AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Savaş (3) ..

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Eyvah Admin
Genel Yönetici
Genel Yönetici
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1668
Yaş : 24
Nereden : Nereye...
Lakap : Admin
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 23/01/09

Karakter
Zanpakutou: Yönetim Paneli asddasdasd
Puan:
9999999/9999999  (9999999/9999999)

MesajKonu: Savaş (3) ..    Çarş. Şub. 02, 2011 5:14 pm

out: buyrun 3. savaş.

Merhaba bleacherler. İşte in aktif olan savaşin üçüncü başliği. Bu umarim sonuna kadar gider. Şimdilik zaten az kişi olduğunuz için açik birakiyorum. İsteyen rakip olarak istediğini alsin. Eş bulamayana Gm-npc hollow vereceğim D: Kolay gele...

NOT: BİRİNCİ TURDA SAVAŞ OLMAYACAK.
İN: Seireitei - Rukongai arasinda yapilan ikinci savaşta, shinigamiler galip olarak gözüktü. En azindan geri püskürtme olan görevlerini başariyla tamamladilar. İki tarafin geri çekilmesiyle savaş son buldu. Yinede bu hollowlar için bir kayip değildi. Daha da güçlendiler ve dünyadan geçmeden ss'e gelebilmeyi başardilar. Hueco Mundo'da savaş kaybi olarak düşünmeden daha da güçlenen ve hollowlara nazaran Shinigamiler daha rahatlamiş ve bir daha savaş olmayacağini düşünyorlardi. Ama arka arkaya Rukongai'de daha da fazla sayida hollow belirmesi yeni bir savaşi müjdeliyordu. Merkez 46 bu sefer sadace seireitei'yi konumayi emretti. Baş taichou halen kismi yarali olduğu için savaşta yer almayacak. Ancak Merkez 46 dan komutanlik edecek. Seireitei duvarlari kesinlikle aşilmamali. Hollowlarin Seireiteinin içine girmesine izin vermeyecek. Rukongai'ye çikiş olmayacak -Zavalli plus lar-

_________________
Admin'i kızdırmayın:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://bleachrpg.forums-rpg.com
Kitsune Shuurei
Vekil Shinigami
Vekil Shinigami
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 739
Yaş : 22
Nereden : Karakura Town
Lakap : HUNTER
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 02/07/10

Karakter
Zanpakutou: Shingetsu
Puan:
90/100  (90/100)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Çarş. Şub. 02, 2011 6:50 pm

Günümüzden 5 yıl önce...
Araba şuradaki genç çocuğa ve genç kıza çarptı. Biri ambulans çağırsın hemen. ''Neden kimse bizi göremiyor Aquila?'' ''Aiko! Alış artık buna biz öldük.'' Bu sırada arkalarında beliren hollow sürüsü kızı aldı ve ruhunu yemeye başladı. ''Yapmayın! Heyyyyy! Size diyorum. Canavarlar! Yapmayın! Heeeeeeeeeeey! Yardım edebilecek birileri yok mu. Yardım edinnnnn!'' Bu sırada beyaz saçlı ve siyah kimono'lu bir adam. Hollowlardan birini yaptığı kidou ile öldürdü. Ardından Shunpo ile diğer hollowun kafasının üzerinde belirdi ve kafasını vücudundan ayırdı. Üçüncü hollow ise olduğu yerde kalmıştı. Hareket edemiyordu. Onunda suratındaki maskeyi kırdı ve onuda yok etti. Aiko'nun yanına koşuyordum. Ancak beni tuttu. ''Yapma o artık bizden biri değil. Tam olarak hollow dönüşümünü tamamlamamış. Ancak bir iki saat içinde tamamlar. Benim görevim bu süre içinde onun acısını dindirmek.'' ''Hala bir umut var değil mi?'' Adam sadece yere bakıyordu. Bakışları birden değişmiş ve acınası bir hal almıştı. Gözlerini kapatan beyaz saçlarını geriye doğru attı ve ''Üzünüm! Artık onun için yapabilecek hiçbir şey yok. Sadece acısını dindirebilirim. o kadar.'' Kınına koyduğu kılıcı tekrar yerinden çıkardı ve onu Aiko'nun göğsünün ortasına sapladı. ''Yapma! Yapmaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!'' ''O artık huzur içinde dostum.'' Ardından kılıcını kınına sokmadan benim üzerime yürüdü. ''Benide mi o pis kılıcınla keseceksin. Öyle yapacaksan durma beni Aiko'nun yanına gönder! Hadi durma!'' ''Sakin ol seni sadece cennete göndereceğim. Orada bu garip canavarlardan uzakta olacaksın. İstersen benim gibi shinigami bile olabilirsin.'' ''Sen bir shinigami misin? Eğer öyle ise tüm shinigamilerden nefret ediyorum.'' Beni kılıcının sapı ile cennete gönderirken sadece son sözleri şunlar oldu. ''Adım Hitsuomi Toumaki! Ne zaman istersen beni ziyarete gelebilirsin.'' Garip birşey hissettim. Sanırım bu da onun ruh gücü idi. Uyandığımda dökük bir ara sokaktaydım. Bir kaç genç beni alıp evlerine konuk etti. Biraz sohbetten sonra onlarında shinigamileri sevmediğini anladım...

Olaydan 1 yıl sonra...
''Hey isyancı! Seni öldürmemizi istemiyorsan hemen çeneni kapat!'' ''Kapatmazsam ne olur!'' İşte o an! Hayatımın en korkunç ikinci günü. Tüm arkadaşlar isyancı diye gözlerimin önünde katledildi. İşte o an tüm shinigamileri öldürmek istediğimi anladım. Buradan kaçıcaktım. Tüm arkadaşlarımın mezarını kendi ellerimle yaptım. Onları ziyarete hergün gittim ve onlara bir intikam sözü verdim. Aslında kendimi tehlikeye atmamı pek istemezlerdi. Ama yinede onların kanları yerde kalmayacaktı. İşte o an! Kalbimi söküp attığım o an. Kalbimi söküp attım. ''Artık acı çekmek istemiyorum. Sadece acı çektirmek istiyorum!'' Oradan kaçtım. Soul Society gibi bir cehennemden uzaklaştım. Onun yerine Hueco Mundo adı verilen bir çölde yaşamaya başladım. Buranın tek kuralı vardı. ''ZAYIFLAR ÖLÜR! GÜÇLÜLER YAŞAR!'' Her zaman bu kurala bağlı kaldım. Bir süre sonra vücudumda belli değişiklikler gözlemledim. Maskem yavaş yavaş oluşuyordu. Hergün çölde dolaşıyor ve hollow avlıyordum. Bu sayede muazzam bir güç elde edecektim. Öldürdüğüm hiçbir hollowa acımadım. Sadece onların ruhlarını aldım. Tek amaç Arrancar olmaktı. Yavaş yavaş tüm seviyeleri atladım. Hergün binlerce ruh yedim. Bir süre sonra maskem kırıldı ve Arrancar seviyesine ulaştım. Maskemin sadece bir parçası duruyordu. Bugüne kadar yaşadığım herşeyi ve tüm güçlerimi kılıcıma mühürledim. Tam olarak bir insan şekli almıştım. Beyaz bir kostüm ve cero adı verilen türlü türlü bir yeteneğe sahip oldum. Sonraki amacıma ulaşmak için gün sayıyordum. Las Noches'te yaşamak. Yapay güneş ışığı. İşte bunu istiyordum. Tabiki sonunda Las Noches'e de kabul edildim. Savaş, savaş ve savaş ek konuşulan konu buydu. Plan yapıyorduk. Shnigami'leri nasıl öldürebilirdik? Las Noches'te bu konular dönerken shinigamilerde savaşa hazırlanıyordu. Beklenen savaş gerçeklşti. İlk iki savaşa katılamadım. Espada'lar benim onlar için en büyük silah olacağımı düşünüyor. Ama onlar benim umrumda değil. Ben sadece intikam almak istiyorum...

Günümüz...
Yavaş ve kendimden emin adımlarla Seireitei doğu kapısına doğru ilerliyordum. Onu nasıl bulacağımı kafama takmıyordum çünkü br kere onun reiatsusunu hissetmiştim. Seireitei kapısına vardım. Kimsenin beni göremeyeceği bir yere gitmiştim. Kimsenin savaşıma karışmasını istemiyordum. Salınımı kapattım. Reiatsumu harcamamam gerekiyordu. Koskocaman boş bir alanda yanlız başımaydım. ''Pesquisa!'' Bu teknik reiatsu aramaya yarar. Bu tekniğin işime yarayabileceğini düşündüm ve onu buldum. ''Hitsuomi Toumaki İşte bu sensin!'' Zaten gördüğüm yerde de onu tanıyabilirdim. O dağınık beyaz saçları ve şeytan gözlerini kim unutabilirdi ki. Çılgınca bağırıyordum. ''HEYYYYYYYYY! HİTSUOMİ TOUMAKİ! EĞER SESİMİ DUYUYORSAN GEL! İNTİKAM İSTİYORUM! SENİNLE GÖRÜLECEK BİR HESABIMIZ VAR! ZAYIFLARI ÖLDÜRMEK KOLAY GELSENE HADİİİİİİİ! HİTSUOMİ TOUMAKİİİİİİİİİİİİİ!'' Acaba Hitsuomi bana cevap verecek miydi? Bu düşünceler ile onu bekliyordum...

OUT: İyice küçük emrah moduna bağladım hee Very Happy Sonu sanki biraz saçma oldu ama neyse...

RENKLER

Aquila Exequias
Hitsuomi Toumaki Hitsuomi senn rengini öylesine yaptım rp ırasında değiştirebilirsin...
Diğerleri


En son Águila Exequias tarafından Perş. Şub. 03, 2011 8:56 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hitsuomi Toumaki
Gotei 10 FukuTaichou
Gotei 10 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 521
Yaş : 23
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/10/10

Karakter
Zanpakutou: Akai fushichō
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Çarş. Şub. 02, 2011 8:46 pm

Daha hızlı ol Hitsuomi daha hızlı! Elimden geldiğince hızlı bir şekilde takım binama doğru koşuyordum, bizim takıma şu an bir savaşın içinde olduğumuzu haber vermem gerekiyordu. Sadece birkaç sokak kaldı onları geçtik mi, bizim uykucuları uyandırabiliriz. Takım binasının önündeydim, normal de yaptığım gibi kapıyı sertçe açtım ve bağırmaya başladım “HERKES HEMEN SEİREİTEİ KAPISINA! BU GÜNŞANSLI GÜNÜMÜZ GÜZEL BİR SAVAŞ BİZİ BEKLİYOR! HOLLOWLAR KÜÇÜK BİR ZİYARET YAPMAYA KARAR VERMİŞLER! HIZLI OLUN!” bütün odaların arasında dolaşıp herkesi bu olaydan haberdar etmeye çalışıyordum. Kapılar hızlıca açılıyor, shinigamiler ellerinde zanpaktoularıyla koşuşturuyorlardı. “HERKES SEİREİTEİ KAPISINA DAHA HIZLI OLUN! ANLAŞILAN HOLLOWLAR GECE GECE KUDURMUŞLAR SİZİN TATLI CANINIZI BEKLEYECEK GİBİ DURMUYORLAR! KOŞUN!” bu konuşmam işe yarmış gibiydi, herkes daha hızlı hareket etmeye başlamıştı. Bende binadan çıktım ve bahçenin ortasına doğru ilerledim. Gözlerim Seireitei duvarına bakıyor gibi gözükse de aklım onu görmüyordu. Aklımda bundan önce geçen savaş vardı, savaştığım güçlü arrancarları tek tek hatırladım. Hepsi kendi çaplarında güçlüydü ve hepsi de kibirliydi. Onları sonlarına sürükleyende bu olmuştu belki de kibirleri. Sağ elimi saçlarıma götürdüm ve gözlerimi kapadım, birkaç saniye bekleyip esmekte olan rüzgarı iliklerimde hissetmeye çalıştım. Yine büyük bir savaşa gidiyordum ve içimden bir ses bunun öncekilerinden de zor olacağını söylüyordu. Gözlerimi açtım ve etrafta bizim takımdan shinigamiler kalmış diye baktım hepsi gitmişti, benimde gitme zamanım gelmişti. “Sıra sende Hitsuomi, şimdi git ve o hollowlara yanlış kişinin mekânını bastıklarını göster.” dedim ve sırıttım. Savaştan önce yaptığım bu küçük konuşmaları her zaman sevmişimdir, hep neşemi yerine getirir. Yürümeye başladım, adımlarımı yavaşça hızlandırdım ve sonra koşmaya başladım, bu sefer o hollowlara elimden gelenin en iyisini gösterecektim…

Kapıya varmıştım, takımım yerlerini almış ve savaş için bekliyorlardı. Onları böyle görmek mutlu etti beni, hatırlıyorum ilk Fuku-Taicho olduğum da cidden korkmuştum, takımımızın bir kaptanı yoktu, yalnız başımaydım ne yapacağımı bilemiyordum, korkmuştum. Ama şimdi bizim takıma bakıyorum da anlaşılan korkumu yenmeyi başarmışım. Şimdi, işimize dönecek olursak ilk başta şu hollowların reiatsularını bir tarayalım ve güçlü bir tanesini bulalım güçsüz bir taneyle zaman kaybetmek istemeyiz. İşte bir tane buldum! Bu gerçekten garip, nedense bu reiatsu bir şekilde bana tanıdık geliyor ama öncesinden biraz değişik gibi. Bu kişiyi tanıyıp tanımadığımı öğrenmenin tek bir yolu var. İçimden bu sefer tek başıma savaşmak gelmiyordu, ama anlaşılan tek başıma gitmek zorundayım etrafıma bakıyorum da benim gücüme eş değer bana yardım edebilecek hiç kimse yok. Neyse buna alışmam gerekiyor galiba, tek başına savaşmaya gerçi shinigami olduğumdan beri hep böyle gidiyor ama neyse. Duvarın üstüne çıktım ve etrafı incelemeye başladım. Bu sırada bir ses duydum, ''HEYYYYYYYYY! HİTSUOMİ TOUMAKİ! EĞER SESİMİ DUYUYORSAN GEL! İNTİKAM İSTİYORUM! SENİNLE GÖRÜLECEK BİR HESABIMIZ VAR! ZAYIFLARI ÖLDÜRMEK KOLAY GELSENE HADİİİİİİİ! HİTSUOMİ TOUMAKİİİİİİİİİİİİİ!'' işte bu gerçekten garipti. Bir hollow beni savaşa çağırıyor ve bana korkak diyordu. Üstelik bu hollow daha demin reiatsusunu sezdiğim hollowdu. İşte bu gerçekten harika, ben eğlenceyi ararken eğlence beni buldu. Bu akşam gerçekten şanslı günümdeyim galiba. Bana seslenen hollowun sesini takip ettim ve ay ışığının durduğu bir yerde durdum. Ay ışığı saçıma çarpınca renginden dolayı saçım sanki parlıyormuş gibi görünüyordu. O hollow yakındaydı, bunu hissedebiliyordum “Umarım seni fazla bekletmemişimdir sevgili hayranım. Bana o güzel yüzünü göstermeye ne dersin, söz veriyorum bu gece buradan üzerine kılıcımla imzamı atmadan yollamayacağım!” dedim çarpık gülümsememle…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lukufukazi Chikuzikurin
Gotei 3 FukuTaichou
Gotei 3 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 263
Yaş : 25
Nereden : Sakarya/Adapazarı
Lakap : Luku
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 23/01/11

Karakter
Zanpakutou: Koori Suzaku
Puan:
72/100  (72/100)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Perş. Şub. 03, 2011 7:19 am

Lukufukazi dünyadan(uraharanın dükyanından) daha yeni dönmüştü.""Ah şu urahara ne adam ama,1 dakika geciktim diye zam yapmaya çalışıyor."Seireitei sokaklarında yürümeye başladı.Adımlarında bıkkınlık vardı.""Sanırım biraz sake içip rahatlamam gerek."Sake cennetine doğru yürümeye başladı o kadar yorgundiki okadar canı sake çekmiştiki, etrafında olan bitenden haberi yoktu.Lukufukazi sakin sakin yolunda ilerlerken etrafındaki koşuşturmacaları hiç takmıyordu bile.Sonunda sake cennetine varmıştı.Yavaşça içeri girerken suratında hafif bir gülümseme vardı."Ah,evet! sonunda rahatlıyabileceğim bir yer.İçeri girdi ,bir kaç adım attı ve etrafına baktı.Etrafta hiç kimse yoktu sadece görevli kızlar vardı."Buda ne böyle? Burasının hiç bu kadar boş olduğunu görmemiştim.Fakat böyle olması daha iyi kafamı dinlerim."Bara doğru sağlam adımlarla ilerledi vebarın tam ortasındaki sandalyeye oturdu.Görevli kız garip garip ona bakıyordu,savaş varken onun burda bulunması garibine gitmişti,ama küçük kız korkusundan ona birşey söyliyemiyordu."Hey sen, ne bakıyorsun öyle?çabuk bana bir sake ver."Kız artık daha çok korkuyordu.Sake şişesini aldı ve lukufukazinin önüne koydu."Buyrun"Lukufukazi şişeyi eline aldı ve içmeye hazırlanırken sordu:"Hey ,neden bugün burası boş?"Sonra direk şişeyi dikti."A-hm ş-şey,Seireitei de savaş var!"Lukufukazi ağzında ki bütün sakeyi kızın suratına püskürttü." "Puffffff!,Neeee?Bunu neden daha önce söylemedin!"Bara biraz para koydu ve hızla koşarak ordan çıktı.Kız şaşkınlığından suratındaki sakeyi silemeden ,lukufukazinin çıkışını donuk bir şekilde izledi ve ölü gibi bir sesle""Geldiğiniz için teşşekkür ederiz"dedi.


Lukufukazi hızla doğu kapısına doğru koşmaya başladı içinde heycan vardı.Hiçbir savaşa katılmamıştı,koşarken elini zanpaktousunda tutarak heycanını gidermeye çalışıyordu."Bu sefer sen benimlesin koori suzaku,beni yolda bırakmıycağını biliyorum, sana güveniyorum!"Koşmaya devam etti artık kapya neredeyse varmıştı.Biraz uzaktan bir ses duydu.''HEYYYYYYYYY! HİTSUOMİ TOUMAKİ! EĞER SESİMİ DUYUYORSAN GEL! İNTİKAM İSTİYORUM! SENİNLE GÖRÜLECEK BİR HESABIMIZ VAR! ZAYIFLARI ÖLDÜRMEK KOLAY GELSENE HADİİİİİİİ! HİTSUOMİ TOUMAKİİİİİİİİİİİİİ!''Fakat bu ses biraz uzaktan geliyordu.Sesindeki kini ve kana susamışlık 1km öteden anlaşılırdı bu bir hollow olmalıydı diye düşünürken başka bir ses duydu.“Umarım seni fazla bekletmemişimdir sevgili hayranım. Bana o güzel yüzünü göstermeye ne dersin, söz veriyorum bu gece buradan üzerine kılıcımla imzamı atmadan yollamayacağım!”Ama bu ses çok yakınındaydı Lukufukazi bir anda durdu ve etrafına baktı.Heycandan 3-4metre ilersinde duran shnigamiyi fark etmemişti bile.Buda kimdi? sanırım o hollowda bu adamı arıyor, aralarında bir husumetmi var?
Sanırım savaşa bu shinigaminin yanında girmeliyim,kolundaki kol bandında fuku-taicho olduğu belli güşlü ve iyi birine benziyor ,savaş meydanında onununla omuz omuza savaşmak isterim.Peki şimdi ne yapacağım? ona seslenmelimiyim yoksa beni fark etmesinimi beklemeliyim? diye düşündü.
...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Mitsuide Takashi
Gotei 1 FukuTaichou
Gotei 1 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 349
Yaş : 20
Nereden : İzmir
Lakap : East-Kun
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 08/07/10

Karakter
Zanpakutou: Isuka
Puan:
85/100  (85/100)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Perş. Şub. 03, 2011 8:58 am

Bardan nefes nefese çıkmıştı. Duraksadı nefesinin biraz daha düzelmesini bekledi. Nefes alışı düzeldikten sonra yavaş yavaş adımlarla Seireitei kapılarına yöneldi. Adımlarını hızlandırdı ve bir süre sonra koşmaya başladı. Deli gibi koşuyordu. İleride yol tıkandığı için bir tek katlı evin tepesine çıktı. Koşmaya devam ederken bir ses duydu. ''HEYYYYYYYYY! HİTSUOMİ TOUMAKİ! EĞER SESİMİ DUYUYORSAN GEL! İNTİKAM İSTİYORUM! SENİNLE GÖRÜLECEK BİR HESABIMIZ VAR! ZAYIFLARI ÖLDÜRMEK KOLAY GELSENE HADİİİİİİİ! HİTSUOMİ TOUMAKİİİİİİİİİİİİİ!'' Yine mi Hitsuomi bir kere savaşan Takashi olmalıydı. Artık adımlarını yavaşlatmıştı Takashi. Çünkü Hitsuomi'yi gördü. “Umarım seni fazla bekletmemişimdir sevgili hayranım. Bana o güzel yüzünü göstermeye ne dersin, söz veriyorum bu gece buradan üzerine kılıcımla imzamı atmadan yollamayacağım!” Duvardan yere atladı ve Hitsuomi'nin yanına gitti ve kısık bir tonda fısıldadı "58.çocuk dikkat et iki savaştır yırtıyormuşsun duyduğum kadarıyla ancak bu savaş tekin geçmeyecek gibi." Önceden savaşlara katılmamıştı ama en azından bunun oldukça zor geçeceğini hissedebiliyordu Takashi. Sonra bir kaç adım attı. Ve betona çöktü. Zanpaktou'sunu kınından çıkardı ve önüne koydu. "Dostum umarım hazırsındır. Önceden bir savaşa katılmamıştık ama sana güveniyorum." Derinden bir ses duydu "Elbette sersem. Ben kimim sanıyorsun sen? Önceden de savaştım unutma. Artık büyük bir savaş için hazırım." Takashi elini kar beyazı saçlarının içine daldırdı ve hızlı hızlı kaşımaya başladı. "Umarım öyledir." kasvetli bir biçimde ayağı kalktı. Zanpaktou'sunu yerden kaldırdı ve kınına koydu. Elini yavaşça yukarı kaldırdı ve Arrancarı işaret ederek. "Hey pislik! Burada sadece 58. Çocuk yok anlatabildim mi? Eğer savaşa geldiysen karşında beni bulursun."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://animeturkiye.forummum.com
Eyvah Admin
Genel Yönetici
Genel Yönetici
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1668
Yaş : 24
Nereden : Nereye...
Lakap : Admin
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 23/01/09

Karakter
Zanpakutou: Yönetim Paneli asddasdasd
Puan:
9999999/9999999  (9999999/9999999)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Perş. Şub. 03, 2011 9:48 pm

Sıra:
Aquila Exequias
Hitsuomi Toumaki
Lukufukazi Chikuzikurin
Mitsuide Takashi
---*---*---GM---*---*---
Olacaktir.
Öncelikle tebrikler. Giriş rpleri iyi olmuş. Yalnız hepiniz tek kişiye dalmayı düşünmüyorsunuz umarım… En az biriniz için npc Hollow vereceğim. (npc Hollow: karakteri olmayan ama GM tarafından yönlendiren Hollow)
İlginç bir giriş ve kurgu olmuş. Savaşmadığınız için Gm liği direk kullanmayacağım.
*Lukufuzaki- noktalama işaretlerinden sonra bir boşluk bırakırsan daha uygun olacak Very Happy
Peki o zaman size güçlü bir npc Hollow:
Ehem…
---*---*---*---*---GM---*---*---*---*---
Öncelikle. Ortam darma duman olmuş durumda. Gece olması zaten görüşü bir nevi etkilemiş. Yakılan ateşlerde abartı bir şekilde duman vermiş. Duvarları sürekli zorlayan hollowlari bir grup shinigami kidou ile etkileme çalışıyor. Tam da bu sıralarda –daha savaşa başlayamadan- Size doğru gelen iri bir Hollow görüyorsunuz. Bir adjuchas büyük ihmalle. Yarım yamalak bir insan görüntüsü var ancak maskesi kırılmamış. Sadece ağız kısmı açık ve sürekli sırıtıyor. Buna ek olarak zanpaktousuda var. Size doğru geliyor. Kim bu? Razz Aquila’nin bir arkadaşı mi?
-Betimlemeyi eksik etmeyin.-
veee.... SAVAŞ!

_________________
Admin'i kızdırmayın:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://bleachrpg.forums-rpg.com
Kitsune Shuurei
Vekil Shinigami
Vekil Shinigami
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 739
Yaş : 22
Nereden : Karakura Town
Lakap : HUNTER
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 02/07/10

Karakter
Zanpakutou: Shingetsu
Puan:
90/100  (90/100)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Perş. Şub. 03, 2011 11:03 pm

"Hey pislik! Burada sadece 58. Çocuk yok anlatabildim mi? Eğer savaşa geldiysen karşında beni bulursun." Diyerek beni işaret eden shinigami sinirimi bozuyordu. Onun o beyaz şaçlı kafasını koparmak ve diğer hollowlara yem olarak vermeyi düşünüyordum. Bulunduğumuz mevki rukongai'ye çok yakındı ve orada bir hollow baskını olduğu plus'ların çığlıklarından belliydi. ''Aaah! Bunlar ne kadar güzel sesler böyle. Çığlık seni, kan kokusu. Bunlar insanın iştahını açmaya birebir gerçekten. Bu arada sanırım ufak bir misafirimiz var.'' Aquila kafasını kaldırdı ve doğu kapısının önündeki genç shinigami'yi gördü. ''Hey Ufaklık! Savaşmak için biraz küçük değil misin sen? Sana izin veriyorum. Kaçmana izin vereceğim.'' Aquila elleri cepte rakiplerinin gelmesini bekliyordu. ''Hadi önce hanginiz geliceksiniz. Hitsuomi sen mi geliceksin yoksa sen mi beyaz saçlı çocuk? Seni zaten adamdan saymıyorum bücür. Ama belki bana planımda yardımcı olabilirsin.'' Bu sırada Aquila farklı bir reiatsu hissetti. Arkasını döndüğünde bir Adjuchas ile karşılaştı. ''Hey! Selam Monstro! Benim Las Noches'te ufak bir işim var sen burayı halledebilirsin değil mi?'' Aquila sonido'sunu kullanarak Luku'yu omzuna aldı ve diğer elini cebinden çıkararak bir garganta açtı. ''Görüşürüz Hitsuomi! Eğer bu çocuğu tekrar görmek istersen Las Noches'e gelmen yeterli. Bu garganta'yı senin için açık bırakıyorum. Sen girdikten sonra kapanacak ve senden aşkasını içeriye almayacak.'' Aquila gargantanın içine girdi. Çocuk ise onun omzunda kıpırdayıp duruyordu. ''Hey çocuk! Kıpırdamanın bi faydası yok. Aramızdaki güç farkı çok fazla. Sana bunu doğrudan göstermek istemiyorum. Nasıl olsa zamanı gelince anlayacaksın.'' Aquila en sonunda gargantanın çıkışına geldi. ''İşte burası! Las Noches! Burası hollowlar için bir cennettir. Umarım senin içinde öyle olur. Arkadaşın gelene kadar burada uslu uslu bekle.'' Çocuğu yere bıraktı ve gergantanın girişine doğru bakmaya başladı. ''Hey Hitsuomi Toumaki! Beni fazla bekletme. Aramızdaki meseleyi hallettikten sonra istediğin kadar tembellik yapacaksın zaten. İşte o zaman mezarda olacaksın. Yada küllerin bir gökdelenin tepesinden savrulacak. Bunu sakın unutma!'' Arkasını döndü ve gökyüzüne doğru bakmaya başladı. ''Hey çocuk! Gidiyoruz.'' Çocuğu tekrar omzuna aldı ve onu Las Noches'in çatısına çıkardı. ''Burada istesende kaçamazsın. Aşağıya atlasan ölürsün!'' Aquila çocuğun suratına baktı ve ölen arkadaşlarından birini gördü.

Hatıralar 4 yıl önce...
''Öldürün onları.'' ''Heyyyy! Heyyyy! Durun yapmayın!'' ''Hayal mi görüyorum? Neredeyim ben? Arkadaşlarımın mezarının başında ne işim var? Burada olmamam gerekirdi. Onlar öldü ve ben hiçbirşey yapamadım. Güçsüzdüm. Sadece ağladım ve sızladım. Aiko! Seni koruyamadım. Ama intikamınızı alacağım.''

Günümüz...
Aquila birden kendine geldi. Gördüklerinden sonra Hitsuomi'nin yolda olduğunu ile unutmuştu. Çocuğa doğru tekrar döndü ve ''Hey çocuk! Bir daha bana öyle bakma!'' Aquila yinede neler olduğunu anlayamamıştı. ''Ben bunları hissedemem! Artık bir kalbim yok! Ben duygusuz bir hayaletim sadece o kadar!'' Sonra tekrar çocuğa döndü ve ''Hey çocuk! Duyguları anlayabilir misin? Benim içimdeki duyguyu anlarsan işte o zaman neden seni kaçırdığımı anlarsın. Hitsuomi zamanında sevgilimi öldürdü. Hemde gözünü bile kırpmadan. Şimdi bende onun sevdiklerini öldürücem. Önce seni ardından onu! Ölmeye hazır olsan iyi olur!'' dedi ve Hitsuomi'yi elleri cebinde bir şekilde beklemeye başladı...


OUT: Owwww! Bugünlerde uzun ayzmaya başladım xD Bu arada Luku-san özür dilerim sana haber ermeden oldu herşey. Neyse bu sayede hem seninle hemde Hitsuomi ile rp yapabileceğim...

NOT: LUKU-SAN VE HİTSUOMİ YAZDIKTAN SONRA RP'NİN DEVAMI LAS NOCHES'TE OLACAKTIR!!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lukufukazi Chikuzikurin
Gotei 3 FukuTaichou
Gotei 3 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 263
Yaş : 25
Nereden : Sakarya/Adapazarı
Lakap : Luku
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 23/01/11

Karakter
Zanpakutou: Koori Suzaku
Puan:
72/100  (72/100)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Cuma Şub. 04, 2011 6:45 am

out:tmm sorun değil şimdi hituominin yazmasını beklicem,benide okadar küçümseme muhallebi çocuğuna çevirdin yok omuzamu aldım kaçırdım falan Laughing hı bide seni şu 1 yıl önce 1 saat sonra anlatımıda iyi sardı ha Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kitsune Shuurei
Vekil Shinigami
Vekil Shinigami
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 739
Yaş : 22
Nereden : Karakura Town
Lakap : HUNTER
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 02/07/10

Karakter
Zanpakutou: Shingetsu
Puan:
90/100  (90/100)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Cuma Şub. 04, 2011 7:11 am

aynen...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hitsuomi Toumaki
Gotei 10 FukuTaichou
Gotei 10 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 521
Yaş : 23
Nereden : İstanbul
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/10/10

Karakter
Zanpakutou: Akai fushichō
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Cuma Şub. 04, 2011 12:43 pm

Etraftaki en küçük ayrıntıyı kafama işlemeye çalışıyordum belki savaş anında ihtiyacım olabilir diye. Ben bunla meşgulken etraftaki reiatsular artmaya başladı biri Mitsuide’nindi, diğeri de tanıdık geliyordu ama çıkaramamıştım. Mitsuide bana doğru yaklaştı ve "58.çocuk dikkat et iki savaştır yırtıyormuşsun duyduğum kadarıyla ancak bu savaş tekin geçmeyecek gibi." Dedi, iyice saçmalamaya başlamıştı “58.çocuk” da ne demekti ve ne demek “iki savaştır yırtıyomuşsun” o kendini ne sanıyor! Tamam bir tanışıklığımız var Mitsuide ile ama daha benle böyle konuşacak kadar yakın değil! Ona kim olduğumu hatırlatsam iyi olacak. Tam ona bir çift laf etmek için ağzımı açacaktım ki "Hey pislik! Burada sadece 58. Çocuk yok anlatabildim mi? Eğer savaşa geldiysen karşında beni bulursun." Diye rakibimle konuşmaya başladı. Bu iş iyice sinir bozucu olmaya başladı bana hala “58. çocuk” diyor. Yavaş adımlarla Mitsuide’nin yanına ilerledim ve elimi omzuna koydum “Bak Mitsuide, bu benim savaşım! Ve savaşıma benim işime eklenti olanları ben pek sevmem yakın arkadaşım olmadıkça! Şimdi izin verirsen halletmem gerekn küçük bir rakibim var.” Dedim omzuna birkaç kere pat pat yaptım. Yavaş adımlarla Mitsuide’yi geçtim ve rakibimin sesinin geldiği yöne doğru yürümeye başladım, kafamı sağa çevirdim ve Mitsuide ile konuşmaya devam ettim. “Umarım ne demek istediğimi anlamışsındır Mitsuide, senden daha deneyimli biri olarak bu savaştan uzak durmanı ve arkanda duran shinigami ile beraber birazdan gelecek olan Arrancar’la savaşmanı istiyorum. Sana bunu söylemek istemezdim ama bunu uygulamak zorundasın yoksa sonun kötü olabilir!” dedim sert bir tonda. Ben bunları söylerken rakibim en arkada duran shinigami ile konuşmaya başlamıştı. Zavallı kendisiyle konuşup kafasında planlar yapıyordu ''Hadi önce hanginiz geleceksiniz. Hitsuomi sen mi geleceksin yoksa sen mi beyaz saçlı çocuk? Seni zaten adamdan saymıyorum bücür. Ama belki bana planımda yardımcı olabilirsin.'' Diyordu, anlaşılan birazdan eğlenmeye başlayacaktık bu sırada daha önceden reiatsusunu hissettiğim Arrancar geldi, o kadar da güçlü birine benzemiyordu Mitsuide ve arkadaki shinigami onu rahatlıkla alabilirlerdi. Ben yeni gelen Arrancar’ı incelerken beni tanıyan Arrancar sonidosunu kullanarak en arkadaki shinigami’nin arkasına geçti ve onu omuzlayarak ''Görüşürüz Hitsuomi! Eğer bu çocuğu tekrar görmek istersen Las Noches'e gelmen yeterli. Bu garganta'yı senin için açık bırakıyorum. Sen girdikten sonra kapanacak ve senden başkasını içeriye almayacak.'' Dedi ve garagantaya girdi. Lanet olsun! O shinigamiyi o Arrancar’la bırakamazdım hele Las Noches de asla! Ama Mitsuide’yi de burada Monstro denilen Arrancar’la da bırakmak istemiyordum! Şu an bildiğim tek bir şey vardı o da eğer o yeni shinigamiyi o Arrancar’la yalnız bırakacak olursam başına gerçekten kötü şeyler gelebilirdi. Mitsuide’ye güvenmem gerekiyordu. Mitsuide’ye dönerek “Anlaşılan bu gün şanslı günün Monstro denilen arkadaş tamamıyla senin ben o shinigamiyi kurtarmaya gidiyorum!” dedim sırıtarak.garagantaya doğru koşmaya başladım ama tam girişinde durdum. Eğer biz Las Noches’e gidersek bizi kim oradan geri getirecekti! Benim bu konuda hiçbir bilgim yoktu, o shinigaminin de bildiğini sanmıyorum, Arrancar da bizi geri getirmeyi istemeyeceğine göre bir çözüm bulmalıydım hızlı bir şekilde! Sonra aklıma bu gün konuşmuş olduğum biri geldi, evet o bizi geri getirebilirdi! Hemen bir Hell Butterfly (ne olduğunu bilmeyen baksın [Linkleri sadece adminler görebilir.] yarattım ve Meiki-san’a gönderilmek üzere mesajımı düşünmeye başladım. Ne diyecektim ki kaçırılan shinigaminin ismini bile bilmiyordum ama tanıdık biriydi, bunu hissedebiliyordum. Kaçırılan shinigaminin yüzünü hatırlamaya çalıştım… Ve evet kim olduğunu hatırladım ismini bilmiyordum ama onu en son yaptığımız Fuku-Taicho toplantısında görmüştüm ve galiba 3. takımın Fuku-Taichosuydu. Tamam şimdi mesajımı göndermeye hazırdım “Ben 10.Takım’ın Fuku-Taichosu Hitsuomi Toumaki. Bir Arrancar 3. takım Fuku-Taichosu’nu kaçırıp Las Noches’e götürdü, ben de onu kurtarmak için peşinden gidiyorum. En yakın zamanda destek kuvvet göndermenizi önemle arz ederim!” dedim ve Hell Butterfly’ı Meiki-san’a gönderdim. Sonra arkama baktım Mitsuide ordaydı, savaşına hazırlanıyordu, galiba ona biraz fazla küstahça davranmıştım ama şimdi onun gönlünü almanın zamanı değildi, umarım beni anlamıştır, çünkü gerçekten iki arada bir derede kaldım. Kısık bir sesle “Umarım döndüğümde de seni böyle dimdik ve hayat dolu bulabilirim Mitsuide Takashi. ”dedim, onun duyup duymadığını bilmiyordum ama diğer Fuku-Taicho için zaman her geçen saniye azalıyordu. O Arrancar aklıma gelince nedense yüzümde istemsiz bir şekilde çarpık bir gülümseme oluştu garagantaya doğru bağırdım “Umarım sizi orda fazla bekletmemişimdir. Eğer oraya ayak bastığımda yerde kırmızı halımı görmezsem cidden sinirlenirim.” Dedim sırıtarak ve garagantanın içine doğru koşmaya başladım…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lukufukazi Chikuzikurin
Gotei 3 FukuTaichou
Gotei 3 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 263
Yaş : 25
Nereden : Sakarya/Adapazarı
Lakap : Luku
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 23/01/11

Karakter
Zanpakutou: Koori Suzaku
Puan:
72/100  (72/100)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Cuma Şub. 04, 2011 2:36 pm

Peki şimdi ne yapacağım? ona seslenmelimiyim yoksa beni fark etmesinimi beklemeliyim? diye düşündü.Bunları düşünürken bir shinigami daha geldi.Uzun boylu ve beyaz saçlıydı.Yüzünde ciddi bir duruş vardı fakat adımlarından heycanlı olduğu gözüküyordu. Buda kimdi? Konuşmak için beklediğim shinigaminin yanına giderek birşeyler söylemeye başladı."58.çocuk dikkat et iki savaştır yırtıyormuşsun duyduğum kadarıyla ancak bu savaş tekin geçmeyecek gibi." Fakat kısa boylu olanın suratı bozulmuştu, sanki bu lafları ondan hiç beklemiyordu.Lukufukazi dalgın bir şekilde olayları izliyordu.Bir anda duvarın üstündeki arancarı fark etti. Tam bağırmak için hazırlanıyordu' ki bir ses duydu. "Hey pislik! Burada sadece 58. Çocuk yok anlatabildim mi? Eğer savaşa geldiysen karşında beni bulursun." "Ağğ olamaz şimdi tam anlamıyla kafam karıştı bu üçünün arasındaki şeyde ne?" diye düşündü içinden."Arancara baktı, uzun boylu beyaz saçlı çocuğu pek takar gibi bir hali yoktu. "Aaah! Bunlar ne kadar güzel sesler böyle. Çığlık seni, kan kokusu. Bunlar insanın iştahını açmaya birebir gerçekten. Bu arada sanırım ufak bir misafirimiz var.'' "Bu da ne ufaklık kelimesini kime söyledi banamı?" Diye düşündü. Onları düşünürken arancar Lukufukaziyle göz göze gelip tekrar konuştu. ''Hey Ufaklık! Savaşmak için biraz küçük değil misin sen? Sana izin veriyorum. Kaçmana izin vereceğim.'' Bu lukufukaziyi iyice sinirlendirmişti ama dişlerini sıktı ve birşey söylemedi, saldırmamak için kendini zor tutuyordu. Arancar birşeyler söylemeye devam etti. ''Hadi önce hanginiz geliceksiniz. Hitsuomi sen mi geliceksin yoksa sen mi beyaz saçlı çocuk?" Demek kısa boylu olanın adı Hitsuomi idi doğru ya yüzü bir yerden tanıdık geliyordu onu fuku-taicho toplantısından hatırlıyordu. O bunları düşünürken arancar konuşmasına devam etti. "Seni zaten adamdan saymıyorum bücür. Ama belki bana planımda yardımcı olabilirsin.'' "Buda ne demek şimd? Ne planı? Benimle ne yapabileceğini sanıyor aptal herif." Lukufukazi bunları düşünürken yeni bir arancar geldi. ''Hey! Selam Monstro! Benim Las Noches'te ufak bir işim var sen burayı halledebilirsin değil mi?'' Lukufukazi yeni gelen arancarı izlemeye dalmışken 1.arancar hızlı bir sonido ile onu omuzuna aldı ve diğer eliyle garganta açtı ve konuşmaya devam etti. ''Görüşürüz Hitsuomi! Eğer bu çocuğu tekrar görmek istersen Las Noches'e gelmen yeterli. Bu garganta'yı senin için açık bırakıyorum. Sen girdikten sonra kapanacak ve senden aşkasını içeriye almayacak.''

Gargantaya girmişleridi, arancar hala kendinden emin şekilde konuşmaya devam ediyordu. "Hey çocuk! Kıpırdamanın bi faydası yok. Aramızdaki güç farkı çok fazla. Sana bunu doğrudan göstermek istemiyorum. Nasıl olsa zamanı gelince anlayacaksın.'' Lukufukazi gerçekten sinirlenmişti ama bişey yapmamaya devam etti. "Lanet olasıca pislik, kendini nekadarda güçlü sanıyor, güç düşkünlüğünün pençesine o kadar düşmüşki reatsu seviyelerimizin tamamen aynı olduğu hakkında fikri yok.En iyisi ona Las Noches'te ufak bir ders vermeliyim" Diye düşündü ve sessizce beklemeye devam etti. En sonunda gargantanın çıkışına geldiler. ''İşte burası! Las Noches! Burası hollowlar için bir cennettir. Umarım senin içinde öyle olur. Arkadaşın gelene kadar burada uslu uslu bekle.'' Arancar lukufukaziyi yere bıraktı ve gergantanın girişine doğru bakmaya başladı. ''Hey Hitsuomi Toumaki! Beni fazla bekletme. Aramızdaki meseleyi hallettikten sonra istediğin kadar tembellik yapacaksın zaten. İşte o zaman mezarda olacaksın. Yada küllerin bir gökdelenin tepesinden savrulacak. Bunu sakın unutma!'' Sonra lukufukaziyi aldı ve Las Noches'in çatısına çıkardı. "Burada istesende kaçamazsın. Aşağıya atlasan ölürsün!'' Arancar bunları söyledikten sonra lukufukazinin gözlerine bakarak 4-5 saniye daldı.Daha sonra sinirli bir şekilde bağırdı. ''Hey çocuk! Bir daha bana öyle bakma!'' Bunu söyledikten sonra biraz daha sustu ve tekrar konuşmaya başladı. ''Hey çocuk! Duyguları anlayabilir misin? Benim içimdeki duyguyu anlarsan işte o zaman neden seni kaçırdığımı anlarsın. Hitsuomi zamanında sevgilimi öldürdü. Hemde gözünü bile kırpmadan. Şimdi bende onun sevdiklerini öldürücem. Önce seni ardından onu! Ölmeye hazır olsan iyi olur!'' Lukufukazinin artık sabrı tükenmişti.Böylesine iyrenç bir yaratığın duygulardan bahsetmesi sinirlerini bozmuştu.Yavaşça ayağı kalktı ve arancarın gözlerine sert bir şekilde bakmaya başladı. Kılıcını kınısından yavaşça çıkarırken sert bir tonla konuşmaya başladı."Duyguları anlayabilirmiyim? Bunu senin gibi kana susamış pis bir yaratıkmı söylüyor! Ailemi senin gibi bir hollow sürpüntüsü öldürdü! Sende ölmeye HAZIR OL ! " Kılcını kınısından çıkarmıştı artık.Kılıcını arancara doğrulttu ve sakinleşmiş bir şekilde konuşmaya devam etti. "Hitsiomi gelene kadar küçük bir eğlence sanırım senin içinde problem olmaz değilmi?" Busefer kılıcını iki eliyle sıkıca tuttu ve biraz aşağı indirdi. Suratında yapmacık bir gülümseme ile bağırdı. "EKİ HANA" Artık shikaisi ortaya çıkmıştı o masmavi gözleri artık düşmanına çok daha sert bakıyordu.Kılcı öncekinde 4 kat daha kalındı. Hızı ve gücü artmıştı. Kendinden emin bir şekilde suratına kayık bir gülümseme kondurarak seslendi. "Gel bakalım,Babaalık!

...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Mitsuide Takashi
Gotei 1 FukuTaichou
Gotei 1 FukuTaichou
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 349
Yaş : 20
Nereden : İzmir
Lakap : East-Kun
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 08/07/10

Karakter
Zanpakutou: Isuka
Puan:
85/100  (85/100)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Cuma Şub. 04, 2011 3:11 pm

Takashi arrancarın öylece çekip gitmesini izledi. Bu da neydi şimdi. Birden düşmanına sırt çevirip gitti birde shinigamiyi kaçırdı bu hollowlar çok saçma işler yapmaya başlamıştı.''Görüşürüz Hitsuomi! Eğer bu çocuğu tekrar görmek istersen Las Noches'e gelmen yeterli. Bu garganta'yı senin için açık bırakıyorum. Sen girdikten sonra kapanacak ve senden başkasını içeriye almayacak.'' Gitmeden önceki son sözleriydi arrancarın. Saçmalıktı bu işler Takashi'ye göre. Sonra Hitsuomi'nin kendisine yaklaştığını fark etti. “Bak Mitsuide, bu benim savaşım! Ve savaşıma benim işime eklenti olanları ben pek sevmem yakın arkadaşım olmadıkça! Şimdi izin verirsen halletmem gereken küçük bir rakibim var.” Dedi ve omzuna birkaç kere vurdu. Yavaş adımlarla ilerledi ve Takashi'ye döndü. “Umarım ne demek istediğimi anlamışsındır Mitsuide, senden daha deneyimli biri olarak bu savaştan uzak durmanı ve arkanda duran shinigami ile beraber birazdan gelecek olan Arrancar’la savaşmanı istiyorum. Sana bunu söylemek istemezdim ama bunu uygulamak zorundasın yoksa sonun kötü olabilir!” dedi sert bir tonda. Takashi’ye dönerek “Anlaşılan bu gün şanslı günün Monstro denilen arkadaş tamamıyla senin ben o shinigamiyi kurtarmaya gidiyorum!” dedi ve gargantaya doğru koşmaya başladı. Takashi kendi kendine homurdandı "Yeey Monstro benim ne mutlu bana, yaşasın." Diğer arrancara döndü ve "Monstro diye isim mi olur ? Köpeğime bile böyle bir isim vermem." Hitsuomi' nin garganataya doğru gittiğini gördü. Hitsu'ya dönerek "Ben uyardım seni ama sen bilirsin. Umarım tek parça kalırsın 58. çocuk" dedi. Hitsuomi ise çoktan gargantaya girmişti.Kılıcını kınından çekti ve gardını aldı. "Çok yazık oldu seni o arrancar üzerinde denemek isterdim ama neyse kısmet değilmiş." dedi. Cümleleri ne kadar alaycı olsa da aslında oldukça ciddiydi. Takashi düşünmeye başladı "İnsana benzer bir hollow ama bu arrancar olduğu anlamına gelmez değil mi? Ahh hadi ama zanpaktou mu? Demek bir arrancar en azından bu belli oldu. Arkadaş açıkta bir şey görmüş olmalı durmadan sırıtıyor. Uzun ve zayıf bacaklar hızlı olmalı. Kolları bacaklarına göre daha kalın daha güçlü ancak yinede savunması düşük. Ve elbet iri geniş kanatlar onlardan bir an önce kurtulmam gerekicek."Takashi zanpaktousunu iyice kavradı ve Arrancara doğru haykırdı "GEL KUÇU KUÇU?! Uyku vaktin geldi ebedi bir şekilde."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://animeturkiye.forummum.com
kiyoshi mamoru
Gotei 2 FukuTaichou
Gotei 2 FukuTaichou
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 168
Yaş : 105
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 12/08/10

Karakter
Zanpakutou: sasori
Puan:
80/100  (80/100)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Salı Şub. 08, 2011 12:36 am

Kiyoshi yavaşça Seretei'e doğru yürüdü. Orada bir savaş olduğunu duymuştu ilk başta ne kadar gelmek istemese bile hislerine engel olamamış gelmişti. Belki de can sıkıntısından gelmişti buralara kadar. Hollowlarla savaşmak dışında yapılacak bir şey yoktu ne de olsa. Seretei'e geldiğinde yoğun bir dumanı fark etti. Gözleri duman nedeniyle bulanmış etrafı net bir şekilde göremiyordu. Ne olmuştu ateş mi yakmışlardı burada. Ama neden ateş yakmışlardı ki. Yoksa bir yer mi yanmıştı. Kiyoshi olaylardan tamamıyla habersiz olduğunu fark etti. Burada neler olmuştu. Karaltının içinde Takashi 'yi seçebildi. Takashi bu savaşta tek başına miydi. Hayır o savaşta tek başına olamazdı. Hitsuomi onuncu takimin fukutaichosu savaş olacaginin haberini vermemis miydi? Tabi bunu savaştan kendi takimini haberdar etmişti ama kısa bir zamanda herkes tarafından duyulmuştu savaş olacağı. Bu haberi duyunca buraya gelmişti ama görünüşe göre etrafta kimse yoktu. Savaş bitmiş miydi ama bu kadar kolay olamazdı değil mi? Etrafta Takashi'nin reatsusu dışında da güçlü bir reatsu vardı ve bu reatsu yoğun bir şekilde hissedilebiliyordu.
"Bu seferki de guclu bir hollow olmalı sen ne dersin Takashi"
diye hemen Mitsuide'nin yanına gitti shunpoyu kullanarak. Ama o hollowu biraz hafife almisa benziyordu en azından Kiyoshi'ye öyle gelmişti. Öyle ki ona
"GEL KUÇU KUÇU?! Uyku vaktin geldi ebedi bir şekilde."
demişti gayet rahat bir şekilde. Gerçi Takashi geçen savaşlarında da böyle davranmış ilk başta savaştığı hollowları rahatlıkla yenebileceğini idda etmişti.Hollowda tehlikeliye benziyordu üstelik iriydi ve hollow maskesi yırtılmış insan yüzü ortaya çıkmıştı. Geniş kanatları vardı ve gövdesine göre fazlasıyla zayıf kalan bacakları. Zayıf bacakları iri gövdesiyle büyük bir zıtlık oluşturmuştu üstelik. Ama emindi ki bu zayıf bacakları sayesinde daha hızlı hareket edebiliyordu hollow. Kırılmış maskesinden açığa çıkan gözleri çok değişik mor ile kırmızı renk arasındaydı. Korkutucu bir renkti bu üstelik çok da korkutucu delici bakışları vardı hollowun. Yüzünde ise hafif bir gülümseme vardı. Bu gülümsemenin sevimli olduğu pek söylenemezdi aslında. Daha çok korkutucuydu delirmiş birinin gülümsemesini andırıyordu. Kiyoshi surattaki bu gülümseme birçok yerden tanıdık geliyordu. Bu manyakça gülümseme. Tam anlamıyla kafayı sıyırdığının işareti. Daha önce karşlaştığı hollowların da yüzünde böyle bir gülümseme vardı.Bütün hollowların hepsi kafayı birırmış sıyırmış olmalıydılar. Ama kimse Kiyoshi Mamoru kadar manyak olamazdı. Kiyoshi Mamoru gerekirse tek başına hollowların üstesinden gelebilirdi. Kimileri belki buna kendine aşırı güven diyebilirdi ama o tam anlamıyla böyle hissediyordu. Küçük görüyordu Dünya'yı hollowlarla shinigamiler ise ufacık toz zerrecikleri kadar bile değerli değildiler. Hollowlara karşı özel bir nefreti yoktu sadece canı savaşmak için savaşıyordu. Soul society'deki bir sürü kendini beğemiş züppe shinigamilerden bin kat daha iyi olduğunu düşündü hep. Shinigamiler hep çokiyi olduklarını düşünrn züppeler topluluğundan başka bşr şry değildi.İçindeki shinigami züppelik ruhu Hollowa alaycı bir şekilde baktı Kiyoshi ardından gülümsedi. Gülümsemesinde bir aşağılama da vardı sanki. Hollowa adeta senden korkmuyorum dermişçesine bakıyordu.
"Hey Takashi bu hollowu kendin mi yenmek istersin yoksa birlikte mi savaşalım"
dedi suratında büyük bir gülümsemeyle. Tabi gidip de savaşa karışmamak olmazdı. Bu kadar yolu boşu boşuna gelmiş olmamalıydı.Hemen Takashi'nin cevabını beklemeden o kesin bıçaklarını çıkardı.
out:Berbat bir girişti bu galib
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Eyvah Admin
Genel Yönetici
Genel Yönetici
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1668
Yaş : 24
Nereden : Nereye...
Lakap : Admin
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 23/01/09

Karakter
Zanpakutou: Yönetim Paneli asddasdasd
Puan:
9999999/9999999  (9999999/9999999)

MesajKonu: Geri: Savaş (3) ..    Cuma Şub. 18, 2011 10:55 pm

--*--*--*--*--*--GM--*--*--*--*--*--
3. savaş nedenlerden dolayi sona ermiştir. Nedeni ve sonucu daha sonra duyuracağim. 4. Savaşim olup olmayacağinida daha sonra belirleyince yazarim.

_________________
Admin'i kızdırmayın:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://bleachrpg.forums-rpg.com
 
Savaş (3) ..
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» AY SAVAŞCISINI İZLEYEBİLCEZZZ
» Lev Tolstoy - Savaş Ve Barış
» Kendi Savaşçını oluştur!
» SAKURA NUN BÜYÜSÜ
» Bölüm:190 Gerçek ortaya çıktı,seiyanın geçmişi....

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bleach RPG :: Rp'leriniz-
Buraya geçin: