AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Nelo Angelo

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Nelo Angelo
Yeni Üye


Erkek
Mesaj Sayısı : 3
Yaş : 28
Kayıt tarihi : 06/08/10

Karakter
Zanpakutou:
Puan:
79/100  (79/100)

MesajKonu: Nelo Angelo   Cuma Ağus. 06, 2010 5:10 pm

Alarm çalmaya başlayalı otuz saniye olmuştu ama Eric 'in kalkmaya niyeti yoktu. Ofladıktan sonra saati susturmak için elini masanın üstüne attı ancak saati susturacağına vurarak yere düşmesine neden oldu. Alt kattan tavana vurulduğunu duyuyordu. Üvey annesiyle her zamanki gibi kavgaya tutuşmamak için yataktan kalkıp alarmı susturdu. Mırıldanarak “Yine saçma bir güne başlıyoruz” dedi. Aşağı kata indi. Kız kardeşi, üvey annesine yardım ediyordu, daha doğrusu etmek zorundaydı. 2 kardeş babalarına üvey annelerini sevmediklerini defalarca söylemesine rağmen babaları öyle ya da böyle onları geçiştiriyordu. Tabi bunu duyan kadında çılgına dönüyor, ufaklığı aç bırakmaktan dayağa, yapabileceği her türlü kötülüğü yapıyordu. Eğer abisine veya babasına söylerse onları öldüreceğini hiç çekinmeden söylüyordu. Hatta kadın, kocasına kızı Eric ‘in dövdüğünü bile söylüyordu. Eric bunu reddetse bile küçük kız ağzını açmayınca ceza Eric ‘e kesiliyordu. Babası ve abisi ne olduğunu sorunca bir şey söyleyemiyordu. Eric, kadının yaptığını biliyordu fakat elinden bir şey gelmiyordu. Aşağıya indi. Elini yüzünü yıkadıktan sonra kahvaltıya oturdu. Kadın Eric ‘in masaya oturduğunu görünce tabağı önüne doğru fırlattı. Son birkaç gündür yeni uygulamasıydı bu. Tabağına kahvaltısını koyduktan sonra yemeye başladı. Kadın, umursamazca bakarak:
- Çabuk yiyin. Arkadaşlarım gelecek birde sizinle uğraşamam.
Eric, kadını takmıyordu. Kahvaltısını yemeye devam etti. Kadın, bunu görünce daha da sinirlendi:
- Kime diyorum ben! Şuna bak. Sen kendini ne sanıyorsun ha? Burası artık benim evim. Babana ne söylersem onu yapar. Biliyor musun? Hata bende. Seni aç bırakmalıydım. Bunu gelince babana söyleyeceğim. Seni bu evden uzaklaştırmamız lazım. Sen bu eve fazlasın ufaklık anladın mı? Fazlalık!
Eric, kadının konuşmalarını hala ciddiye almıyordu. Kadın bunu görünce küfürleri sayıp duruyordu. Küçük Sarah ise kafasını eğmiş, korkuyordu. Eric Sarah ‘ı görünce bu kadını susturması gerektiğini anladı. Çatalı sertçe masaya koydu:
- Eğer susmazsan, ben seni sustururum.
Kadın Eric ‘ten bu lafı duyunca bir anda sustu. Bir anda sessizleşti ortam. Eric, Sarah ‘a göz kırparak ona gününü gösterdik mesajını verdi. Sarah ‘da ona gülümseyerek yemeğini yemeye başladı. Bu kavga her gün yaşanıyordu. Eric artık alışmıştı, bir şey demiyordu fakat Sarah ‘ın üzüldüğünü görünce siniri arttıkça artıyordu. Bazen onu öldürmenin en iyisi olduğunu düşünüyordu fakat Sarah ‘ı düşününce bu fikirden vazgeçiyordu. Eğer kendisi Sarah ‘ın yanında olmasa, daha kötüsü de olabilirdi. Bu yüzden Sarah ‘ın yanında bulunması onun için en iyisiydi.
Sarah, araba sesini duyunca hemen koşarak kapıyı açmaya gitti. Kapıyı açtığında babası telefonda konuşuyordu. Yüzünde sıkıntılı bir ifade vardı. Sarah ‘ı görünce “Nasılsın bir tanem” diyerek içeriye girdi. Kendisine cevap verilince daha çok stres yapıyordu ve korkuyordu. Sürekli bir şeyi reddediyordu, yapmadığını söylüyordu. Eric, odasına çıkarak kitaplarını aldı. Aşağıya indiğinde babasını sandalyeye oturmuş kara kara düşünürken gördü. Babasının omzuna elini attı:
- Baba bir sorun yok değil mi?
Yaşlı adam, her zaman yaptığı gibi gülümsedi:
- Tabi ki de yok evlat. Sıkıştırıyorlar işte iş güç bilirsin. Hazır mısınız siz?
Eric kafa sallayıp evet diyecekken kadın yine yaşlı John ‘u doldurmaya başladı:
- John. Artık yeter! Bu çocuk beni dinlemiyor. Tehdit edip duruyor. Bugün ne yaptı biliyor musun? Bana karşı geldi. Utanmasa bana el kaldıracaktı. Ben senin karınım John! Beni geçtim, artık Sarah ‘a da zarar veriyor. Bence bu çocuğu evden uzaklaştırmalıyız. Ben araştırdım birkaç yeri ve ..
John hemen sözünü kesti:
- Sen neyden bahsediyorsun? O benim oğlum ve şunu aklına sok kadın: Bu çocuklar hiçbir yere gitmeyecek. Benim yanımda kalacaklar. Görmek istemiyorsan git başkasının koynuna gir.
Martha, şoka girmişti.
- İyi, giderim. Fakat şunu bil John. Beni çok arayacaksın!
John, gülümseyerek:
- Seni arayacağıma, fahişeye para veririm daha iyi. Defol evimden hadi!
Sarah, çantasını alarak dışarı çıktı. John, Erice göz kırparak:
- Ne çok konuştu be ahbap. Hadi, Sarah ‘ı da al gidelim.
Eric üst kata giderek Sarah ‘a baktı. Çantasını hazırlamış, saçlarını yapıyordu. Eric, Sarah ‘ı görünce:
- Hadi prenses, okula geç kalmak istemezsin değil mi?
Dedi. “Hazırım” diye söyleyip koşarak Eric ‘ten önce aşağıya indi. Koşarak babasının kucağına atladı ve kocaman bir öpücüğü kondurdu. John, kızının süslendiğini görünce:
- Bu süsler benim içinse ben etkilediniz madam!
Diyerek kızını uzun zaman sonra güldürmeyi başardı. Eric ‘in de geldiğini görünce arabaya doğru yöneldi. Sarah ‘ı arka koltuğa oturtturduktan sonra sürücü koltuğuna oturdu. Eric ‘de arabaya binince kontağı çalıştırdı, birinci vitese atarak yola girecekti ki çıkacağı yolun önünü siyah bir Nissan Xterra kesti. Ön sağ ve sol arkadan iki kişi arabadan inerek sağ arka kapının önüne geçtiler. Eric, babasına dönerek ne olduğunu anlamaya çalıştı. John, arkasına dönerek Sarah ‘a sakin olmasını söyledi. Eric ‘e de arabada kalmasını söyledi fakat o kabul etmedi. John birkaç kere kalması yönünde ısrarlı davransa da Eric kabul etmiyordu. İkisi de arabadan indiler. Arka sağ kapının camı çok az açıldı. İçeriden kalın bir ses konuşmaya başlamıştı:
- Bugün seni uyardık John. Sakın aptallık yapma. Yarın saat bire kadar vaktin var. Birden sonra gerisine ben karışmam. Eric, sertçe cama bakarak:
- Siz kimsiniz?
Diye bağırdı. Fakat cevap gelmedi. “Kendine çok güveniyorsan gelsene buraya” diye bağırınca iki koruma Eric ‘e doğru yürümeye başladılar. John hemen onların yanına giderek durdurmak istedi fakat iki koruma karşısında John ancak bir karıncaydı. Korumalardan biri Eric ‘i tutarak havaya kaldırdı. Yumruğu indirecekti ki arabanın içinden “Dur!” emri gelince yumruğunu indirmek zorunda kaldı. Arabaya doğru fırlatarak cipe bindiler. John hemen Eric ‘in yanına gitti.
- Evlat, iyi misin?
Diye sordu. Elini uzatarak onu ayağa kaldırdı. Eric, kafa salladı. Eliyle giden aracı göstererek:
- Bunlar kimdi baba? Neler oluyor?
- Bak evlat. Ben geçmişte bir halt yedim, şimdi ise onu düzeltmeye çalışıyorum fakat sandığımdan daha da kötüye gidiyor. Bak ne diyeceğim. Yarın seninle baba-oğul bir balık tutmaya gidelim. O zaman sana her şeyi anlatacağım.
Arabanın içinde meraklı bir gözle kendisine bakan Sarah ‘a kafasını çevirdi.
- O daha 10 yaşında. Kendi girdiğim çamura sizi de sokamam. Bana bir şey olursa kardeşin sana emanet olacak evlat.
- Hey, dur bir dakika. Ne emaneti? Baba?
John kafasını eğdi. Araba kornası ikisinin ciddi vaziyetini uçurdu. Kornayı çalan minik Sarah ‘tı.
- Eğer daha çok konuşmaya devam ederseniz ben okula geç kalacağım.
John, böyle stresli durumda bile küçük kızı için gülümsüyordu.
- Özür dilerim, madam. Sizi hemen okulunuza bırakıyorum. Hadi Eric, geç kalmayalım.
İkisi arabaya bindi. Hızlıca giderek çocukları vaktinden okula getirdi. Sarah, babasının yanağına öpücük kondurarak arabadan indi. Koşarak sınıfına doğru gitti. Eric hala bir açıklama bekliyordu. John, Sarah ile gurur duyuyordu. Sınıfının en çalışkan öğrencisiydi. Daha bu yaşına rağmen bilgi yarışmalarına giderdi. O büyüyünce avukat olmak istiyordu. Bunun için çalışması gerekiyordu ve o başarıyla yerine getiriyordu. Babası evlenince derslerinde çok büyük bir düşüş yaşamıştı ama şüphesiz çalışkan günlerine geri dönecekti. John, Eric ‘e döndü.
- Evlat, sana dediklerimde ciddiydi. Sana yarın her şeyi anlatacağım. Eğer bana bir şey olursa, kız kardeşine sahip çıkacaksın. O bana benzememeli Eric. O çalışıp hak ettiği yere gitmeli. Sizi almaya ben gelemeyeceğim. Kardeşinle birlikte eve gelebilirsin değil mi?
Eric kafa sallayıp arabadan indi. John el sallayıp okuldan ayrıldı. Zilin çaldığını duyunca koşarak sınıfına girdi. Aklında hala bugün olanlar vardı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hime-Neko
Game Master
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 359
Yaş : 22
Nereden : Soul Society
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/02/09

Karakter
Zanpakutou: İhtiyacım yok U.U
Puan:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Nelo Angelo   Cuma Ağus. 06, 2010 5:18 pm

Renklendirme ve düzen: 7/10
Betimleme: 11/20
Akıcılık: 18/20
İmla: 17/20
Kurgu: 16/20
Uzunluk: 10/10

79.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Nelo Angelo
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bleach RPG :: RPG Başlangıç :: Rp Puanlatma-
Buraya geçin: