AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Birkaç Rp olarak sunucam aslında sadece kısa kurgu açılımları.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Nex Sacramentum
Gotei 11 FukuTaichou
Gotei 11 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 21
Yaş : 27
Nereden : İzmir
Lakap : DarK_MessiaH
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 20/01/12

Karakter
Zanpakutou: Chaos Eater
Puan:
74/100  (74/100)

MesajKonu: Birkaç Rp olarak sunucam aslında sadece kısa kurgu açılımları.   Cuma Ocak 20, 2012 6:51 pm

Birkac tane kendi kurgum olan Rp leri yazdım.Gerci hangisi onaylanır bilemem ama umarım beğenilir Smile


Undead Kral'ın Dönüşü

Fafner ceza odasından harabelere gelmişken yolundan onun takip edilebileceği düşünmüş ve karanlık ormanın babasının onu cehenneme soktuğu yere gelmişti.Eflatun gözleri kin ve nefretle bulanmışken kardeşinin şu an ki kaybı onu derinden etkiliyordu.Tek yapabileceği onu cehennem kapılarını açıp ne kadar nefrette etse babasından,yani Lord Sovereign den yardım istemek zorunda kılıyordu.Ortalığa geldiğinde ölmüş bedeni yere yavaşca bıraktı.Soluk yüzüne son defa bakmış ve sözcükleri fısıldamaya başlamıştı bile elleri kızarmaya başlamış,siyah bedeni yavaş yavaş alevin kızgın sıcaklığı le dolmaya başlamıştı.Fafner'in ilk defa canı bu denli yanıyordu.Cehennemin sıcaklığı öyle dehşet vericiydi ki babasının kanı bile bu acıyı anca yavaşlata biliyordu.Sözcükleri bitirdiğinde gözlerindeki eflatun güzellik gitmiş,yerini ateş sarısı bir görüntü almıştı.Üç adım geri yürüdü ve elinin birini yere vurdu yerler oynamaya başlamıştı.Bu onun ömrünü kısaltıcaktı,herşeyin farkındaydı.Cehennemin kapısını açmayı en son babasından kurtulduğu birkaç büyü ile duymuştu,fakat bu kadar acı vericek olmasını ummuyordu.Yerler yerinden oynuyor etrafındaki birkaç ağaç sıcaklığı hisseder olmuş ki çoktan küle dönmüşlerdi.Fafner hafiften havaya yükseldi bir adım yükseklikte iken Vant'in etrafında gözle görülebilecek halde 5 e bölünmüştü.Yerde oluşan çizimler ve hatlar sanki özenle yapılmış olucaktı ki oluşan görüntü onu gösteriyordu.Elinde oluşan büyük ateş topunu 5 e bölünmüş olan hali ile tam ortaya Vanth'in üzerine vurduğunda,ateşler yeryüzüne püskürmüş ve o ikisini içine çekmişti.Daha sonradan ise herşey normalmiş gibi orman sessizliini koruyordu,baykuş uğultuları dışında.Sıcaklığın kemiklerini eritmemesi için özel bir büyü kullandı,bu ona sanki daha dün öğretilmişcesine taze bir bilgiydi oysaki kandan ve tüm aile ferdlerinin zihinleri bu özel çocuğun hafızasına yıllar önce daha bir bebek iken kazınmıştı.Adımları git gide yavaşlıyordu etraftaki zebaniler onları görmüş olucaktıki üzerilerine geliyorlardı.Yalnız Fafner boynunun arkasındaki ikilemli mührü bilerek açık bırakmıştı.O cehennem krallığının amblemini taşıyan bir hexagram içinde cennetin kanatlarıyla mühredilmiş bir döğmeydi.O bir melezdi cenneti ve cehennemi temsil eden.Sonunda ihtişamlı bir yere gelmişlerdi--tabi Lord Sovereign bu şekilde düşünüyordu.--Bir titandan daha uzun boyu ve iki titan gibi cüssesi göz korkutucuydu.Oturduğu yerde büyük zırhının arkasındaki pelerini gözlerle tahmin edilicek kadar 300-400 bin ölü insan bir taht oluşturmuş,tam cevresini oluşturan 100 bin ölü ise bir çember oluşturmuş sanki güçleri emilircesine sürekli dairesel bir biçimde dönüyorlardı.Karşısındaydı,Sovereign ona kızgın gözlere bakıyordu.Cesedi yavaşça yere bıraktı ve hafiten diz çöktü.Hayatında ilk defa bu babası bile olsa bir kişinin önünde diz çöküyordu.Şimdi neler olucağını bekemekten başka,babasının ona ne diyeceğini beklemekten başka yapabileceği yoktu.Umduğu tek şey bu hayatta edindiği tek kardeşinin hayata geri dönmesiydi ister normal veya bir UNDEAD olarak..

Fafner Yeniden..

Cehennemin içinde sırtındaki o mühür sayesinde çok çok daha güçlüydü.Kronos ise savaşlarını amansızca sürdürmelerine rağmen ne genç yetenek yenilmiş nede Kronos.Fakat ara sıra gelen sözcükler kulağını tırmalasa dahi.Demon Formdaki o uzun zaman dilimi.Zebaniler arasında gecen umursuz savaş.TEk karşısında duran Kronos ve onun bitmek bilmeyen büyüleri.Aslında ikisininde büyüleri.Nede Olsa hatıralar ve bilgiler aynen Fafner da vardı.Dövüş duraksız devam ediyordu.Alevin büyümeleri,parmaklarda oluşan yıldırımların kıvılcımları yeraltı dünyasının depremsel darbeler alışı.Karanlık delikler ve birçok şey ve hızı yüzünden ikiside doğru dürüst seçilemiyorlardı bile.Fafner hayatının en iyi savaşını çıkartıyordu.Evet kendine çok büyük güveni vardı.Ara sıra gencliğinin verdiği zindelik ile fizikselde olsa Kronos'a çok cok hafif vurabiliyordu ve tabi aynı hafiflikte karşılıklarda alıyordu.Fiziksel anlamda bir duruma başladıkları anlarda oluşan form değişiklikleri.' kişiyide yoruyordu.Zaman zaman Fafner'ın soluk alış verişleri.Ağzından çıkan bir duman ile son buluyordu.Cehennemin sıcaklıgı.Onu mührü sayesinde etkilemiyordu.Fakat şimdi o gümüş işlemeli kabzası olan buz ölüm adı verilen bir ejderhanın gücüne sahip olan palayı çok arıyordu.Ona madde düzlemde gönderilen kılıç pek değilhiç işine yaramamıştı.Çünkü hemen çatışmaya başladıgında yer altı dünyasına girişte kırılmıştı.Fakat fiziksel anlamda en sonunda Kronos'a çok sağlam bir darbe vurmuştu.Yüzünün tam ortasına güçlü bir yumruk ve elektirikli büyü yapmış eller ile.Ardına ise bir tekme de kendi göğsüne yemişti.Fakat aklından geçen tek şey de buydu.Madde düzleme geri dönüp Kronosu buraya hapsetmek.Hemen büyülü sözleri söyledi ve ortamda beş tane görünen fafner ile birlikte yerde oluşan rune ler hemen belirmiş kapıyı açmıştı.Kronos aldıgı darbe ile etrafında onu ararken Fafner'ın açtıgı kapı kapanmıştı bile.Madde düzlemden onun duyabileceği şekilde''100 yıl sonra Lord,sadece 100 yıl sen ve ben gibiler için hiçe uzun sayılmayan bir zaman.''demiş ve yağan yağmurun ve demon form'un ona vermiş oldugu yorgunlukla yere yıgılmıştı.Yagmur yagdıkca kendinden geçip bayılmış olan Fafner'ın sırtındaki mühürün aurası ise sönmüş sadece paçavra olmuş kıyafetlerinin altında görünen bir dövme gibi belirgindi.Yüzünde oluşan ve formda uzun süre kalmanın bedenine verdiği değişiklik hadde sıgamazdı.En azından gözlerinin eflatun güzelliği gitmiş yerine kırmızı bir şeytan gelmiş gibiydi.Saçlarındaki rengi solmuştu,gri olmuştu.Fakat o yagmur altında bayılıp giden ve hala Kollarında duran kolluklar içinden çıkan kırmızımsı yıdırımlar ile görünebiliyordu.

Yeraltında Bir Gün

Canavar,pullu sekiz bacağı ile zaman zaman taşı çizerek ormanın sessiz dehlizleri boyunca ağır aksak ilerliyordu.Yankılanan kendi gürültüsünden irkilmiyor,çıkarttığı sesten ürkmüyordu.Bir başka avcının saldırısını bekleyip gizlenmek için telaş da etmiyordu.Karanlık ormanın tehlikeleri içinde bile,bu yaratık güvenlik içinde oldugu duygusundan baska duygu bilmezdi;kim olursa olsun,her düşmanı alt etme becerisinden emindi.Soluğu öldürücü zehrin berbat kokusunu yayıyor,pencesinde sıralanmış mızrağa benzer dizi dizi dişler,en kalın deriyi bile parçalaya bilirdi.Ancak en beteri canavarın bakışıydı;baktığı her canlı varlığı katışıksız taşa dönüştürebilen bir basilisk bakışı.
Bu dev gibi ve korkunç yaratık,türünün en irilerinden di.Korkunedir bilmezdi.
Fafner aynı gün daha erken saatlerde yaptığı gibi basiliskin geçişini izledi.Sekiz ayaklı canavar,burada,onun arazisine giren davatsiz bir konuktu.Fafner basiliskin zehirli soluğu ile rothelarından-sofrasının berekitini arttıran sıgır benzeri yaratıklardan-pek çoğunu öldürdüğüne tanık olmuştu ve sürünün geri kalanı ise sonsuz dehlizlerden aşağı körlemesine,belki de asla dönmemecesine kaçışmışlardı.
Fafner öfke doluydu....
Simdi canavarın dar geçitten,tamda tahmin ettiği yoldan,ağır adımlarla ilerleyişini izliyordu.Silahlarını kınlarından çekti ve herzaman olduğu gibi.Kusursuz dengelerini hisseder hissetmez kendine güven kazandı.O bunlara çocukluğundan beri sahiptive neredeyse 15 yıl sürekli kullanıldıktan sonra bile,silahlarda çok az eskime belirtisi vardı.Şimdi yeniden denenebilirlerdi.
Fafner silahlarını yerlerine geri koydu ve kendisini harakete geçirecek sesi bekledi.
Gırtlaktan gelen bir homurtu basiliski durdurdu.Zayıf gözleri bir kaç ayak öteyi çok az seçebilmesine karşın,canavar merakla ilerisini gözledi.Homurtu bir kez daha duyuldu ve basilisk kamburunu çıkartarak çöküp,bir sonraki kurbanı olacak bu meydan okuyan yaratığın ortaya atılıp ölmesini bekledi.
Epey geride,gizlendiği yerden çıkıp ağaçlardan çok hızlı bir biçimde gecerek koşmaya başladı bir agaca asla çarpmıyordu.Her ağacın içinden gecermiş gibisinden bir yok oluş hızı vardı.Byülü pelerinin içindeyken görünmez olmuştu-Evinin tavanı çöktüğünde bulduğu piwafwisi-ve ağaçlardan ayırt edilemiyordu.Çevik ve ustalıklı haraketleri sayesinde hiç ses çıkartmıyordu.İnanılmayacak kadar sessiz,inanılmayacak kadar hızlı geldi.Canavar ortalığı kokluyordu,gelecek yemeğin zamanını bekliyordu.Aç basilik gözlerini sürekli olarak birkaç noktada birlestiriyordu.Sabrı tükenen canavar öldürme arzusu ile ayaklarını sürerek ilerledi.Basilisk alçak bir dalın altından geçtiğinde,bir zifiri karanlık küresi kafasını çevreledi ve canavarapansız durarak,tıpkı onun beklediği gibi,bir adım geriledi.
Artık canavarın tepesindeydi.Bir kalın dalın üzerinden atladı ve daha hedefine erişmeden,üç ayrı haraket gerçekleştirdi.İlk olarak,Bir kaç büyülü söz ile basiliskin kafasını parlak mavi ve mor alevlerle çevreleyen basit bir büyü yaptı.Bunu çocukluğundan beri biliyordu.Sonra kukuletasını üzüne doğru indirdi,zira savaşta gözlerine gereksinimi yoktu ve bir basilike rastgele bir bakış felaketini getirebilirdi.Ardından,ölümcül palalarını çekerek canavarın sırtına indirdi ve kafasına ulasmak çin pullu kabuğunda ilerledi.Raks eden alevler başını çevreler çevrelemez,basilisk tepki verdi.Alevler yakmıyordu,ancak canavarı kolay bir hedef haline getiriyorlardı.Basilisk dönmeye davrandı fakat daha yarısını bile çeviremeden,ilk pala gözlerinden birine saplandı.yaratık onu ele gecirmek için gerileyip çırpındı.Zehirli dumanını soludu ve kafasını salladı.Fakat fafni daha hızlıydı.Yaratığın agzının ardında,ölümün yolunun uzagında durmayı sürdürdü.İkinci pala basiliskin diğer gözünü buldu,sonra fafner'ın öfkesinin dizginlerini salıverdi.
Birbiri ardına gelen vahşi darbeler canavarın zırhlı kellesine iniyor,pullu kabugundan parçalar kopararak ete dogru dalıyordu.
iri kafanın ardında,fafner tekrar tekrar,belki yüz kez vurdu.Palalar vahşice,zalimce pullu zırhı,eti ve kafasını döverek,basiliski ölümün karanlığına yolladılar.
Daha sonra yerdeki et parçalarına ve palalardan inen kanın yere damlayışlarını izledi ilkel bir savaş çığlığı ile zaferini ilan etti..
O fafnerdı ve karanlık orman onun yuvasıydı.
Kendi kendine konusuyordu.''Diş ve pençe acısı,boşluk ve sessizliğinkinden daha büyük olabilirmi.??''kendine soruyordu hafiften bir gülümseme ile''Sanmıyorum..!!''demişti sadece...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Eyvah Admin
Genel Yönetici
Genel Yönetici
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1668
Yaş : 24
Nereden : Nereye...
Lakap : Admin
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 23/01/09

Karakter
Zanpakutou: Yönetim Paneli asddasdasd
Puan:
9999999/9999999  (9999999/9999999)

MesajKonu: Geri: Birkaç Rp olarak sunucam aslında sadece kısa kurgu açılımları.   Çarş. Ocak 25, 2012 12:00 am

Renklendirme 9/10
Konuşma pek az idi. Renklendirilebilecek her şeyi tek renk yapmişsin.
-Betimleme 17/20
Bence gayet verimliydi. Ama bazı kelimeler yüzünden kafam kariştiği için yeniden okumak ve düşünmek zorunda kaldım. Bir ve üçü daha net buldum. İki sorunlu geldi açıkçası.
-Akıcılık 15/20
Belki de kurgu daha net olmadiğindan arada değil çok kafam karişti. İkinci rpde kısa kısa cümleler yapman bile akıcılığa yarar sağlayacağina daha da kötü etmiş.
-İmla 5/20
Spoiler:
 
-Kurgu 18/20
Genel olarak iyi ama konudan kopuk hissettim. Bir de ki kurgu çok netti. İkide bir kurgudan çok savaşı anlatıyordu ama bir neden yoktu. Üç ise sadece basit bir saldiriydi. İyi yazilmişti ama bir kurgusu yoktu açikçasi.
-Uzunluk. 10/10
Toplam: 74 ediyor o.o Bir daha topla. Bu saatte bu kadar.
Oldukça pozitif bir değerlendirme yapmaya çaliştim. Fazla kirdiğimi düşünüyorsan itiraz hakki serbesttir...

_________________
Admin'i kızdırmayın:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://bleachrpg.forums-rpg.com
Nex Sacramentum
Gotei 11 FukuTaichou
Gotei 11 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 21
Yaş : 27
Nereden : İzmir
Lakap : DarK_MessiaH
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 20/01/12

Karakter
Zanpakutou: Chaos Eater
Puan:
74/100  (74/100)

MesajKonu: Geri: Birkaç Rp olarak sunucam aslında sadece kısa kurgu açılımları.   Çarş. Ocak 25, 2012 1:01 am

Çok uzakta karanlık ormanda,cüppesi yüzünü neredeyse tamamen kapatıyor,biraz kestiriyordu.Gözlerini aniden açtı,eflatun gözlerindeki alev cüppenin altından belirgin bir hal almıştı olan herşeyi görebiliyordu.Birşeyler akademide karışık hal almıştı ve Vanth'in yine bir işe bulaştığını hissetmişti.Ellerine bakıyordu,teninden kalkmış lanetin izlerine,yinede tam olarak yok olmayan lanet bedeninde garip figürleri bırakmıştı.Bedenindeki hatlar.Demon forma gectiginden kalan yanmış izler.Yavaş adımlarını gizlemeye gereği yoktu.Okula girmek için ayağa kalkıp gücünü serbest bıraktı ama girememişti.Hatta oldugu yerde kalmıştı.Sadece bir titreşim gibi bedeni görüntüye girmişti.Birşey oraya girmeyi engelliyordu bir güç bunu sağlıyordu.En son yaptığı şeyleri anımsadı birden.Vanth'in gücünü engellemişti.Peki yapılmış ve yerinde duran güçleri yok edebilirmiydi,bilmiyordu.Okulun dışında bir yere geldi.Oluşan kalkanı insanlık dışı mistik görüşü ile rahatça görebiliyordu.Parmak uçlarındaki siyahlık hala duruyorken.Eski lordların hafızaları beyninde dolanıyordu.Yumruğunu sertçe kalkan şeklini almış güce patlattı ve dudaklarından süzülen mühürlenmiş büyülü sözcükler.Duvarı çatlatmıştı.Güçlü bir büyüydü,galiba okul saldırıya uğramıştı,peki ışığın savaşçıları neredeydi.?Bunları düşünecek vakti yoktu.Tekrardan aynı büyüyü kolluklarını takarak yaptı.Vucudundaki mührü parlıyordu.Ve sadece vurmasına gerek kalmadan parmak ucuyla dokandığında kalkan toz bulutları haline gelmişti.Beyninde yankılanan ses Sovereign'in sesine cok benziyordu.Şeytani bir kahkahadan ibaretde olsa.Vanth'in etrafına uzaktan göz gezdirdi birkaç çömez ve görmediği çoklukta büyük bir ordu.Koruyucular varmı yokmu hiç bilmiyordu.Ama onun için koruyucular etkisizdi,bu kolluklar olduğu sürece onu durdurabilecek tek kişi Sovereign'in kesdisinden başka kimse değildi.Gözlerini hafif adımlarla yürürken bulutlara çevirdi.Oluşan bulutlardan çıkan yıldırımlar kollarında birikmeye başlamıştı.Bir tür rüzgar haraketi ile bedenine rüzgardan bir kalkan oluşturmuştu.Parmak uçlarındaki buz mavimsi yıldırımların kıvılcımları çok fazla belirgindi.Vanth'in üstünden havada bir kapı açmıştı.Seytani bir gülümseme ile hafiften Kronos'a dogru ''Lanet olası orduna elveda desen iyi olucak''demiş ve kollarında biriken yıldırımları bırakırken dudaklarından birkaç büyülü söz söylemişti son söylediği ise Chain Lightning sözüydü.kollarından çıkan yıldırımlar bulutlarla birlikte yeniden bedenine dolan yıldırımla tekrar tekrar besleniyordu.Tavanları yıkan güçlü şimşekler,o koskoca görünen orduyu birkaç saniyede kül etmeye yetmişti.İster ölümlü ister ölümsüz bir ordu olsun beyne ve başa gelen her yıldırım herşeyi yok ederdi.Ölümsüzler sadece başları kesilip yakıldıklarında yok olurlardı.Ve bu güçteki bir yıldırım patlaması buna yeterli ve artmış görünüyordu.Hala bedeninde dolanan gücün farkındaydı.Ne yüzünde bir gülümseme nede hayran kalmış bir şaşkınlık vardı.Sadece bir barbarın korkusuz sert bakışları Kronos'a dikilmişti.Yan yana yeniden omuz omuza mücadele için Vanth'i yalnız bırakmamıştı.Sadece mistik görüş ile zihinsel telepati kurarak Kronos'un zihnine şu sözleri göndermişti.''Çok fazla düşünüyorsun.'' demiş ve hafif bir sırıtış dudaklarını hapsetmişti.Sigara yaktı tekrardan,beklemeye koyulduğu anlarda karşısındaki kişiyi en çok kızdıran şeydi,umarsız bir halde sigara yakışı.Fakat bu kadarı yeterdi.Sigarasının son dumanını ciğerlerine yavaşca çekti.Dumanı soluduktan sonra eflatun gözlerinden çıkan auranın görüntüsü herşeyden korkunçtu.Ağacın dalından hafifçe doğrulup bir adım attı ve Kronosun ensesine sigarayı bastı.Kronos da olsa bu sıcaklığı hafiften hissetmis olmalıydı.Sadece işe biraz eğlence katıyordu.Kolluklardan çıkan enerjinin boyutları git gide büyüyordu.Eski tüm lordların hafızası beyninde iken Kronos'un Fafner'ı alt etmesi hiçde kolay sayılmazdı.Ki en son farkettiği güç engelleme kollukların sayesinde mastırlıga kadar ulasıyordu.Bedenindeki kıyafetleri yere düşürmüştü.Sadece Pantolonu ve kollukları giyiliydi.Üzerindeki mühür iyice belirginleşip kızarmaya başlamıştı.Yavaştan alev alır gibi oldu.Omzunun üzerinden kanatları çıkmıştı,demon form yavaşca ortaya çıkıyordu.Düz bir hatta sahip güçlü kasları ile Fafner titan boyundaki haline geçmişti.Sovereign e hafif benzeyen hali.Ortaya çıkan zebanileri durdurmaya yetmişti.Aile mührü ise ortamı sessiz bir hale sokmuştu.Varis hak edileni alır gibiydi.Ancak bu ona yetmiyordu.Kaba ve sert mizacı ile arkasına bakmadan diğerlerine seslendi ''Gidin burdan.''Bütün bilgi yaşam ömür ne varsa Fafner aklında bunca şeyden nefret ediyordu.Ama arada da hoşuna gitmiyor değildi.Sovereign denen o kişinin varoluştan onceki asıl Lordların Şeytan,Michael,Gabriel ve israfel 4 büyük kişiden sadece babası olan şetanı öldürmesi.Daha sonradan,annesinden gelen ışığın kralicesinin öldürmesi ve birçok şey ve onların yapabildiği herşey beyninde kazılıydı.En sevdiği şey ise Gabriel'in yaptığı gücü engelleyip etkisiz hale getirmekti.Bu yüzden aklını her karıştırdığında Sovereign'in yani asıl adı ile Mammon'un.Ondan sürekli uzak durduğunu görüyordu.Elementlerin gelişinin Michael dan ve kıyametin son gününe kadar İsrafel'in gücünü saklıyacağı.Herşey beynindeydi.Düşünceleri başından bir anlığına attı ve sadece hafızadaki kullanılabilecek herşeyi hatırlamaya başladı.Demon form da duraksıyan zebaniler sadece beklemeye koyulmuşlardı.Karşılarında Sovereign'in bir oglu oldugunu sadece duyanlar.Sasırmış digerleri ise boyun egmişlerdi.O kukla denen ordu ise ne yaptı belli değildi.Ugraşmaya bile degmez bos tuzaktan başka birşey de degillerdi.Tek yapılıcak şey Kronos'u ya yok etmek yada cehennemine hapsetmekti.Yinede bir Lord la dövüseceği için havası yerinde sayılmazdı,çünkü en son Sovereign'in ona vurduğu hafif tokat bile onu metrelerce savurmuştu,ama demon form'un gücünü daha test etme fırsatı bulamamıştı.Elindeki bu büyülü palalar pek işe yarıycak da değillerdi.Karşısında sıradan bir zebani felan olsaydı,evet işe yararlardı,fakat iş bir Lord olunca beyninden yankılananları duymaya başladı.Sovereign de okuldaydı ama neden??Bilmiyordu.Sadece bir yıldırım ile şu hayatına kadar hiç görmediği büyük bir kılıç yere düşmüştü.Özelliğini bilmesede.Ama bunun bile işe yaramasa babası denen o kişi yollamazdı.Kılıcı eline aldığı anda karıncalanan elleri tutmakta ilk önce zorlanmıştı.Ruhunu emen bir kılıç gibi.Sonradan yavaşça alıştı tabi bu çok kısa bir süre olmuştu.Kronos'un karşısında demon form'un ona verdiği gücün sonsuzluğunu tatmak için neler olucağını beklemeye koyuldu.Kılıcın kabzasının yanından iki eliyle onlara yaslanmış duruyordu.Tek şey dudaklarından çıkan kaba ses ise yankılanırcasınaydı..''Eeee öyle bakıcakmısın.''




Biliyorum puanlama yapıldı Very Happy fakat bunu msn den gönderdim siteye yaz dedin bende yazayim dedim Very Happy 2. olanın başlangıç kısmı Very Happy tabi 2. ile arasında gecis rp si de var ama onu hala arıyorum önbelleklerden Very Happy bulayım onu da yazıcam Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Nex Sacramentum
Gotei 11 FukuTaichou
Gotei 11 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 21
Yaş : 27
Nereden : İzmir
Lakap : DarK_MessiaH
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 20/01/12

Karakter
Zanpakutou: Chaos Eater
Puan:
74/100  (74/100)

MesajKonu: Geri: Birkaç Rp olarak sunucam aslında sadece kısa kurgu açılımları.   Çarş. Ocak 25, 2012 1:01 am

Birde puanlama için teşekkürler. Hatalarımı görmek iyi oluyor Wink
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Birkaç Rp olarak sunucam aslında sadece kısa kurgu açılımları.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Aslı Enver
» Linkleri Herkes görüyor.Nasıl sadece üyelere gösterrim
» Forumda sadece adminler avatar alabilsinler
» Sağ tuş yasağı sadece anasayfada değil her yerde ! :S
» Kullanıcılara Gönderdiğim Mailler {MESAJ} Olarak Görünüyor

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bleach RPG :: RPG Başlangıç :: Rp Puanlatma-
Buraya geçin: