AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Yeni Sınıf

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Eyvah Admin
Genel Yönetici
Genel Yönetici
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1668
Yaş : 24
Nereden : Nereye...
Lakap : Admin
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 23/01/09

Karakter
Zanpakutou: Yönetim Paneli asddasdasd
Puan:
9999999/9999999  (9999999/9999999)

MesajKonu: Yeni Sınıf   Cuma Şub. 18, 2011 10:54 pm

---

_________________
Admin'i kızdırmayın:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://bleachrpg.forums-rpg.com
Naosuke Jin
Gotei 5 FukuTaichou
Gotei 5 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 72
Yaş : 96
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 13/02/11

Karakter
Zanpakutou:
Puan:
88/100  (88/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Salı Mart 01, 2011 6:54 pm

Franky Sınıfa Girdiğinde Her Kez Ona Bakıyordu. Heycanlı Bir Şekilde İçeri Girdi... Büyük Bir Sınıftı Burası Cam'dan Güneş Alıyor, Hava Kapalı Olan Günler İçinde Lambalar Vardı '' Güzel Bir Sınıf Meyhaneye Benzemediğine Sevindim! Bir Yerde Kınları İçinde Kılıçları Vardı Eğitim İçin Sınıfta Belli Başlı Eğitim, Geri Kalan Uygulamı Eğitim Dışarıda Yapılıyor Diye Biliyordum '' dedi Ve Yeni Hocasına Ve Öğrencilere Bi Selam Attı... Ve Sınıf Biraz Dolu Gibiydi Yer Aradı Ve Tek Başına Oturan Bir Kız Gördü Kız Gerçekten Çok Güzeldi, ''Şeeeey! Hrmm Acaba Buraya Oturabilir miyim ? '' dedi Ve Kızdan Bir Yanıt Bekledi...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Zenryou Nagai
Shinigami Öğrencisi
Shinigami Öğrencisi
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 42
Yaş : 26
Nereden : Soul Society
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 01/03/11

Karakter
Zanpakutou: Warglaive Of Azzinoth
Puan:
44/100  (44/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Salı Mayıs 24, 2011 9:56 pm

Önümde duran kocaman kapının gölgesinde soluklanıyordum.
Bina o kadar büyük ve genişti ki güneşi buradan göremiyordum.
Gökyüzü açıktı ve masmaviydi.
Kapıdan girmek istediğime o kadar emindim ki beni neyin durdurduğunu bilmiyordum.
İçimde yüreğimi hala soğuk tutan bir tedirginlik vardı.
Buradan içeriye adımımı attığımda, her şeyin tamamen değişeceğini biliyordum.
Sonunda olmak istediğim yerin tam önündeydim.
Bundan sonrası için beni destekleyen ailemin, artık bastonum olmasından vazgeçmiştim.
Tek başıma da ayakta durabileceğimin kanıtıydı bu kapının önünde durmam.
Güneş olabildiğince sıcaktı. Binanın beyaz yüzeyi karın üzerinde yuvarlanmak istediğimi hatırlatıyordu bana.
Sıcağı seviyordum, ateş oyuncağım gibiydi. Fakat bugün vücudum bile kendini reddediyordu.

Derin bir soluk aldım ve kapıdan içeri adımımı attım.
Shinoreijutsuin… Sonunda devasa büyüklükteki kapının ardındaydım.
Bahçesi görüp görebileceğim en güzel bahçelerden biriydi. Sanırım daha önce hiç bu kadar ağacı bir arada görmemiştim.
Ağaçların yerdeki gölgeleri bana geçmiş hayatımdan kesitleri hatırlatıyor gibiydi.
Yürümeye devam ettim.
Binaya yaklaştıkça kalp atışlarım daha da artıyor, sanki tabanlarımı hissetmiyordum.
Düşüncelerim yanımdaki tek arkadaşım gibiydi. Kendimi sakinleştirmeye çalışarak büyük binanın kapısından içeriye girdim.
Etrafta shinigamiler koşuşturuyorlardı.
Bazılarının rütbeli olduklarını görebiliyordum. “Acaba eğitmenimiz hangisi olacak” diye düşünmeye başladım içimdeki buzdan tedirginliği bastırmak istercesine.
Mutluydum. Bu, hayatımdaki sayılı mutluluklardan biriydi. İçimdeki heyecan, mutluluğumun etrafında ılık bir rüzgar gibi esiyordu. “Genel bilgilerin alındığı salon.
Acaba nerede?”
Yürümeye devam ediyordum.
Her adımımda karşıma çıkan shinigamileri dikkatlice izliyordum.
Sayısı üçü geçemeyecek topluluklar olarak yanımdan geçiyorlardı.
“Dur bir dakika… Hiç öğrenci yok mu? Olamaz, geç kalmış olamam!” İlk günden böyle bir şeyi kendine yapabildiğine inanamıyordum.
Fakat saat… Bu kadar oyalanmış olamazdım. Adımlarımı hızlandırdım.
Salonun önüne geldiğinde kalp atışlarım vücudumu tamamen ele geçirmişti.
Nefes alıp verişim bundan daha fazla hızlanamazdı. Kapıdan içeri baktığımda biraz da olsa sakinleşebilmiştim.
Sınıf doluydu fakat eğitmen henüz gelmemişti. Biraz duraksadıktan sonra etrafı süzdüm…
Sınıfta rahatsız etmeyecek şekilde hafif bir uğultu vardı. Öğrenciler birbirleriyle konuşuyor, tanışmaya çalışıyorlardı.
Bazılarının arkadaşlığının burada başlamadığını yüzlerindeki ifadelerden kestirebiliyordum.
Yavaşça yürümeye başlayarak sıralara göz attım. Pencerenin yanında, öndeki sıra en ideal yermiş gibi görünüyordu gözüme.
Sanki olacaklardan hem uzak hem de yakınmış gibi hissettirdi bana…

[out] Not defterinden yazdığım için bu şekilde oldu kusura bakmayın (Word bozuk)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Shizu Ishi
Gotei 12 FukuTaichou
Gotei 12 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 348
Yaş : 26
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 06/05/11

Karakter
Zanpakutou: Arashi
Puan:
88/100  (88/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Çarş. Mayıs 25, 2011 12:36 am

Out: Rp’ye dalış yapıyorum burada. Gm olmadığı için ve siteyi canlı tutmak amaçlı (tabi birazda kendimi düşünerekten Razz), Zenryou Nagai bana 12. takımda olmak istediğini söyleyince, rütbemi de baz alarak onunla çalışmamın sakıncası olmadığını düşündüm. Kendileri önümüzdeki 4. savaşa kadar rp puanını yükseltmek istemiş. Admin-sama eğer hatalıysam affola. Pasiflik durumunu sende biliyorsun. Bu bir daha tekrarlanmayacaktır.


Akademide eğitim zamanı sonunda gelmişti. Takımımıza gelen yeni öğrencileri merak ediyordum. Gökyüzü bugün benden yanaydı. Kaptanımız olmadığı için her zamanki gibi takım çalışmaları da bana kalmıştı. Birkaç dakika sonra genel bilgilerin alındığı salonda toplanacaktık. Etrafta koşuşturarak salonu bulmaya çalışan öğrencileri seyrettim bir süre. Rütbemi kazanana kadar aldığım eğitimin ne kadarını onlara sunabilecektim acaba?

Yüzlerindeki tedirginliklerin farkındaydım. Hepsinin aklında “Neler olacak acaba?” sorularının yankılandığı tecrübesiz bakışlarından belli oluyordu. Kapının önüne yaklaşmaya başladığımda içeri son giren öğrenci dikkatimi çekmişti. Nefes nefese kaldığını omuzlarının hızla inip kalkışından hissedebiliyordum. Aklıma bu salona ilk girişim geldi. Herkesin bana baktığı, yüzümün ateş kesildiği, eğitmenimin gözlerinde gördüğüm sakin ve gülümseyen bakışlar gözlerimin önünden tek tek geçiyordu. Sınıfa geçip oturmasını bekledim. Duraksamaya başlamıştı. Aklından neler geçiyordu acaba? Tedirginliği sanki onu bir anda vazgeçirecekmiş gibiydi. Vücudunda başlayan titremenin heyecandan mı yoksa tedirginlikten mi olduğunu kestiremiyordum. Beklemenin zamanı değildi artık. Sınıfa girmem gerekiyordu. Yavaş adımlarla kapıya doğru yürümeye başladığım anda sınıfa ilerlediğini gördüm. Neden olduğunu bilmiyordum ama bu beni rahatlatmıştı.

Yavaş adımlarla kapıdan içeri girdim. Sınıftaki uğultu birkaç saniye içinde kesilivermişti. Bütün gözler üzerime dikilmişti. Üzerimde garip bir baskı hissettim. Birkaç saniye sınıfa göz attıktan sonra dikkatimi az önce kapıdan içeri giren çocuk çekmişti. “Sanırım bir tesadüf çemberinin içine girdik.” düşüncesi aklımın bir ucundan duraksamadan geçti. Tekrar sınıfa döndüm ve “Adım Shizu Ishi. Şu dakikadan itibaren zorlu bir eğitimin kapısını açıp içeri girdiniz. Burada yaşayacağınız deneyimler sadece size öğretilenler olarak kalacak. Akademiden mezun olduktan sonra gerçeklerle karşı karşıya geldiğinizde, tökezleyip çamurun içine yuvarlanmak istemiyorsanız burada olduğunuz süre içerisinde öğretilenleri kendiniz uygulamalısınız. Ölmek için burada değilsiniz. Korumak için buradasınız. Eğer korumayı becerememek gibi bir düşünce oluşmaya başladıysa aklınızda şuanda bu sınıftan çıkıp gidebilirsiniz. Eğer kalacaksanız, güçlü olacaksınız. Size sadece bildiklerimi gösterebilirim. Öğrenmek sizin elinizde. Unutmayın, artık biz bir takımız.” diyerek kısa bir konuşma yaptım. Öğrencilerin yüzlerindeki tedirginlik artık daha da belli oluyordu. Onları rahatlatmak istercesine yüzümdeki soğuk ifadeye tebessüm kondurmaya çalışarak pencerenin önünde oturan sarışın, mavi gözlü çocuğa dönüp “Kendini sınıfa tanıtmaya ne dersin? Seni buraya getiren amaç nedir? ” diyerek ona doğru ilerledim. İçimdeki onu tanımak düşüncesine engel olamıyordum...



En son Shizu Ishi tarafından Çarş. Mayıs 25, 2011 7:15 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Zenryou Nagai
Shinigami Öğrencisi
Shinigami Öğrencisi
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 42
Yaş : 26
Nereden : Soul Society
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 01/03/11

Karakter
Zanpakutou: Warglaive Of Azzinoth
Puan:
44/100  (44/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Çarş. Mayıs 25, 2011 1:12 am

Biraz tedirgindim ama yerime oturunca kendimi biraz rahatlamış hissettim...

Sınıfta bir uğultu sesi vardı bir anda ses kesildi...
arkamı döndüğümde yeşil ve uzun saçlı genç biri gözüktü kapının ardından. Uzaktan tam seçememiştim bu kişinin kim olduğunu ama yavaş adımlarla ilerlerken
kim olduğunu hatırladım bu kadın babamın eski arkadaşı Shizu Ishi idi...
babam benim küçüklüğümde dostu Shizu Ishi ile olan anılarını anlatırdı.

Derken kendisini tanıtmaya başladı.“Adım Shizu Ishi. Şu dakikadan itibaren zorlu bir eğitimin kapısını açıp içeri girdiniz. Burada yaşayacağınız deneyimler sadece size öğretilenler olarak kalacak. Akademiden mezun olduktan sonra gerçeklerle karşı karşıya geldiğinizde, tökezleyip çamurun içine yuvarlanmak istemiyorsanız burada olduğunuz süre içerisinde öğretilenleri kendiniz uygulamalısınız. Ölmek için burada değilsiniz. Korumak için buradasınız. Eğer korumayı becerememek gibi bir düşünce oluşmaya başladıysa aklınızda şuanda bu sınıftan çıkıp gidebilirsiniz. Eğer kalacaksanız, güçlü olacaksınız. Size sadece bildiklerimi gösterebilirim. Öğrenmek sizin elinizde. Unutmayın, artık biz bir takımız.”
diyerek kısa bir konuşma yaptı.

Shizu Ishi çok disiplinli birine benziyordu... doğrusu onu ilk gördüğümde onuda bir öğrenci sanmıştım. Bukadar genç bir FukuTaichou ilk defa görmüştüm.

Shizu Ishi bana doğru dönerek "Kendini sınıfa tanıtmaya ne dersin? Seni buraya getiren amaç nedir?" diyerek bana doğru ilerlerledi.

Acaba neden ilk bana soru sormuştu... herkesin gözü bir anda bana çevrilmişti...ilk kendimi rahat hissediyordum fakat bana soru sorulunca kendimi tedirgin hissettim...
Kendime güvenimi toplayarak "Ben Zenryou Nagai... babam Saikyou Nagai. Babam Shiba Klanı üyesidir. Buraya gelme amacım babamın tek isteğini yerine getirmek ve annemi öldüren hollowlardan öcümü almak için kendimi geliştirmektir efendim..."
diyerek yerime geçtim...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Shizu Ishi
Gotei 12 FukuTaichou
Gotei 12 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 348
Yaş : 26
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 06/05/11

Karakter
Zanpakutou: Arashi
Puan:
88/100  (88/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Çarş. Mayıs 25, 2011 1:41 am

Yavaş adımlarla iyice yaklaşıp yanına geldiğimde tedirginliği bakışlarından belli oluyordu. Sakin olmaya çalışıyordu fakat kalp ritmindeki değişikliği olduğum yerden hissedebilecek kadar çok öğrenciyle karşılaşmıştım. İlk günden ciddiyetimi bozmak istemiyordum. Fazla konuşmayı da sevmediğimden sadece dinlemek istiyordum. Israrlı bakışlarımı yüzüne diktim. Sınıf hala büründüğü sessizliğinden çıkamamış, herkes dikkatlice bu çocuğa bakıyordu. Yavaşça ayağa kalkıp karşıma dikilerek, sakin olmaya çalışıp konuşmaya başladı: "Ben Zenryou Nagai... babam Saikyou Nagai. Babam Shiba Klanı üyesidir. Buraya gelme amacım babamın tek isteğini yerine getirmek ve annemi öldüren hollowlardan öcümü almak için kendimi geliştirmektir efendim..."

Nagai-sama… Demek bu ilk görüşte ilgimi çeken çocuk Nagai-sama’nın oğluydu. Yüzüme zorla oturttuğum tebessüm bir anda kayboluvermişti. Nagai-sama, klanda hollowların saldırısına uğradıkları zaman daha asistan bile değildim. Bu kadar uzun zaman sonra bu çocuğun ortaya çıkması ve benim takımımda olması… Bunların bir tesadüften ibaret olmadığının farkındaydım. Nagai-sama dövüş yeteneklerimin farkına varan ilk kişiydi ve çok sevdiğim Hanamichi-sama’yla da tanışmam onun sayesinde gerçekleşmişti. Güçlerimin ve yeteneklerimin farkına varıp geliştirilmesinden yana olduğunu söylediğinden beri çalışmaktan vazgeçmemiştim. Teğmen olmamın üzerinde en büyük etkilerden biri olarak, kendime yakın gördüğüm belki de üç-beş kişinin en başlarındaydı. Çoğu zaman öğrencilik dönemimde yaptığım çalışmaları merak edip beni seyretmek istediği zamanlarda onun karşısında dövüşmekten hoşlanıyordum. Sanırım çocukken duyduğum beni destekleyici o sözler sayesindeydi pes etmeden buraya kadar gelebilmem. “Shinigami, O’nun ne yapmaya çalıştığını hala anlamıyor musun? Bu kadar sersem olma.” Düşüncelerim beni ele geçirmek istercesine yine kafamın içinde yankılanmaya başlamışlardı. İnkar ediyordum. O beni teşvik eden ve bunu kendi isteğiyle yapan tek kişiydi.

Düşüncelerimden uyanmak istiyordum. Dalgın gözlerimi tekrar çocuğun üzerine dikerek, donuk bakışlarla “ Zenryou Nagai, 1 saat sonra antreman alanına gel ve beni orada bekle…” diyerek hızlı adımlarla sınıfın kapısından çıktım.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Eyvah Admin
Genel Yönetici
Genel Yönetici
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1668
Yaş : 24
Nereden : Nereye...
Lakap : Admin
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 23/01/09

Karakter
Zanpakutou: Yönetim Paneli asddasdasd
Puan:
9999999/9999999  (9999999/9999999)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Perş. Mayıs 26, 2011 7:22 pm

*eheh gereksiz mesajlar silindi. eh madem bu konu boş kalmiş senin eğitimin olsun bari.

_________________
Admin'i kızdırmayın:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://bleachrpg.forums-rpg.com
Shizu Ishi
Gotei 12 FukuTaichou
Gotei 12 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 348
Yaş : 26
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 06/05/11

Karakter
Zanpakutou: Arashi
Puan:
88/100  (88/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   C.tesi Mayıs 28, 2011 5:34 pm

Antreman Alanına Doğru…

Kapıdan çıktım ve derin bir soluk alabilmek için bahçeye doğru ilerledim. Beni taşıyan ayaklarım değildi sanki. Düşüncelerim beni şoka sokuyordu. Değer verip ailemin yerine koyduklarım beni böyle aptal yerine koyamazlardı. Buna inanmak istemiyordum. Antreman alanına Zenryou’yu çağırmıştım ama ne yapacağımı bilmiyordum. “Hitsuomi… İyi ki seni çağırmışım…” diye düşündüm. Bir savaşta sırt sırta vermemizle beraber aramızda oluşan bağ için mutluluk duyduğum anlardan biri de buydu…

Hızla antreman alanına doğru ilerlemeye başladım. Orada bekliyor olmalıydı. Planım Zenryou’dan önce onunla buluşup konuşmaktı. Neden böyle bir karar verdiğimi bilmiyordum. Fakat önsezilerimin beni yanıltmadığını görebiliyordum. Rüzgar esmeye başlamıştı. Ağaçların yaprakları birbirleriyle dans ediyor, çimenler özgür olmak istercesine köklerinden ayrılacaklarmış gibi dalgalanıyorlardı. Rüzgar yüzüme estikçe, saçlarım geriye doğru savruluyordu. Esintinin soğukluğunu şakaklarımdan hissedebiliyordum. Birden nefes nefese kaldığımı fark ettim. Hava soluğumu kesmişti sanki. Düşüncelerim oldukça karışıktı. Böyle bir tesadüf için üzülmeli miydim, yoksa sevinmeli miydim, bilmiyordum. Gözlerimin önünde küçük noktalar halinde karartılar oluşmaya başlamıştı. Başım dengede tutamayacağım kadar ağırlaşmıştı sanki… Bulanık görüyordum. En yakınımdaki ağaçların birinin gövdesine yaslandım. Bizi karşılaştıran bu tesadüfün iyi bir sebebi olmasını diliyordum.

Panikle karışık aldığım soluklar neredeyse bana bilincimi kaybettirmek üzereydi. Büyük bir yıkım için kendimi hazır hissetmiyordum. Birileri tarafından kullanılmak düşüncesi, beni sersemletiyordu. Yavaş yavaş soluklarımı sakinleştirmeye çalışıp olduğum yerde doğruldum. Dengesizce attığım adımlar birkaç saniye sonra normale dönmüştü. Karşıda gördüğüm silüet beni yavaş yavaş kendime getiriyordu sanki. Gittikçe daha net görmeye başlıyordum. Beyaz saçlarını fark ettiğim an son gücümle ona doğru seslendim; “Hitsuomi!” Bana doğru kafasını çevirerek elini havaya kaldırdı. Onunla konuşmak için sabırsızlanarak yanına doğru koşmaya başladım…

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hitsuomi Toumaki
Gotei 10 FukuTaichou
Gotei 10 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 521
Yaş : 23
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/10/10

Karakter
Zanpakutou: Akai fushichō
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   C.tesi Mayıs 28, 2011 7:29 pm

Shizu ile aramızda garip ama hoş bir bağ oluşmuştu, o savaştan sonra. Onu yanımda görmek, yanımda olduğunu bilmek huzur veriyordu bana. Beni antreman alanına çağırmıştı, galiba öğrencisinin eğitimine yardım için. Gerçi ne için çağırdı önemli bile değil önemli olan çağırması, o çağırdığı sürece zaten ben her yere giderim.

Anlaşılan Shizu daha gelmemiş. Buna hiç şaşırmamıştım, çünkü gene erken gelmiştim. Bir dakika boyunca çalışmalarımızı yaptığımız büyük alnın ortasında dikildim ve gözlerimi kapatıp etrafı dinlemeye başladım. Bu arada yaptığım bir şeydi rahatlamamı sağlıyordu. Etraftaki seslere kulak kabarttım, yapraklar rüzgardan hışırdıyor, küçük hayvanlar ağaçların arasında oradan oraya koşuyorlardı. Güneş adeta tenimi kavuruyordu, hava bugün normalden daha sıcaktı ama rüzgar bu sıcaklığı kırmaya yetiyordu. Hatta kansız biriysen gölgede durduğunda bu esintiden üşüyebilirdin bile. Gölge… bende artık gölgeye geçsem fena olmayacak yoksa daha Shizu’yu göremeden güneş başıma geçecek. Karşımdaki büyük ağaca doğru yavaş adımlarla yürümeye başladım. Genelde yerde takılmayı pek sevmezdim, bu yüzden kafamı kaldırıp ağacın dallarını inceledim. Gözüme bir dal kestirdim, beni taşıyabilecek bir dala benziyordu. Yavaşça dalın üzerine çıktım ve sırtımı ağaca dayayarak bir ayağımı aşağıya sarkıttım. Tam yerini almıştım ki Shizu’nun reiatsusunu hissettim, o da yavaş yavaş geliyordu ama öğrencisi hala yok gibiydi. Shizu’nun gelişini izlemeye başladım. Adeta zarafet içinde yürüyordu, yeşil saçları güneşle parlıyor ve yürürken arkasında ahenkle dans ediyorlardı. Birkaç dakika sonra sanki sözlerim nazar değdirmiş gibi kaldı, bir ağaca yaslandı. Ona bir şey olduğunu aramızda bu kadar mesafe olmasına rağmen anlamıştım. İyi olup olmadığına bakmak için ağaçtan aşağı atladım ve hızlı adımlarla yanına gitmeye başladım. Ama ben yanına doğru giderken kendine gelmeye başlamıştı. “Hitsuomi” dedi demek beni sonunda fark edebilmişti. Ellerimi kaldırıp sallamaya ve sırıtmaya başladım. O da bana doğru koşmaya başladı. Şirin bir şekilde koşuyordu, adeta bir gelincik gibiydi. Bu yüzümdeki sırıtmanın daha da büyümesine yol açtı yanıma geldiğinde “Sakin ol, bir yere kaçtığım yok. Ve iyi misin bir ara sana bir şey oldu sandım. Sana kaç kere dedim beni görünce bu kadar heyecanlanmana gerek yok diye.” Sonra elini tutarak “Hadi gel şu ağacın altına geçelim yoksa bu güneş öğrencim gelmeden bizi eritebilir.”

Onu daha demin çıktığım büyük ağacın altına götürdüm, tabii ki de bu sefer üstüne çıkmadım. Yavaşça yere çömelip sırtımı ağacın büyük gövdesine yasladım. Zanpaktoumun kını belime batıyırdu, bu yüzden bağını biraz gevşettim. Sonra kafamı kaldırıp hala ayakta duran Shizu’ya baktım sol elimle yanımdaki zemine vurarak “Hadi gel bak sana en güzel yeri ayırdım” dedim. Yüzünden benle bir şey konuşmak istediği belli oluyordu. Merakla konuşmaya girmesini beklemeye başladım…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Shizu Ishi
Gotei 12 FukuTaichou
Gotei 12 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 348
Yaş : 26
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 06/05/11

Karakter
Zanpakutou: Arashi
Puan:
88/100  (88/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Paz Mayıs 29, 2011 10:41 am

Yanına doğru koşup gittiğimde kocaman bir gülücükle bana bakıyordu. Kendinden emin tavrıyla beni sakinleştirmesi hoşuma gidiyordu.“Sakin ol, bir yere kaçtığım yok. Ve iyi misin bir ara sana bir şey oldu sandım. Sana kaç kere dedim beni görünce bu kadar heyecanlanmana gerek yok diye.” diyip sol elimi tutarak beni karşımızdaki büyük ağacım gövdesine doğru götürmüştü. Çömelip yanına oturmam için bana “Hadi gel bak sana en güzel yeri ayırdım” diyerek yer göstermişti. Ağacın gölgesi sanki buradaki dünyadan apayrı bir yerdi. Serinliği hisseder hissetmez kendime gelerek gösterdiği yere doğru sırtüstü uzandım. Başım hala taşıyamayacağım kadar ağır geliyordu gövdeme. Derin bir soluk alarak sakinleşmeye çalıştım. Gözlerini yüzümde gezdirişinden merak etmeye başladığını anlayabiliyordum. Bir süre sıcak rüzgarın, ağaçların yapraklarını sallayışını seyrettim. Tamamen sakinleşip kendime gelmiştim. Ne kadar süredir düşüncelerimin içinde boğulduğumu hatırlamıyordum. “Geldiğin için teşekkür ederim.” dedim önce yüzümdeki donuk ifadeyle. İçine bir anda sürüklenmiş olduğum durumu nasıl açıklayacağımı bilmiyordum. Susmak belki de en iyisi olacaktı. Ama yüzüme bakışlarından bunu yapamayacağımı anladım. “Az önce sıcaktan kötü olduğumu hissettim. Bugünkü sınıf deneyimimin de iyi geçtiğini söyleyemeyeceğim. Güzel bir tesadüfle karşı karşıya olduğumu düşünürken, bu tesadüfte tamamen farklı bir düzenin içine oturtulmuş olduğumu sezdim. Sanırım biraz zaman gerekiyor neler olduğunu anlayabilmem için.” Yüzüne bakmıyordum. Gözlerim hala ağacın yapraklarındaydı. Sanırım bunu ona ilk kez yapıyordum. Gözlerimi ondan neden kaçırdığımı bilmiyordum. Kırmızı gözlerini bana dikmiş bakarken, hiç konuşmayacak mı acaba diye düşünmeye başlamıştım. İkimizde sanırım ilk kez birbirimize böyle susarak cevap veriyorduk. Bu benden mi kaynaklıyordu, yoksa cevaplarım onu tatmin etmediği için mi susuyordu, bilmiyordum.Ses tonumu korumaya çalışarak “Antremanlarda beni yalnız bırakmaman, benim için büyük bir şans olacak. Zenryou’nun ilk antremanı olacak. Ne yapmam gerektiğini tam olarak bilmiyorum ve sana güveniyorum…” diyip, sanki nefesimi tutuyormuş gibi ona döndüm. Rüzgar dağınık saçlarını havalandırırken, kırmızı gözlerini yüzüme dikmiş öylece bana bakıyordu…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hitsuomi Toumaki
Gotei 10 FukuTaichou
Gotei 10 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 521
Yaş : 23
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/10/10

Karakter
Zanpakutou: Akai fushichō
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Paz Mayıs 29, 2011 11:29 am

Shizu yavaşça gösterdiğim yere uzandı, yanımda olması beni mutlu ediyordu. Gözlerim sanki ona kilitlenmiş gibiydi, gözlerimi ondan alamıyordum. Şu an yüzümde boş bir surat ifadesi olduğunu tahmin edebiliyordum, ama içinden onu değiştirmek için hiçbir uğraş gelmiyordu. Shizu yaprakları izlerken konuşmaya başladı. “Geldiğin için teşekkür ederim.” Dedi. Yüzünde donuk bir ifade vardı, bir süre sustu. Şimdi neden susmuştu ki acaba benle bir şey paylaşmaktan çekiniyor muydu? Onu konuşmaya devam etmesi için yalvaran bakışlar attım. Konuşmaya başladı “Az önce sıcaktan kötü olduğumu hissettim. Bugünkü sınıf deneyimimin de iyi geçtiğini söyleyemeyeceğim. Güzel bir tesadüfle karşı karşıya olduğumu düşünürken, bu tesadüfte tamamen farklı bir düzenin içine oturtulmuş olduğumu sezdim. Sanırım biraz zaman gerekiyor neler olduğunu anlayabilmem için.” Dedi. Sınıf deneyimi nasıl kötü geçmiş olabilirdi ki? O şu ana kadar tanıdığım en sevecen insanlardan biriydi, öğrencilerin onu sevmemesine imkan yoktu. Bahsettiği tesadüfte ne böyle? İyice aklım karışmaya başladı beni buraya kendisinin bile tam anlayamadığı bir konu için konuşmak için çağırıp şimdi konuşamıyordu. Fark ettiğim ikinci şey ise konuşurken hiç yüzüme bakmamıştı. Benden çekinmesini gerektirecek ona ne yapmış olabilirdim. İçimden konuşmak geliyordu ama aklımda kelimeleri toparlayamıyordum. Ona yardım etmek istiyordum ama tam olarak konuyu bilmediğim için elinden sadece çaresizce oturmak geliyordu. Galiba bu sefer en iyi cevap susmak olacaktı. Gözlerimi ondan alıp ileriye doğru bakmaya başladım. Baktığım özel bir şey yoktu, boşluğa bakıyordum. Aklımdan ne kadar bu karmaşadan kurtulmak için yöntemler arasam da olmuyordu. Onu ilk defa bu kadar suskun görüyordum ve ruh hali sanki bana da bulaşmış gibi bende aniden suskunlaşmıştım. Şimdi neden böyle olmuştu, ben onla ve yeni öğrencisiyle eğlenceli bir gün geçirmeyi planlarken Shizu’nun neşesini ne bozmuş olabilirdi? Normalde sadece birkaç dakika süren ama bana göre sonsuza kadar devam etmiş olan suskunluğu Shizu bozdu “Antremanlarda beni yalnız bırakmaman, benim için büyük bir şans olacak. Zenryou’nun ilk antremanı olacak. Ne yapmam gerektiğini tam olarak bilmiyorum ve sana güveniyorum…” dedi, sesi hala aynı tondaydı. O konuşmaya başlayınca bende tekrar ona bakmaya başladım. İçimden onu neşelendirmek için bir şeyler söylemek geliyordu ama söyleyecek bir şey bulamıyordum. Yavaş ve narin bir şekilde iki elini de tuttum ve gözlerimizin birbirine kilitlenmesini sağladım. Elimden geldiği kadar huzur verici bir tonda konuşmaya başladım “Merak etme ben HER ZAMAN yanında olacağım ve sana yardım edeceğim.” dedim “her zaman” a küçük bir vurgu yaparak, bu vurguyu önceden dediklerinin cevabı olarak saysın diye yapmıştım, umarım bunu anlayabilmiştir. Çünkü şu an elimden gelen sadece buydu.

Ama artık bu monoton havayı dağıtmanın vakti gelmişti, aklıma güzel bir yöntem gelmiyordu. Bu yüzden işe hareket etmekle başlamak fena olmayacak gibiydi. Shizu’nun ellerini bırakıp yavaşça ayağa kalktım otururken gevşettiğim zanpaktoumun bağlarını gene sıktım ve ona dönerek “Madem burada birini eğiteceğiz, bunun için ortamı hazırlasak fena olmayacak.” Dedim ve her zaman kendi çalışmalarım için burada bıraktığım malzemeleri büyük bir çalılığın arkasından çıkardım. İlk başta kidou antremanları için kullandığım hareketsiz hedefleri yerleştirmek için yerden alıp hepsini koltuk altıma yerleştirdim. Sonra Shizu’ya dönerek ortamın gerginliği de biraz kırmak umuduyla küçük bir gülümsemeyle “Hadi ne duruyorsun, gel de bana yardım et” dedim ve onu beklemeye başladım…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Shizu Ishi
Gotei 12 FukuTaichou
Gotei 12 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 348
Yaş : 26
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 06/05/11

Karakter
Zanpakutou: Arashi
Puan:
88/100  (88/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Paz Mayıs 29, 2011 12:59 pm

Dudaklarımdan dökülen her kelimeyi dikkatle dinlediğinin farkındaydım. Yüzünü bana çevirdi. Biraz tedirgindim. Ne söyleyeceğini kestiremiyordum. Yüz ifadesinde bir tuhaflık vardı. Sadece bana bakıyordu. Neler geçiyordu aklından? Artık birbirimizi çözemediğimizi düşünmeye başlarken yavaşça ellerimi tuttu ve evrenin en güzel şarkısını huzur verici sesiyle söylemeye başlarmış gibi konuşmaya başladı; “Merak etme ben HER ZAMAN yanında olacağım ve sana yardım edeceğim.” Hiç beklemediğim bir anda, yine hiç beklemediğim bir şekilde beni sakinleştirmeye çalışırmış gibi gözleri gözlerime kilitlenmişti. Her zaman demişti… Küçük bir vurguyla beni uykumdan uyandırmak ister gibiydi. Avuçlarına aldığı ellerimde parmaklarının serin sıcaklığını hissedebiliyordum. Var olduğunu hissettiriyordu bana ve aramızdaki bu güzel bağın varlığının her zaman devam edeceğini vurguluyor gibiydi. Güveniyordum ona. Yeri geldiğinde sırtını sırtıma dayayan en nadir kişiydi. Yalnızlığımı, kendi yalnızlığıyla paylaşan, yüzümü tebessümlere boğan tek kişiydi…

Yavaşça ayağa kalktı ve zanpaktousunun bağlarını sıkarak bana döndü; “Madem burada birini eğiteceğiz, bunun için ortamı hazırlasak fena olmayacak.” diyerek büyük bir çalılığın arkasına gitti. Geri döndüğünde yanında bir sürü malzeme de getirmişti. Gizli mabedini gözlerimin önüne seriyordu sanırım. “Hadi ne duruyorsun, gel de bana yardım et” diye seslendiğinde yeniden gülümsüyordu. Yüzümde tuhaf bir gülümseme büyüyerek, yüzüme yayılmaya başlamıştı. Ayağa kalktım ve yanına doğru ilerledim. Kidou çalışmak istediğini hareketsiz hedeflerden anlamıştım. Hitsuomi Toumaki, sanırım Zenryou’ya kidouyu en iyi şekilde öğretebilecek tek kişiydi aramızda. Birkaç tane hedef alıp belirli aralıklarla yerleştirmeye başladık. Neler planladığını çok merak ediyordum. Daha önce hiç eğitimdeyken onu izlememiştim. Aslında bir eğitimde yer alıp almadığını bile bilmiyordum. Sessizliği bozmak istercesine “Öğrencilik dönemimde seni kidou çalışırken görmüştüm bu alanda.” dedim ve ona döndüm. “Bu maketlerden o gün kaç tane parçaladığını söyleyebilirim.” diyerek gülmeye başladım. Hedefleri yerleştirmemiz bitmişti. “Aklından neler geçiyor bilmiyorum ama eğleneceğimize eminim.” diyerek sözüme devam ettim. Zenryou’yu beklemek üzere az önce oturduğumuz ağacın altına doğru yönelmeye başladım…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hitsuomi Toumaki
Gotei 10 FukuTaichou
Gotei 10 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 521
Yaş : 23
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/10/10

Karakter
Zanpakutou: Akai fushichō
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Paz Mayıs 29, 2011 1:32 pm

Sanırım Shizu’nun yüzüne yerleşen küçük bir tebessümden doğan gülümseme başarıya ulaştığımın kanıtıydı. Ortamın gerginliğini sonunda kırabilmiştik. Ayağa kalkıp bana yardım etmeye başladı. Shizu’nun öğrencisine zanjutsu konusunda pek yardım edemeyeceğimi düşündüğüm için bende en iyi olduğum konuyu kidouyu seçmiştim. Shizu’nun yüzünden de bunu anlayabiliyordum. Tabikide öğrencisi geldiğinde kararı ona bırakacaktım eğer o zanpaktoularla küçük bir eğitim vermek isterse karşı çıkacak değildim. Ne de olsa onun öğretmeni oydu, ben burada sadece yardım amaçlı vardım.

Hedefleri yerleştirirken eski anılarım canlandı. Hatırlıyorum da shikaimi açtıktan sonra bütün konsantremi kidoulara vermiştim, kidou konusunda en iyi olmak istiyordum. Bu antreman alanında gecelediğimi hatta birkaç hafta aralıksız burada kaldığımı bile hatırlıyorum. Güzel zamanlardı. Gençtim, sorunlarım azdı, üzerinde bir takımın yükü yoktu, sadece ben ve geliştirmeyi düşündüğüm yeteneklerim vardı. O zamanların tek kötü bir yanı yalnızdım. Kendimi eğitimime adadığım için pek arkadaşım olmamıştı. Bundan o zamanlar pek de umurumda değildi ama şu an anlıyorum ki şimdi o zamanlardan gelen bir arkadaşım olsa fena olmazdı. Gerçi artık duyguyu, o vicdan azabını çekmiyorum. Shizu ile tanıştığımdan beri o his yok oldu, sanki gerçekten yıllar önce kaybettiğim iyi bir arkadaşımdı o. Belki de bu yüzden ona bu kadar önem veriyorum, onun iyi olmasını istiyorum. Elbette zamanla bu konuda açıklığa kavuşacaktı. Hedefleri yerleştirirken bir süre onu izledim. İşine ful konsantre olmuş bir şekilde çalışıyordu, anlaşılan bu öğrenciyi adam etmekte kararlıydı. Onu bir süre daha izledim. Anlaşılan o bir süre biraz uzun bir süreymiş ki o aldığı hedefleri koymayı bitirdiğinde benim elimde hala beş altı tane hedef vardı. Ben de hızlıca onları yerleştirerek işimi bitirmeye çalıştım.

Sessizliği bozan bu sefer Shizu oldu “Öğrencilik dönemimde seni kidou çalışırken görmüştüm bu alanda.” Dedi haklıydı, benim gençliğimi bu antreman alanı tüketti diyebilecek kadar burada vakit geçirmiştim. “Bu maketlerden o gün kaç tane parçaladığını söyleyebilirim.” Diyerek gülmeye başladı. Ben başımı ona çevirip gülerek cevap verdim “Demek beni takip eden şirin küçük kız sendin.” Dedim sırıtarak ve yanına giderek sanki yeni tanışıyormuşuz gibi elini sıkmak için elimi kaldırarak “Merhaba eski sapığım , sana kendimi tanıtırdım ama anlaşılan sen benim hakkımda her şeyi biliyorsun” dedim ve gülümsemeye başladım.

Geriye kalan son birkaç hedefi de yerleştirdikten sonra Shizu “Aklından neler geçiyor bilmiyorum ama eğleneceğimize eminim.” Dedi. Birden kalakaldım, haklıydı bunları yerleştirmeyi ben önerdiğim için fikrinde benden çıkması gerekiyordu ama aklımda en ufak bir fikir bile yoktu. Sağ elimi saçlarımı karıştırmak için kaldırdım, saçlarımı havalandırırken de Shizu’ya “İnan bende neler olacağını çok merak ediyorum.” Dedim onu takip ederek önceden oturduğumuz ağacın altına doğru yürümeye başladım.



Rp out: Zenryou artık sende gelsen fena olmıcak senin için o kadar rp yapıyoruz ama sen yoksun. Hadi artık senin sıran benim aklıma yazıcak bişi gelmiyor p ye katıl da konu ilerlesin.
Tabi dünya yok biz böyle iyiyiz daha senle konuşacaklarım varsa derse devam da edebiliriz ama benden bu kadar Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Zenryou Nagai
Shinigami Öğrencisi
Shinigami Öğrencisi
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 42
Yaş : 26
Nereden : Soul Society
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 01/03/11

Karakter
Zanpakutou: Warglaive Of Azzinoth
Puan:
44/100  (44/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Paz Mayıs 29, 2011 6:33 pm

Antreman Alanına Giderken

Öğretmenimiz Shizu Ishi bana “ Zenryou Nagai, 1 saat sonra antreman alanına gel ve beni orada bekle…" demesinden sonra biraz şaşırmıştım...
yanlış duymadıysam yanlızca beni çağırmıştı.
Neyse babama verdiğim söz ve benim öğrenme açlığım birleşerek koşa koşa gittim...
Acaba Shizu bana neler öğretecekti meraktan çıldıracak gibi hissediyordum. Koşarken nereye gittiğimi bilmiyordum... nerede bu antreman alanı...?
etrafta kimseler yok... birden çok güçlü bir reiatsu hissetmiştim ama bu Shizu'nun reiatsusu değil !
Fakat etrafta kimseler yok... reiatsuyu takip etmeye çalıştım... koşarken kalbim duracak gibiydi. Reiatsusunu hisetiğim kişiyi en sonunda arkasından gördüm beyaz saçlı biriydi...
Bir kapıdan geçip bir odaya girdi... Aman tanrım burası antreman alanı. Şansa bak...
İçeri girdim nefes nefese kalmıştım ve "Efendim özür dilerim geciktim yolları karıştırdım..." dedim ve Shizu Ishinin yanındaki adamın yüzünü en sonunda gördüm... çok genç biriydi
ama reiatsusundan anladığım kadarıyla bu kişide bir FukuTaichou olması gerekiyordu...
Yerime geçtim ve eğitim için ısınmaya başladım.

Rp out: Gecikme için özür dilerim sınavlar üst üste geldi çalışmak zorundayım artık Very Happy neyse RP DEVAM ! Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hitsuomi Toumaki
Gotei 10 FukuTaichou
Gotei 10 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 521
Yaş : 23
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/10/10

Karakter
Zanpakutou: Akai fushichō
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Paz Mayıs 29, 2011 7:23 pm

rp out: antreman alanı dışarda biliyosun dimi Very Happy bi dahakine rp ni yazmadan önce bizimkileri de okursan bi fikir ednibilirsin Wink
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Shizu Ishi
Gotei 12 FukuTaichou
Gotei 12 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 348
Yaş : 26
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 06/05/11

Karakter
Zanpakutou: Arashi
Puan:
88/100  (88/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Paz Mayıs 29, 2011 7:27 pm

Hitsuomi’yle ağacın altına oturmuş öğrencimizin gelmesini beklerken konuşmaya çalışıyorduk. Ne kadar donuk olmamaya çalışsam da aklım Zenryou’da takılıp kalmıştı. Yalnız olmadığım için bu kadar sıkıntıya girmenin bir anlamı yoktu. Etrafa göz gezdirmeye başlamıştım. Etrafı ağaçlarla çevrili bu alanın ortası dümdüz bir çimenlikten ibaretti. Tek bir kıpırtı ve pürüz yoktu. Boş alanı az önce yerleştirdiğimiz hedefler, uzaktan bakınca alanı sanki beyaz çiçekler gibi süslüyordu. Havadaki nemin üzerime yapıştığını fark ediyordum. Sıcak rüzgar tenimi kavuruyordu. Hitsuomi’ye dönüp “Neredeyse gelmek üzeredir. Yapacaklarımızın nasıl gelişeceği konusunda hiçbir şey düşünemiyorum. Yalnız, babasını tanırdım. Onu tanıdığım kadarıyla şunu söyleyebilirim ki, Zenryou Nagai’nin bize çabuk pes ettireceğini sanmıyorum. O yüzden çok eğleneceğimizi düşünüyorum. Bu yaptığımızı eğitim gibi düşünmemeye çalışıyorum. Onu yetiştirebilmek benim için önemli. O yüzden onu aramızdan biri gibi sayıp, zanpaktosunu tutma şekline kadar ilgilenmek istiyorum. Başlangıç kısmını sana bırakacağım. Benden daha iyi olacağına eminim” diyerek yüzüme bir gülücük kondurdum. Bir süre sıcak rüzgarın saçlarını dalgalandırmasını izledim. Sonra sözüme devam ettim; “Seni tanıdığım günden beri dostlukla ilgili düşüncelerim değişti. Yaşadıklarımdan dolayı güvenmek artık benim için çok zorlaşmıştı. Yalnızlığımla beraber yaşıyordum. Sonra sen geldin ve benimle yalnızlığımı paylaşmaya başladın. Aramızda farklı bir bağ oluştu. Benimle sırt sırta savaşmak isteyen ve beni koruyan en nadir kişi sen oldun. Sana bakınca sadece seni görmüyorum. Tarif edebileceğim o kadar çok şey var ki. Bu ne zaman benim için böyle oldu bilmiyorum. Bir aileye sahip olamadım. Sanki sahip olamadığım ailemi bulmuş gibi hissettirdin bana.” Gözlerimi yüzüne dikmiştim. Yüzünün her kıvrımını en güzel dille anlatabilecekmişim gibi hissediyordum. Bu adam bana unuttuğum duyguları hatırlatarak hayatımda önemli bir yere girivermişti bir çırpıda. Varlığıyla, hiç konuşmadan bile bana huzur verebiliyordu. “Seni çağırdım, çünkü senden başka birinin burada olması imkansızdı.” diyerek yüzümü tekrar hedeflerin olduğu yere doğru çevirdim. Rüzgar hafif bir şekilde hızlanarak saçlarımı savururken gözlerimi kapattım. Ağaçların yapraklarının çıkardığı melodik ses, bir anda içime bir mutluluk paylaşmışız gibi doldu.

Derin bir nefes alarak gözlerimi açtım. Artık mutluluk dışında başka bir şey daha hissediyordum. Bu bir reiatsuydu. Birden kafamı Hitsuomi’ye doğru çevirerek ona soran gözlerle baktım. Bakışlarından onun da bu reiatsuyu hissettiğini anladım. Yaklaştıkça tanıdığım birinin reiatsusu olduğunu sezmeye başladım. Kafamı çevirip alanın giriş kapısına doğru baktım. Hitsuomi’ye gülümseyerek “Öğrencimiz sonun da geldi.” dedim. İçimi tatlı bir heyecan kaplamıştı. Bize doğru hızla koştuğunu artık net bir şekilde görebiliyorduk. Nefes nefese yanımıza geldi ve "Efendim özür dilerim geciktim yolları karıştırdım..." dedi. Bu acemi öğrenciye bakarken yüzümdeki tebessümün büyüdüğünü hissettim. Birkaç saniyelik susma aşamasından sonra “Önemli değil. Tam zamanında geldin. Soluklan ve ısınmaya başla. Daha fazla zaman kaybetmek istemeyiz.” dedim. Eğitmen ve öğrenci arasına girmek istemeyerek, o an Hitsuomi’yi tanıtmadım. Onun kendini benden daha iyi bir şekilde tanıtacağına emindim çünkü. Soluk soluğa yerine geçen Zenryou’yu seyrederken Hitsuomi’nin zihnindekileri çözmeye çalışıyordum. Bir adım geri çekildim ve hafifçe elimi kaldırıp Zenryou’yu işaret ederek “Sanırım başlamaya çoktan hazırız.” diye gülümsedim. Zenryou ısınmaya başlamışken Hitsuomi’nin eğitime nasıl başlayacağını merak ederek sessizliğini dinlemeye başladım…

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hitsuomi Toumaki
Gotei 10 FukuTaichou
Gotei 10 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 521
Yaş : 23
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/10/10

Karakter
Zanpakutou: Akai fushichō
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Paz Mayıs 29, 2011 8:53 pm

Ağacın altında oturarak gelecek öğrenciyi beklemekten sıkılmaya başlamıştım. Nerde kalmıştı bu? Gerçi Shizu ile oturup kafa dinlemek harika bir şeydi, ama artık hareketin zamanı gelmişti küçük bir konuşma bile yeterdi. Bu sırada sanki düşüncelerimi okumuş gibi Shizu konuşmaya başladı. “Neredeyse gelmek üzeredir. Yapacaklarımızın nasıl gelişeceği konusunda hiçbir şey düşünemiyorum. Yalnız, babasını tanırdım. Onu tanıdığım kadarıyla şunu söyleyebilirim ki, Zenryou Nagai’nin bize çabuk pes ettireceğini sanmıyorum. O yüzden çok eğleneceğimizi düşünüyorum. Bu yaptığımızı eğitim gibi düşünmemeye çalışıyorum. Onu yetiştirebilmek benim için önemli. O yüzden onu aramızdan biri gibi sayıp, zanpaktosunu tutma şekline kadar ilgilenmek istiyorum. Başlangıç kısmını sana bırakacağım. Benden daha iyi olacağına eminim” öğrencisine çok güveniyordu. Bu bazen geri tepebilecek kadar riskli bir şeydi, ama çocuğu daha önceden hiç görmediğim için bu konu hakkında yorum yapmak istemedim. Anladığım kadarıyla Shizu onu elinden gelen en iyi şekilde eğitmeyi kafasına koymuştu, bu da demektir ki ben de onu en iyi şekilde eğitmeyi kafama koymuştum. Madem ona yardım etmek için buradaydım, onun hedefi benim de hedefimdi. En son benden eğitime başlamamı istemişti, normal de hayır derdim ama o şirin gülücüğü hayır dememi engelliyordu resmen. Bende gülümseyerek “Tamam ben başlarım ama bu iyiliği herkese yapmam haberin olsun. Ve merak etme öğrencin buraya bir çocuk olarak gelecek, ama onu adam olmadan bırakmaya niteyim yok.” Dedim. Sonra Shizu sözüne devam etti “Seni tanıdığım günden beri dostlukla ilgili düşüncelerim değişti. Yaşadıklarımdan dolayı güvenmek artık benim için çok zorlaşmıştı. Yalnızlığımla beraber yaşıyordum. Sonra sen geldin ve benimle yalnızlığımı paylaşmaya başladın. Aramızda farklı bir bağ oluştu. Benimle sırt sırta savaşmak isteyen ve beni koruyan en nadir kişi sen oldun. Sana bakınca sadece seni görmüyorum. Tarif edebileceğim o kadar çok şey var ki. Bu ne zaman benim için böyle oldu bilmiyorum. Bir aileye sahip olamadım. Sanki sahip olamadığım ailemi bulmuş gibi hissettirdin bana.” Bunları duyunca birkaç saniye dona kaldım. Onun benim hakkımda böyle düşüneceği hiç aklıma gelmemişti. Böyle hisseden tarafın sadece ben olduğumu düşünüyordum. Bu yüzden başta bir afalladım ama sonra içimi büyük bir mutluluk sardı. İkimizin de birbirimize karşı bu duyguları beslemesi harika bir şeydi. Ben bunları düşünürken Shizu“Seni çağırdım, çünkü senden başka birinin burada olması imkansızdı.” Dedi. Bu sırada saçları rüzgar yüzünden yüzünü kapattı. Elimi yavaşça kaldırıp, sanki yeni doğmuş bir bebeği sevecekmiş gibi narin bir şekilde suratına götürdüm. Yavaşça ve yumuşak dokunuşlarla saçlarını yüzünden geriye çektim. Elim hala yüzünün yanında dururken konuşmaya başladım “Daha demin benim dile getiremediğim duygularımı dile getirdiğin için teşekkür ederim. İnan bende sana karşı aynı şeyleri hissediyorum. Tam yalnızlığımı kabullenecek kadar sefil bir duruma düşmüşken sen geldin, beni bu karanlık kuyudan kurtaran kişi oldun. Senle tanıştıktan sonra hayattan ayrı bir zevk almaya başladım, bana güvenin, dostluğun, mutluluğun ve en önemlisi sevginin nasıl bir şey olduğunu sen hatırlattın. Sana ne kadar teşekkür etsem azdır Shizu.” Dedim elimi aşağı indirdim ve yavaşça kafamı yaklaştırıp yanığına küçük, yumuşak bir öpücük kondurdum. Bunu istemsiz bir şekilde yapmıştım içimden gelmişti, düşünmeden yaptığım bu ani hareket karşısında şok oldum. Daha önce hiçbir hareketimi düşünmeden yapmayan ben daha demin Shizu’yu bir saniye bile tereddüt etmeden öpmüştüm. Bu yaptığımdan dolayı yanaklarımın yanmaya başladığını hissettim ve böylece uzun bir aradan sonra gene Shizu sayesinde utanmanın da nasıl bir duygu olduğunu hatırlamıştım. Benim kızaran yanaklarımı çok görmesini istemediğim için başımı öne çevirip koyduğumuz hedefleri izlemeye başladım. Shizu’nun yüzünün nasıl bir hal aldığını görmek için içim içimi yiyordu ama bakamazdım. Eğer yaptığımdan hoşnut kalmamışsa diye korkuyordum. İçimde bu korku varken onun gözlerine bakamazdım.

Bu sırada imdadıma başka bir reiatsu yetişti. Bu pek güçlü bir reiatsu değildi, ama herhangi bir topluluk içinde kendini belli edebilecek kadar fazlaydı. Bu reiatsu eski rahat halime dönmemi sağlamıştı, bütün kaslarımın gevşediğini hissettim. Sonra Shizu’ya dönerek o da bu reiatsuyu hissetimi diye baktım. O da fark etmişti “Öğrencimiz sonun da geldi.” Dedi gülümseyerek. Bu sırada öğrenci yanımıza geldi ve Shizu ile konuşmaya başladı. Bende bu sırada onu incelemeye başladım. Çocuğun sarı karışık saçları vardı, duruşundan bile asi, agresif bir tip olduğu anlaşılıyordu. Bize çok iş çıkarmamasını umuyordum. Shizu konuşmasında beni tanıtmamıştı, anlaşılan benim kendimi tanıtmanın daha uygun olacağını düşünmüştü.
Bu sırada Shizu “Sanırım başlamaya çoktan hazırız.” Dedi ve gülümsedi, bende ona gülümseyerek çocuğun yanına gittim.

Artık çocukla tanışmanın vakti gelmişti. Shizu’nun ona karşı nasıl bir tavır içinde hareket ettiğini bilmiyordum, gerçi benim de aklımda nasıl bir tavır izleyeceğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Onun hareketlerine ve konuşma tarzına göre bende benimkini şekillendirecektim. Saçlarım ve atkım esen şiddetli rüzgar yüzünden uçuşuyorlardı. Şu an eğitime ilk ben başlayacağım için çok mutluydum, böylece aklımı daha deminki öpücükten uzaklaştırabilecektim ve belki de Shizu’ya düşünmesi için zaman kazandıracaktım. Zenryou’nun karşısında dikilerek “Selam, ben 10. takım Fuku-Taicho’su Hitsuomi Toumaki. Seninle tanıştığıma memnun oldum. Bu gün eğitimde sana ben de yardım edeceğim. Umarım eğitmenin dediği kadar azimli birisindir, çünkü çabuk pes edenleri hiç sevmem.” Dedim ve suratıma çarpık gülümsememi yerleştirdim. Sonra sesimi birazcık yükselterek yavaşça yürümeye başladım. “Şimdi benim aklımda eğitime en zor kısımla başlamak vardı, yani kidou ile. Şanslısın ki şu an karşında Soul Society’nin en iyi kidocusu duruyor. Bu senin için hem faydana hem de zararına. Bu senin faydana çünkü günün sonunda bu gün çalışacağımız kidou ya da kidolarını gün sonunda umarım mükemmel bir şekilde yapabiliyor olacaksın. Bu senin zararına çünkü ben hep iyi kidou görmeye alıştım ve senden iyi bir kidou görene kadar da senin yakanı bırakmayacağım.” Dedim sırıtarak. Bu eğitmenlik işini her geçen saniye sevmeye başlamıştım. Zenryou’nun omzundan tutup onu hedeflere bakacak şekilde döndürdüm ve tekrar konuşmaya başladım “Şimdi, aklımda iki tane kidou var, bunların biri bakadou yani defansif kidou biri de hadou yani saldırı kidosu. İstersen ilk hadou ile başlayalım içinden bir ses onu daha çok seveceğini söylüyor.” Yavaşça boğazımı temizledim ve ona öğreteceğim kidoudan bahsetmeye başladım “ Kidoumuzun adı Shakkaho, bu kidou sayesinde rakibine kırmızı bir enerji topu atabileceksin. Umarım kidouya yatkınlığın vardır, çünkü bu kidounun elinde patlama olasılığa da var bunu engellemek için bütün konsantreni oluşturduğun enerji topuna vermek zorundasın yoksa yapacağın tek şey yüzünü kızartmak olacak. Dediğimi gibi çok dikkatli ol, dikkatini hiçbir şeyin dağıtmasına izin verme, ilk seferinde hedefi tutturamazsan üzülme ne de olsa bu ilk deneyişin olacak. Unutma ki buradan sağ sağlim çıktığımız sürece sorun olmayacaktır. Şimdi sana bir örnek göstereceğim, sonrada senden şu en yakındaki hedefi vurmanı istiyorum Zenryou.” Dedim. Ellerimi kidoumu yapmak için hazırladım ve fısıldayarak “Hadou No.31 Shakkaho!” dedim en uzaktaki hedefi tam onikiden vurmuştum. Ellerimi yavaşça aşağı indirdim ve Zenryou’ya döndüm “Şimdi nasıl yapıldığını gördün, senden aynı şekilde yapmanı istiyorum sen kidounu istediğin ses tonunda söyleye bilirsin. Benim fısıldadğıma bakma ben oldum olası kidoularımı bağırarak söylemeyi sevmemişimdir.” Dedim sonra aklıma bir fikir geldi “Zenryou bir örnek daha görmek ister misin?” dedim ve daha cevabını beklemeden Shizu’ya döndüm. Aslında benim örneğimin Zenryou’ya yeteceğini biliyordum ama Shizu’nun bana karşı davranışlarında bir değişiklik olacak mı diye merak ettiğim için ve öğrenci gerçekte onun olduğu ve asıl onun ilgilenmesi gerektiği için onu da yanımıza çağırmak istedim. “Shizu sana zahmet olmazsa sende Zenryou’ya küçük bir örnek göstermek ister misin?” dedim sırıtarak ve tepkisini beklemeye başladım…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Eyvah Admin
Genel Yönetici
Genel Yönetici
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1668
Yaş : 24
Nereden : Nereye...
Lakap : Admin
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 23/01/09

Karakter
Zanpakutou: Yönetim Paneli asddasdasd
Puan:
9999999/9999999  (9999999/9999999)

MesajKonu: Geri: Yeni Sınıf   Ptsi Mayıs 30, 2011 2:27 pm

out: bir bakayim size dedim. Eheheeh xD O son rp ne öyle yah. Konuşma kismi... Razz
ehem... Öncelikle rp yaptiğimiz kadar, rplerdeki eksikliği belirtmeliyiz ki bu iş öğrenilsin değil mi? Sanirim ilk başta şu üç nokta olayi olmasa daha iyi olur Smile Güzel durmuyor ve dilbilgisi olarak yanliş. Nokta kullandiktan sonra da yeni cümleleri büyük harfle başlayalim. Razz

_________________
Admin'i kızdırmayın:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://bleachrpg.forums-rpg.com
 
Yeni Sınıf
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bleach RPG :: Rp'leriniz-
Buraya geçin: