söyle yoksa başına bela olurum haa!'' diyor. Bu sırada kaşığını tam suratına, burnun ile kaşlarının ortasına doğrultmuş. ''Bunu kullanmaktan çekinmem!'' diyerek söyleyeceklerini tamamlıyor...

Temsili Resim:
Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
kiyoshi mamoru
Gotei 2 FukuTaichou
Gotei 2 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 168
Yaş : 104
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 12/08/10

Karakter
Zanpakutou: sasori
Puan:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen bir oda...   Perş. Tem. 05, 2012 2:52 pm

Arkamdan ayak sesleri duydum. Demek sonunda birileri buraya gelmişti yoksa böyle bir yerde tek başıma delirebilirdim sanırım. Ancak hissettiğim reatsu bir shinigami reatsusu değildi. Yavaşça arkama döndüm. Buraya benim dışımda kimin gelebileceğini merak ediyordum. Ancak önümde duran kişi fazlasıyla beklenmedik biriydi benim için. Sol elinde kutu dondurma sağ elinde ise ağzına götürmüş olduğu dondurma kaşığı olan küçük bir çocuktu. Ama bu nasıl olabilirdi? Küçük bir çocuk soul society'e nasıl girebilirdi. Elimde olmadan kılıcıma dokundum.Çünkü onun küçük ve savunmasın bir çocuk olduğu gerçeğini aklım ve deneyimlerim reddediyordu. Ama kılıcımı çıkaramadım çünkü çocuk bana şaşkın bir masumiyetler bakıyordu. Küçük çocukları pek sevmem ve onlarla iyi anlaşamam ancak bu çocuğun bakışları o kadar ve o kadar masumda ki karşı koymadım ve derin bir of çekerek kılıcı tutan elimi bıraktım. Çocuk şaşkınlıkla kaşığı ağzından çekti ve
-Hoaa!Sen kimsin yaa? Dedi. Sesinde şaşkınlıkla karışık korku seziliyordu. Hemen ardından aynı ses tonuyla
-Buraya nasıl geldin kadın! Bak hemen söyle yoksa başına bela olurum haa! Dedi. Bunun ardından elinde dondurma kaşığı tutan sağ elinin yavaşça havaya kaldırarak şekerleme kaşığı burnumla kaşlarım arasına doğrulttu. Anında kaşlarımı çattım. Bu çocukta gizli bir süper güç ortaya çıkacaktı emindim bundan. Belki de elindeki kaşık çok güçlü ve eşi bulunmaz bir kılıçtı. Belli mı olurdu.
-Bunu kullanmaktan çekinmem! diye haykırdı ve elindeki kaşığa daha sıkıca tuttu. Geriye doğru birkaç adım attıktan sonra kafamı toparlamaya çalıştım. Kafamda cevapsız kalan o kadar çok soru vardı ki ne yapacağımı bilemedim. Bu çocuğu hemen şuracıkta öldürabilirdim ve bundan ufacık da olsa bir üzüntü duymazdım. Taşlaşmış kalbimi hiçbirşey yumuşatamazdı artık. Acımıyordum acımasızdım ve kendimden başka kimseyi düşünmüyordum. Bu yaşadığım yerden bir çocuk eksik ya da fazla olması umurumda bile değildi ama yine de onu öldürmeyecektim. Merakım içimdeki öldürme hissini bastırıyor ve dayanılmaz bir hal alıyordu. Artık tek bir şeye odaklanmıştım o da merakımı dindirip sorularıma cevap almak. Bu çocuğun o tüpün içindeki çocukla bir alakası olabilirdi ve en önemlisi bana burasının neresi olduğunu ve burada neler olduğuna anlatabilirdi.
-Bana bak çocuk bana burada neler olduğunu anlatacaksın. Neresi burası söyle ya da gözümü kırpmadan seni öldürürüm yaparım bunu. Karşında gördüğün bu kadın senin görüp görebileceğin en kalpsiz insanlardan biri. çocuğu hafife almiyordumtabi belki benden güçlüydü. İnsanların hafife almak benim yapabileceğim bir şey değildi zaten. Eğer bana saldırırsa önce kılıçla saldıracak sonra kidou atacaktım. Elimden geldiği kadar kendimi savunucam diye düşündüm. Ama bu çocuğun bana saldırmama ihtimali de olabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ogre
Game Master
Game Master
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 271
Yaş : 25
Nereden : evimdeki bilgisayardan girdiğim gm hesabından
Lakap : Gm
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 27/04/12

Karakter
Zanpakutou: Pc klavyesi
Puan:
7777777/7777777  (7777777/7777777)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen bir oda...   Perş. Tem. 05, 2012 4:30 pm

Çocuk sen öyle çıkışınca hemen korkuyor, elindeki dondurma yere düşüyor ve "Madem soruyorsun anlatayım, ama anlayacağından şüpheliyim diyeyim abla. Şimdi bu tüpteki çocuk varya, dünya da karakura şehrinde bulundu. Oradaki devriye gezen shinigami bir bakmış bu çocuk hollowun tekiyle kavga ediyo... Abla bu hollowa bir yumruk atmış, deyim yerindeyse hollowun kafası içeri gömülmüş! Birde ne yapmış biliyomusun? Gitmiş hollowu yemeye çalışmış. Yarısını yemiş hollowun, sonra bizim shinigami bayıltmış çocuğu buraya getirmiş. Bizde çocuğu araştırıyoruz, bi düşünsene abla eğer bu çocuğun sırlarını çözersek ve bu gücü bizim shinigamilere yüklersek, insanlarda böyle etkilere sebep olan güç. Zaten bu seviyede olan shinigamilerin gücünü nekadar arttırır...'' Çocuk bunları anlatırken resmen gözleri parlıyor. Öyle bir heyecanla anlatıyor ki tüm bunları sen bile heyecanlanıyorsun ufaktan.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
kiyoshi mamoru
Gotei 2 FukuTaichou
Gotei 2 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 168
Yaş : 104
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 12/08/10

Karakter
Zanpakutou: sasori
Puan:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen bir oda...   Perş. Tem. 05, 2012 9:45 pm

Hareketlerimden dolayı çocuk o kadar korktu ki elindeki dondurma kutusu yavaşça kayıp hızla yere düştü. Yere düşerken çıkardığı ses bütün odada yankılanmış ve odayı tatlı vanilya kokusu doldurmuştu. Çocuk
-Madem soruyorsun anlatayım, ama anlayacağından şüpheliyim diyeyim abla. Şimdi bu tüpteki çocuk varya, dünya da karakura şehrinde bulundu. Oradaki devriye gezen shinigami bir bakmış bu çocuk hollowun tekiyle kavga ediyo... Abla bu hollowa bir yumruk atmış, deyim yerindeyse hollowun kafası içeri gömülmüş! Birde ne yapmış biliyomusun? Gitmiş hollowu yemeye çalışmış. Yarısını yemiş hollowun, sonra bizim shinigami bayıltmış çocuğu buraya getirmiş. Bizde çocuğu araştırıyoruz, bi düşünsene abla eğer bu çocuğun sırlarını çözersek ve bu gücü bizim shinigamilere yüklersek, insanlarda böyle etkilere sebep olan güç. Zaten bu seviyede olan shinigamilerin gücünü nekadar arttırır...'' dedi. Bunları söylerken korkusu geçmiş yerine heyecan almıştı. O kadar heyecanlıydı ki sesindeki o heyecan beni de etkilemişti. Hollowları besin yapan bir çocuk. Bu ilginç olabilirdi. Üstüne üstlük Hollowa yumruk atarak kafasını içeri mı göçürtmüş mü? Bu gerçek olamayacak kadar saçmaydı. Daha çok halk içinde dilden dile dolaşan bir efsaneye benziyordu. Çocuğun anlattıklarına pek inanmasam da dinledim ve heycanlanıma engel olamadım. Çocuğun bu kadar heyecanla anlatması onu sevimli ve masum kılıyordu. Ona bu kadar çıkışmasaydım daha iyi olurdu diye düşündüm içimden.Kısacık bir an için yaptıklarımdan dolayı pişmanlık hissettim. Bu boş ve anlamsız duygudan kısa sürede vazgeçtim çünkü yaptıklarımı değiştiremezdim pişman olmak anlamsızdı. Tekrar eski ciddi halime dönerek çocuğun söylediklerini tekrar kafamda analiz ettim. Söyledikleri fazlasıyla anlamsızdı ama bu efsaneye göre
shinigamiler bir çocuğu buraya getirip inceliyolardı. Bu ne kadar anlamsız bir şeydi böyle bu kararı kim vermişti ve böyle bir şeyden neden benim haberim yoktu. Masum bir çocuğun bir deney tüpüne koyulup kobay olarak
kullanılması benim gibi biri için bile acımasızcaydı. Ama bu konuda kılımı bile kıpırdatmayacaktım diğer bütün
konularda olduğu gibi. Benim sorunum değildi. Kılıcımı yerine koyup koymamak konusunda kısa bir tereddütten
sonra biraz önce konuştuğum oğlan çocuğuna sert bir şekilde baktım. Ona hala güvenmiyordum ve tetikteydim.
Hiçkimseye güvenmemem gerektiği asla unutulamayacak bir dersti benim için. Eskiden korkunç bir yara izimin
olduğu sol koluma baktım ve bir iç geçirdim. Shinigamilerin nefret etmek için bir neden daha. Kendilerinin iyi sanıyorlardı ancak çıkarları için kötülük yapmaktan çekinmiyorlardı. Aynı hollowlar gibi. Shinigamiler bilinenin
aksine saf iyi değillerdi içlerinde kötülük vardı. Gri rengi gibi. Ne siyah ne de beyaz gri rengindeydi shinigamiler hem de koyu gri. İçlerinde iyilikten çok kötülük vardı ancak hollowlardan farklı olarak nasıl saklamaları
gerektiğini iyi biliyorlardı hepsi bu. Deney tüpünde duran çocuğa bir kez daha baktım ve ona daha da
yaklaştım. Ona o kadar yakındım ki elimi hafifçe kaldırsam ona değecektim. Bu yeşilimsi rend midemi bulandırıyordu ancak geri dönmedim. Aklıma delice bir fikir geldi. Bu gün aklıma o kadar çok delice fikir gelmişti ki ben bile kendime şaşırıyordum.
-Hey çocuk sence istesem bu tüpü kılrabilir miyim? dedim. Aklını kaçırmış biri gibi konuşuyordum ve kesinlikle ses tonum da o şekildeydi. Aklıma hakim olmaya çalışarak kılıcımı bir kez daha
çıkardım ve güldüm. Gülüşüm şiddetlendi ve histerik kahkahalara dönüştü. Bunu gerçekten yapmalı mısın dedi
içimdeki mantıklı davranmaya çalışan ses. Beni dinle bunu gerçekten yapabilecek misin? Mantığımın sesi içinde
bulundurduğum durumdan beni uyandırdı ve düşünmeye davet etti. Gerçekten bunu yapmalı mıydım?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ogre
Game Master
Game Master
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 271
Yaş : 25
Nereden : evimdeki bilgisayardan girdiğim gm hesabından
Lakap : Gm
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 27/04/12

Karakter
Zanpakutou: Pc klavyesi
Puan:
7777777/7777777  (7777777/7777777)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen bir oda...   Cuma Tem. 06, 2012 8:38 am

Çocuk sözlerini söyleyince önce biraz korkuyor. Gözlerinden akan yaşları fark edebiliyorsun, sonra çocuk konuşmaya başlıyor: ''Ulan bi rahat edelim dedik, adam gibi moratoryum tepkimesinden faydalanarak kobayı kendi çapında spin attırma yolundan faydalanarak ruhsal ayırtma yapalım sonrada fizilzoku ile de gücü mühürleyeyim dedimdi ablanın yaptıklarına bak yaa!'' konuşmasının ilk başlarında sakin olsa da sonlara doğru iyice sinirlendiğini ve giderek sesinin kalınlaştığını farkediyorsun. ''Senii!... SENİ DUELLOYA DAVET EDİYORUM LAAN! SEN KİMSİN DE TÜPÜMÜ AÇACAKSIN? BABAMA DİYECEM SENİ LAAAĞN!!!! diyor. Sol elindeki kaşığı sıkı sıkı iki eliyle tuttuğunu görüyorsun. Kaşığı tamamen sana dönük olarak duruyor. ''Kontrol komutu 8: Topuuz!'' diyor ve elindeki kaşık bir anda irileşmeye başlıyor. Ve aldığı görünüm bu oluyor...

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
kiyoshi mamoru
Gotei 2 FukuTaichou
Gotei 2 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 168
Yaş : 104
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 12/08/10

Karakter
Zanpakutou: sasori
Puan:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen bir oda...   Ptsi Tem. 09, 2012 4:44 pm

Yavaşça arkamı dönüp çocuğa doğru baktım. Söylediklerim konusunda nasıl tepki vereceğinden emin olmak istiyordum. Söyleyecekleri sözlerin benim için bir önemi yoktu sadece tepki önemliydi benim için. Ona baktığımda ağladığını fark ettim. Benden korkmuştu bu yüzden ağlıyordu.Gözlerinden düşen su damlalatı yanaklarından akıp usulca yere düşüyordu. Bir an tüm vücudumu yayan bir Bütün vücuddum titremeye başladı. Mide kaslarım başta olmak üzere vücudumdaki bütün kaslar kasıldı ve içimde garip tehlikedeymişim gibi bir his doğdu. Sanki bu çocukla ilgili bir şeyler ters gidiyordu. Kendi kendimi sakinleştirmeye çalışsam dahi başaramadım. Bir şeyler ters gidiyordu ve bundan emindim ancak ters giden şeyin ne olduğu konusunda ufacık bir fikrim yoktu. İçimden bir ses yakında öğreneceğimi söylüyordu.
''Ulan bi rahat edelim dedik, adam gibi moratoryum tepkimesinden faydalanarak kobayı kendi çapında spin attırma yolundan faydalanarak ruhsal ayırtma yapalım sonrada fizilzoku ile de gücü mühürleyeyim dedimdi ablanın yaptıklarına bak yaa!' dediğini düşüncelerimin arasında zar zor duymuştum. Sesi başlarda sakin gelsede sonlara doğru ritmik bir şekilde artarak apayrı bir hal almıştı. Karşımdaki ağlayan korkak çocuk sinirli ağzından alevler fışkıran bir ejderhaya dönmüştü. En komiği de o kadar kısa ve kolay olmuştu ki gerçek yüzünü bu kadar kısa sürede göstermeye başlaması ben bile şaşırmıştım. Gülümsedim ve o
''Senii!... SENİ DUELLOYA DAVET EDİYORUM LAAN! SEN KİMSİN DE TÜPÜMÜ AÇACAKSIN? BABAMA DİYECEM SENİ LAAAĞN!!!! Diye bağırdı. Bunu duyduktan sonra mideme giren kısa ve ani bir krampın ardından damarlarımda adrenalinin dolaştığını hissettim. Bu his beni dinçleştirdi ve kılıcı elimle daha sert tutup saldırı pozisyonu aldım. Beynimde bir alarm çaldı. Tehlike alarmıydı bu. Öldür onu, öldür onu diyordu beynimdeki bu alarm. Çocuk elindeki dondurma kaşığını o kadar sıkı tutuyordu ki eğer biraz daha zorlarsa tutmak için kastığı kollarındaki damarlar patlayacak ve kanlar etrafa fışkıracaktı. Gerçi bu olayın sonuncunda bu oda kan kırmızısıyla boyanacaktı ama asıl önemli olan bu değildi. Asıl önemli olan bu odayı kan kırmızısına boyayan kanın kimin olacağıydı.
''Kontrol komutu 8: Topuuz!'' dedikten sonra elindeki kaşık yavaşça irileşmameye başladı. Elindeki kaşığın irileşmesini beklerken rakibinin hazırlanmasını bekleyen usta ve onurlu savaşçılar gibi hissettim kendimi. Ama farkında olduğum tek bir gerçek vardı o da ben ne usta bir savaşçıydım ne de onurlu biriydim. Sadece ölmemek için öldüreren manyak bir shinigamiydim ve içimde çocuğu parçalara ayırma arzusu duyuyordum. İçimden kişisel değil dedim. Lütfen üzerine alınma çocuk senin yerinde kim olsa ona da aynı şekilde hissederdim diyerek gülümdedim. Sonra üstün silah dondurma kaşığının aldığı son hale baktım. O masum kaşık iğrenç bir silaha dönüşmüştü. Sap kısmı kalınlaşıp bir silindir halini alırken üst kısmı büyük bir topa dönüşmüştü. Üzerinde kemik parçalarına benzeyen tahta çıkıntılar vardı. Silahı oluşurken bu çocuğun ne olduğunu merak ettim. Bir shinigami olmadığı kesindi. Belki de şimdiye kadar hiç görmediğim bir hollowdu. Kim bilebilir diye iç geçirdim. Önemli olan kim olduğu değil ne kadar güçlü olduğuydu.
Bu sefer içimden değil dışımdan çocuğun rahatça duyabileceği bir seste
_ Silahın güzelmiş ama biliyor musun benimki daha güüüzeeel. dedim çocuksu bir ses tonuyla ardından
_ Bakudō No.62 Hyapporankan! Diye haykırdım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ogre
Game Master
Game Master
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 271
Yaş : 25
Nereden : evimdeki bilgisayardan girdiğim gm hesabından
Lakap : Gm
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 27/04/12

Karakter
Zanpakutou: Pc klavyesi
Puan:
7777777/7777777  (7777777/7777777)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen bir oda...   Salı Tem. 10, 2012 10:11 am

Çocuğa bakudou nu yollamak için hamleni yapıyorsun. Yalnız bakudounu göndermen ile birlikte bakudou resmen elinde patlıyor! 5 metre kadar geri fırlıyorsun haliyle, saldırırken sabit bir duruş almaman ve sağlam durmaman genel sebepleridir. Buna rağmen senden çok daha çelimsiz olan çocuk patlamanın etkisi ile arkasındaki duvara çarpıyor. Elindeki kocaman topuz, geri tepmenin etkisi ile çocuğun kafasına doğru oldukça sert bir giriş yaparak çocuğun kafasını duvara çiviliyor resmen. Oracıkta can veriyor çocuk, istersen topuzu ganimet olarak alabilirsin. Bu arada yaptığın bakudou "Hyapporankan" olmaktan çok uzak. Küre şeklinde bir reiatsu kğtlesi atmış bulunmaktasın dışarı. Attığın reiatsu kütlesini daha önce hiç görmedin. Anlaşılan yanlışlıkla bir kidou icat etmiş gibisin...

out: Gelelim şimdi ödüllere...

-Özel bir kaşık kazandın. Şu ölen çocuğun dondurma kaşığı...
-Yeni bir kidou kazandın, özellikleri rp inde ortaya çıkacak...
- +2 (artı iki) puan kazanmışsındır diyeyim...

Hepsini imzanda istiyorum...


Kilit. Yeni konun tarafımdan açılacak...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Bilinmeyen bir oda...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Bilinmeyen bir oda...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bleach RPG :: Soul Society :: Divisionlar :: Gotei 2-
Buraya geçin: