AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Katsurou Akira
Vasto Lorde
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 22
Yaş : 23
Nereden : Hueco Mundo
Lakap : Akaoni/Akai Kagayaki
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 10/07/10

Karakter
Zanpakutou: Heikou ama salınım olur kendileri...
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   C.tesi Tem. 10, 2010 1:07 pm

Bir kez daha buraya gelmişti, daha önce onlarca kez yaptığı gibi hollow avlamak için. Kendi türünü avlayarak güç kazanmak... Ne garip bir uğraştı onunki böyle. Ancak gerçekleştirilmesi gereken bir amacı vardı ve bunu yapmak zorundaydı. Hollowların diğer bütün türleri yöneteceği günlerin hayalini kuruyordu ama bunun için önce birazını avlayıp güç kazanması gerekiyordu. Şimdi ise bir tanesini bulana kadar boş boş dolanacaktı bu kum cehenneminde. Yukarıda ay da olmasa burada yaşarken ruhunun nasıl solmadığını anlayamazdı. Ağaçlar bile kayaların garip şekiller almasıyla oluşmuşken nasıl hayatta kalmıştı burada? PEki neden bu asil türe yaşaması için bu kadar kötü bir yer verilmişti. Aşağıda, ışığın bile olmadığı menos ormanında nasıl yaşamıştı peki? Neden bu kadar berbat bir yer verildiği sorusunu fazla düşünüyordu belki de. Ona göre cevap, diğerlerini ele geçirme isteğini kazanmaları içindi. Çünkü yalnızca bu sebeple güçlenmek istiyordu Akira. Onun gibi onlarcası olduğunu da biliyordu. Onlarca hollow istiyordu bu karanlık delikten kurtulmayı. Ancak bu delikten kurtulduğuna sevinir miydi bilemiyordu. Şu ana kadar yalnızca bunu düşlemiş olsa bile buradaki havayı da özleyecek gibiydi. Buranın kasvetli havası birçok kez ruhunu rahatlatmıştı ve en önemlisi yukarıdaki ayı özleyecekti. Her ne kadar birçok kişi onun insanlarınkinin yanında sahte gibi durduğunu söylese de yıllar boyunca ona sırdaş olmuştu bu ay. İşte bu yüzden de tek sevdiği şeydi buradaki. Yıllar boyunca buralarda avlanırken yanında olan tek şey olduğu için. Yine de zaman bunları düşünme zamanı değildi. Zaman av zamanıydı. Güçlerini kullanmayı henüz tam anlamıyla bilmiyordu. Gücünün sınırlarını da bilmiyordu ve öğrenme isteğiyle yanıyordu. Gücünün sınırlarını genişletip bir an önce shinigamilerle dövüşmek istiyordu. Ancak bunun için daha burada çok zaman geçirmeliydi. Gerçek savaş başladığında yeterli güce sahip olmak için zamanının büyük bir kısmını buraya geçirmeye de hazırdı. Yalnızca artık sabrını kaybetmeye başlıyordu. Ne zamandır etrafta tek bir varlığa rastlamammıştı. "Neredesiniz lanet olasılar? Sizi avlamak için nerelerden geldim ve biriniz bile karşıma çıkmıyor ha?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hime-Neko
Game Master
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 359
Yaş : 22
Nereden : Soul Society
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/02/09

Karakter
Zanpakutou: İhtiyacım yok U.U
Puan:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   C.tesi Tem. 10, 2010 1:11 pm

Sesinin yankısını duyuyorsun. Onun dışında tek bir hareket, ses bile yok. Yürümeye devam edince esmeyen rüzgarın etkisiyle(!) bir miktar kumun hareketlendiğini görüyorsun. Kuşkulanıyor ve oraya doğru gidiyorsun. 500 metre kadar ötede 3-4 hollow bulunmakta. Seni pek umursamamış gibi görünüyorlar.

_________________
[Resimleri sadece adminler görebilir.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Katsurou Akira
Vasto Lorde
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 22
Yaş : 23
Nereden : Hueco Mundo
Lakap : Akaoni/Akai Kagayaki
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 10/07/10

Karakter
Zanpakutou: Heikou ama salınım olur kendileri...
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   C.tesi Tem. 10, 2010 1:49 pm

Hareket eden kumlar ona avının yerini gösterme konusunda fazlasıyla yardımcı oluyordu doğrusu. Sonsuz hareketsizlikle dolu bir yerde bunun anlamı yalnızca aradığı avı bulduğuydu. Biraz daha ilerlediğindeyse birkaç tanesini birden bulduğunu fark etti. Onların da onu fark etmiş olabileceğini biliyordu ama pek dikkat ediyor gibi görünmüyorlardı. Korkuda mı? Hiç sanmıyordu. Belki de daha çok onu da sıradan bir hollow sanıyorlardı. Yıllar boyunca onlar gibilerini avlayarak kendini ispatlamış biriyle karşı karşıyaydılar. Bu seviyeye gelebilmek için onlar gibi birçoğunu avlamıştı ve şimdi de daha fazla güç istediği için sıra onlara gelmişti. Belki de fazla uğraşmasına bile gerek yoktu. Başlarken bir cero fena gitmezdi. Kesinlikle özel bir tanesini kullanmayı düşünmüyordu, yalnızca sıradan, tahribat amaçlı bir cero kullansa ona yeterdi. Karşısındakiler olsa olsa onun bir alt seviyeleri adjuchaslar olabilirdi ve pek uğraş gerektireceklerini düşünmüyordu. Tabii bu onları hafife alacağını da göstermiyordu. Yapacağı şey sadece en üst seviye tekniklerini kullanmamaktı. Parmağını onları işaret edecek şekilde uzattı ve cerosunu şarj etmeye başladı. İstese anında da bırakabilirdi ancak biraz daha güçlü bir cero eğlenceyi arttırırdı değil mi? Onlar ceroyu fark eder etmez serbest bırakacaktı ama pek fark edecek gibi de görünmüyorlardı. "Yazık, eğer fark etmezlerse bu sadece kendi sonlarını hazırlamaları olacak." Sadece kendi duyabileceği duygu yoksunu bir ifadeyle konuşmuştu ve parmağının ucundaki ceroyu serbest bıraktı. Bir antrenmana daha başlarken bunu yapmanın verdiği hissi hem seviyor hem ondan nefret ediyordu. Eğer öldüreceği kendi türü olmasaydı yalnızca sevebilirdi ancak şu an için yalnızca bununla yetinmeliydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hime-Neko
Game Master
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 359
Yaş : 22
Nereden : Soul Society
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/02/09

Karakter
Zanpakutou: İhtiyacım yok U.U
Puan:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   C.tesi Tem. 10, 2010 2:12 pm

Reiatsunu hisseden hollowlar bir anda ayağa kalkıyorlar. Orada eğlendikleri belliyken bir anda gelen bu saldırıyla afallıyorlar. Şimdi tam olarak 4 tane olduklarını görebiliyorsun. Kullandığın cero ile, hazırlıksız yakalanan hollowlardan 1 tanesi küllerine bile dönüşemeden yok oluyor, bir tanesi de çok ağır yaralanıyor. Onunla savaşmasan bile yakın zamanda reiatsu altında ezilip yok olacağı belli. Bu savaş ortamı ise, ölümünü hızlandırıyor. Şimdi karşında iki tane adjuchas var. Bir tanesi yürüyebilen bir yarasayı andırıyor. Maskesinin üstünde eşek kulağını andıran boynuzlar var. Maskesinin sırtına doğru uzanan kısmında ise kulağının iki katı kadarlık, işlevsiz iki kanat. Diğeri ise bir devi andırıyor. Reiatsu miktarı yanındakindan daha az, yine de azımsanabilecek bir şey değil. Siyah beyaz bir palyaçoyu andıran maskesi biraz da olsa korkunç bir hava uyandırsa da korktuğun pek söylenemez. Diğerine mükemmel bir saygı duyuyor gibi görünüyor. Sana ilk saldıran ise yarasamsı olan. Yukarıya doğru uzanan kolaklarının önünde hazırladığı cero ile birlikte sana doğru koşuyor. Dev olan ise daha yavaş da olsa senin diğer tarafına koşuyor. Seni karşılıklı ateş arasında bırakacak gibiler.

_________________
[Resimleri sadece adminler görebilir.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Katsurou Akira
Vasto Lorde
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 22
Yaş : 23
Nereden : Hueco Mundo
Lakap : Akaoni/Akai Kagayaki
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 10/07/10

Karakter
Zanpakutou: Heikou ama salınım olur kendileri...
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   C.tesi Tem. 10, 2010 2:26 pm

İlk saldırıda hepsini yok etmeyi planlamıyordu ancak iki tanesi de gerçekten yeterliydi. Özellikle cerosunu tam güçte kullanana kadar şarj etmediği düşünülürse. Şimdi yapması gerekense şu ikisini yok etmekti. Yarasa tipli olan diğerlerinden daha güçlü görünüyordu ama yanındaki kocaoğlandan da bir yumruk yemek istemezdi. Sola doğru koşmaya başladı ve bir yandan da başta hiç kullanmak istemese bile şimdi içinde kullanmaya yönelik büyük bir arzu oluşan özel cerolerını kullanmak istiyordu. Ona ceroyla saldırmayı planlayan yarasa çocuğu biraz da olsa şaşırtmak için Yami no Cero hiç fena olmazdı. Parmağını bu kez de ona çevirdi ve büyük ihtimalle oluşturduğu ceroyu da rakibiyle beraber reiatsuya dönüştürecek olan ceroyu şarj etmeye başladı. Rakipleri her ne kadar adjuchas da olsa Akira'nın hızına kolay kolay yetişemezlerdi ve bu yüzden şu büyük olandan fazla korkmuyordu. Aslına bakılırsa hiçbirinden korkmuyordu. O ikisinin onu yenme ihtimali olduğunu bile düşünmüyordu. Tabii bu seviyeye gelebildiklerine göre güçsüz olamazlardı ancak bir Vasto Lorde'nin seviyesine çıkmaları işin daha önlerinde fazlasıyla uzun bir yol vardı. Belki ileride arrancara dönüşüp bu yolu biraz kestirmeden gidebilirlerdi ama şu an hayatta kalamayacakları için bunu da yapamazlardı ki. Kendi türündekileri öldürmekten pek hoşlanmıyordu ancak bunun başka bir yolu yoktu. Güç kazanmak zorundaydı ve Hueco Mundo'da bunun anlamı avlanması gerektiğiydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hime-Neko
Game Master
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 359
Yaş : 22
Nereden : Soul Society
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/02/09

Karakter
Zanpakutou: İhtiyacım yok U.U
Puan:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   C.tesi Tem. 10, 2010 3:51 pm

Yarasamsı adjuchas, sen ceronu saldığın anda beklemediğin bir şekilde arkanda beliriyor. Yine de senin yanına yaklaşması, reiatsunun onun üstündeki ağırlığını artırıyor ve hareketleri yavaşlıyor. Arkanı döndüğün anda bir kaç metre ötende olan yarasamsı adjuchas'ın önünde bir cero görüyorsun. Zamanı olmadığı için henüz tam gelişmemiş. Onun bir kaç metre gerisinde ise, dev adjuchas reiatsu ile güçlendirdiği yumruğunu hazır tutarak sana koşmakta. Planlarının, yaramsı adjuchas cero attığı anda senin savunmanı düşürüp, reiatsu destekli yumruğu yedirmek olduğunu anlıyorsun. Zamanın kısıtlı.

_________________
[Resimleri sadece adminler görebilir.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Katsurou Akira
Vasto Lorde
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 22
Yaş : 23
Nereden : Hueco Mundo
Lakap : Akaoni/Akai Kagayaki
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 10/07/10

Karakter
Zanpakutou: Heikou ama salınım olur kendileri...
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   C.tesi Tem. 10, 2010 4:18 pm

Zamanın kumları gerçekten çok azalmıştı. Lanet olası zamanın bile kumları vardı. Bıkmıştı artık bu kum masalından. Birkaç metre arkasında beliren ve biraz da olsa komik görünüşlü yaraya benzer tipin cersundan kaçmak istemiyordu. Mümkünse cerosunu daha salamadan ona bir tane geçirmeyi tercih ederdi. Belli bir karakteri olmadığını belli eden Gillian sınıflarının bile kullandığı o açık kırmızı renkli cerolardan kullanıyordu. Onları ciddiye almayarak bir hata yapmıştı ancak reiatsuyla güçlendirilmiş bir yumrukla da yıkılacağını düşünüyorlardıysa yanılıyorlardı. Daha önce onlar gibi takım oyunları deneyen onlarcasıyla karşılaşmıştı ve en zayıf noktalarını biliyordu. Biri çok hızlı, diğeri de fazlasıyla yavaş olduğu için zamanlama hataları onların en büyük eksiğiydi. Yumruğuyla ona doğru gelen için fazla endişelenmek istemiyordu. Şu ana kadar gördüklerine bakılırsa en yüksek hızı bu olmalıydı ve bu bile şu birkaç metre önündekini yenmesine yetecek zamanı veriyordu Akira'ya. "Beni kendinizle eşit güçte sanmayın aptallar!" Sözlerini bitirir bitirmez tüm hızıyla arkasında kalan yarasa tipliye doğru koşmaya başladı. Avının peşinden koşan bir çita gibi tüm gücüyle koşuyor, vücudundaki her hücreyi kullanıyordu. Bir bacağında reiatsu toplayıp cerosunu ateşleyemeden ona vurmayı planlıyordu. Reiatsunun verdiği o sıcak hisse bayılıyordu ve rakibini öldürmek üzere olmanın verdiği hazla birlikte kendini mükemmel hissediyordu. Oh hayır, galiba yine o kana susamış ikinci benliği onu ele geçiriyordu. Bu benliğini hiçbir hollowla dövüşünde göstermek istemiyor, onu shinigamilere saklıyordu ama artık çok geçti. Kan dökme arzusuyla yanıp tutuşan, saldırırken rakibinin hissedebileceği her türlü acıdan zevk alan o psikopat yeniden ortaya çıkıyordu. Belki de bu onun 'gerçek' hollow kişiliğiydi. Ancak onunki biraz fazlaydı. Hem hollowluğun verdiği agresiflik vardı, hem de kendi kana susamışlığı. Ortaya çıkan bu karışık ruh hali ne olursa olsun durmadan saldırmasını sağlıyordu. Normal zamanlardaki tanımıyla tam bir çılgına dönüşüyordu. Savaş alanlarında yalnız olmak istemesinin, hiçbir zaman bir destek istememesinin sebebi de buydu. Dövüşürken kendini kaybedebiliyor, dost düşman ayırmadan saldırıyordu. Karşısındakileri uyarmak isterdi ama artık çok geçikmişti. İkinci benliği çoktan yönetimi eline almıştı ve reiatsusunu bacağında topluyor ve şu şekilsiz yarasayı toza çevirmeye hazırlanıyordu. Devasa tipin gelip saldırmasından önce şu yarasacığın kafasını koparıp sonra da onunla ilgilenmeyi planlıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ulrich Stern
Kararsız
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 22
Yaş : 21
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 20/03/10

Karakter
Zanpakutou: Biru
Puan:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   C.tesi Tem. 10, 2010 4:23 pm

rp out: karışmak istemem ve üzgünüm ama senin karakterinin felsefesine aykırı olsada hollowlar hollowları yiyerek güçlenmezmi? tabi savaşmakta güçlendirirde yemek dahada güçlendirir diye düşünüyorum Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hime-Neko
Game Master
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 359
Yaş : 22
Nereden : Soul Society
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/02/09

Karakter
Zanpakutou: İhtiyacım yok U.U
Puan:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   C.tesi Tem. 10, 2010 4:59 pm

Kendisi cero hazırladığı için senin saldırını yeteri kadar savuşturamayan Yarasacıl Adjuchas küle dönüyor. Ancak bu sırada Devcil Adjuchas sana yetişmiş durumda. Başını kaldırdığın anda göğüs kafesine inen bir yumruk ile afallıyor, ters taklalar atarak metrelerce sürükleniyorsun. Kafayı sıyırmakla sıyırmamak arasındaki o ince çizgide dans ediyorsun resmen.

_________________
[Resimleri sadece adminler görebilir.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Katsurou Akira
Vasto Lorde
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 22
Yaş : 23
Nereden : Hueco Mundo
Lakap : Akaoni/Akai Kagayaki
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 10/07/10

Karakter
Zanpakutou: Heikou ama salınım olur kendileri...
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   C.tesi Tem. 10, 2010 6:06 pm

Az önce yediği yumruk ona acıdan çok zevk vermiş gibi gülüyordu şimdi. Açıkçası beklemediği bu yumruk onu biraz şaşırtmıştı ancak bu sadece dövüşten aldığı o garip, açıklanamaz zevki arttırıyordu. İlk başta bunların da diğer birçoğu gibi birkaç vuruşta yıkılacağını düşünse bile onlar aksini ispatlamıştı. Özel cerosunu bile kullanmıştı ancak artık ciddileşme vaktiydi. Savaştan zevk almak için tüm gücüyle dövüşmeliydi. Rakibine acıyı hissettirmek istiyordu. Yarasamsı tipin de ortadan yok olmasıyla şimdi tek kalan rakibi şu devasa olandı. Normal bir insan görünümünden tek farkı aşırı büyük olmasıydı. Hollow yeteneklerinde de henüz ustalaşmadığını düşünüyordu Akira. Birçok adjuchastan daha düşük bir reiatsusu vardı ve eğer Akira biraz daha reiatsu serbest bırakırsa onun ağırılığı altında zaten düşük olan hızı bir salyangozunkine eşitlenecekti. Ancak reiatsu serbest bırakmaya hiç niyeti yoktu. İstediği kadar zevk alamayacak olsa da bu seviyedeki bir dövüşte bile bunu yaparsa ciddi bir dövüşte ne yapardı. Tüm gücüyle saldırmayı seviyordu ancak bu sadece ciddi rakiplere karşı bir zevke dönüşmeliydi. O seviyedeki bir grubun içlerinden en zayıfı gibi görünen birine karşı değil. Yine de bu antrenmanları yeteneklerini kullanmaya alışmak için yapıyorduysa onları kullanmalıydı. Bu sefer de rakibinin hiçbir şey görememesini sağlamak fena olmazdı. Sonuçta yetenekleri ışık ve karanlıktı değil mi? Öyleyse neden buradaki dengeyi bozup ışığı ortadan kaldırmıyordu. Küçük bir miktar reiatsu salarak bunu yapabilirdi. Kendini hazırladı ve etrafı karanlığa boğar boğmaz bir kez daha Yami no Cero'yu kullanmaya hazırlandı. Etraftan gelebilecek yeni rakiplere karşı buradakinin reiatsusunu kullanarak birşeyler yapmayı planlıyordu. Ancak bu planını uygulamaya koymadan önce onu reiatsuya parçalamalıydı değil mi? Karşısındaki kocaoğlana dik dik bakıp reiatsusunu saldı ve onu karanlığa boğarken saldırmaya çalışacaktı. "Hadi şu işi bitirelim." Sözlerinde saf öldürme isteği varken sürekli hareket ediyor, kendisini göremeyen rakibinin yerini hiçbir şekilde anlayamamasını sağlamaya çalışıyordu. Diğer bir yandan da Yami no Cero'yu şarj ediyordu ve sonunda onu serbest bıraktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hime-Neko
Game Master
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 359
Yaş : 22
Nereden : Soul Society
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 03/02/09

Karakter
Zanpakutou: İhtiyacım yok U.U
Puan:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   C.tesi Tem. 10, 2010 6:16 pm

Cero'n devin sol yarısını parçalara ayırırken yere düşüp ölmemeye çalışırken attığı titrek çığlıkları dinliyorsun. Bu sana zevk verse de, bir süre sonra mantığın adda'dan geri dönüyor ve etraftaki karanlığı dağıtıyorsun. Artık kimse kalmamış gibi görünüyor. Derin bir nefes alıyorsun. Eğlendiğini kendine itiraf etmekte zorlanıyorsun.

_________________
[Resimleri sadece adminler görebilir.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Katsurou Akira
Vasto Lorde
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 22
Yaş : 23
Nereden : Hueco Mundo
Lakap : Akaoni/Akai Kagayaki
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 10/07/10

Karakter
Zanpakutou: Heikou ama salınım olur kendileri...
Puan:
93/100  (93/100)

MesajKonu: Geri: Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı   Cuma Ağus. 06, 2010 1:24 pm

Birdenbire aklını kaybedip kendini o zalim kana susamışlığa kaptırmıştı. Yüce halktan birilerini öldürürken zevk almış olduğu ise kendine bile itiraf edemediği karanlık bir gerçekti. Yine de bunu zevk için yapmamıştı değil mi? güç için yapmıştı. Etrafta kontrolü altına alabildiği bir reiatsu birikimi olmuştu. Öldürdüklerinden kalan bu son kalıntı kullanmak onun için bir onur olacaktı. Ta ki kullanmasına gerek olmayıp onları da gücünün bir parçasına dönüştürene kadar. Yaptığı şeyi sevmiyordu ancak bunu o kadar çok yapmıştı ki artık pişmanlık duymamayı, duysa bile onu bastırıp, yok olmasını beklemeyi öğrenmişti. Yıllar ona karşılık beklemez gibi görünerek çok şey vermiş, ancak gizlice de içindeki duyguları yavaş yavaş kemirmişti. Şimdi ise bomboştu duygularının yeri. Tabii ara sıra heyecanlanabiliyordu ancak bu bile bir robot gibi ruhsuz görüntüsünü delemiyordu. Ne de olsa bütün hisleri, duyguları ve insan olduğu dönemden kalan her şeyi yok olmuştu zamanın kumlarının akmasıyla.

Birkaç dakika öylece dikildi olduğu yerde. Etrafında süzülen reiatsu dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı onu bir süre korumaya yeteceği için düşüncelere dalmak onun için önemli değildi. Kaybedebileceği sadece zaman vardı ve onun da Akira'dan alabileceği en küçük bir şey kalmamıştı. Ölmüş biri olarak görünümü değişmiyordu, yüzyıllar ya da bin yıllar görünümünde hiçbir değişiklik yapmıyordu. Yapsa bile artık umurunda olmazdı. Tek istediği güçtü ve bunu alabildiği sürece onun için hiçbir şey önemli değildi. Yine de düşüncelere dalmanın zamanı değildi şu an. Av yeni başlamıştı ve daha doğru dürüst bir av yakalamadığını hissediyordu. Adjuchaslar bile nadiren oluşan hollowlardı ancak nedenini bilmediği bir sebepten dolayı onların da yeterli olmadığını düşünüyordu. Belki de artık dünyaya uğrayıp bir shinigamiyle dövüşmenin zamanı gelmiş de geçiyordu. Evet, istediği seviyede bir reiatsu etrafında süzülürken bunu yapmanın tam da zamanıydı. Parmağını sanki havada, o boş, tatsız ve ölen hollowların reiatsusuyla dolu havada sanki bir duvar varmışçasına ve ona hafifçe dokunduruyormuşçasına yaptığı bir hareketle açtığı gargantadan geçti.


Out: Hime'nin de izniyle bir dünyaya uğrayalım rpnin devamı için...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Sonsuz Antrenmanın Başlangıcı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Başlangıç
» Uzun Uraşlar Sonucunda FantasticMT2 Sizlerle VPS-ilk 99 lwl olana kraliyet hediyemizdir
» Ders 9 : fiillere ve katakana'lara baslangıç
» Rütbe ayarları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bleach RPG :: Rp'leriniz-
Buraya geçin: